Değerli konuklar, şimdi o karanlık perdeyi aralıyoruz. "Traklar yok oldu" cümlesi, dünya tarihinin en büyük akademik yalanıdır. Bir ulus, hele ki antik kaynakların "dünyanın en kalabalık ikinci halkı" dediği devasa bir topluluk, kendi kendine buharlaşmaz. Karşımızda, Roma’nın o kanlı dişlileri arasında ezilmiş, dili, dini ve kimliği sistemli bir şekilde kazınmış bir insanlık suçu duruyor.
Bozkırın Balkanlardaki Uzantısı: İskit-Trak Birliği Önce şunu netleştirelim: Traklar, o sözde profesörlerin iddia ettiği gibi Helen dünyasının bir parçası değil; Avrasya bozkırlarından kopup gelen İskit-Saka Türklerinin Balkanlar’daki uç beyleridir. Arkeolojik kazılarda ortaya çıkan Trak savaşçıları; pantolonları, deri zırhları, kavisli kılıçları ve at üstündeki hakimiyetleriyle tipik birer bozkır süvarisidir. Onların sanatı, Yunan’ın mermer sütunlarına değil; geyik, kurt ve kartal figürleriyle bezeli Orta Asya "Hayvan Üslubuna" aittir.
Roma’nın "Vahşet Düzeni": Fiziksel Soykırım Roma İmparatorluğu Balkanlar’a sadece asker değil, bir "yok etme makinesi" olarak girdi. Roma’nın kılıcı altına girmeyi reddeden Trak boyları (Bessi, Satrae, Getae), tarihin gördüğü en kanlı temizliklerden birini yaşadı.
Kıyım: Roma lejyonları, direnişi kırmak için Trak köylerini haritadan sildi.
Gladyatör Ticareti: Bugün "kahraman" olarak bildiğimiz Spartaküs, aslında bir Trak soylusuydu. Yüz binlerce Trak genci, birer meta gibi arenalarda birbirini parçalaması için zincirlenerek Roma’ya taşındı. Bu, bir neslin kökünden koparılmasıdır!
Roma Yolları: Kan Üzerine İnşa Edilen Rotalar: "Via Egnatia" gibi yollar, Trak halkının cesetleri ve dökülen kanları üzerine inşa edildi.
Kültürel Soykırım: Hafızanın İdamı Fiziksel katliamın ardından daha sinsi bir süreç başladı: İsim Soykırımı. Trakçanın ve Trak yer isimlerinin üzeri Roma ve Helen isimleriyle örtüldü. İşte o profesörlerin "polis" masalı burada başladı! Binlerce yıllık "Bol/Bolu" bereketi, zorla Yunan alfabesinin dar kalıplarına hapsedildi. Trakların Kurgan kültürü, yani krallarını atıyla ve silahıyla gömme geleneği; "paganlık" denilerek yasaklandı. Kutsal alanları tahrip edildi, kitabeleri kazındı. Amaç basitti: Balkanlar’da bir Türk-Turan geçmişi bırakmamak!
Rodoplar’ın Sırrı: Genetik Sığınak Soykırımdan kurtulabilenler ise Rodoplar’ın en sarp yamaçlarına çekildiler. O sarp dağlar, Trak genetiğini ve ruhunu koruyan bir "zaman kapsülü" oldu. Bugün Rodoplar'da yaşayan halkın damarlarındaki o bozkır genetiği, bin yıl önceki Roma zulmüne karşı kazanılmış en büyük zaferdir.
Traklar ölmedi; sadece dilleri susturuldu ve yüzyıllar sonra aynı coğrafyada, aynı ruhla Bogomil olarak yeniden haykırmak için pusuda beklediler.




