TARİHİ BİR NOT VE İKAZ: CUMHURİYET’İN GERÇEK HASMI KİMDİR?
26.02.2026 22:10:00
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir lütuf değil; emperyalizme ve yerli iş birlikçilerine karşı kazanılmış en büyük Kemalist Devrim’in eseridir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tabloyu sadece iktidarın gücüyle açıklamak, tarihin akışını ve sosyolojik gerçekleri ıskalamaktır.
Bir Kemalist Atatürkçü olarak açıkça ilan ediyorum:
Bu Cumhuriyet’te sorun, karşı devrimin pervasızlığı değil; o devrimin kalesi olması gerekenlerin ihanetidir.
1. İktidarın Değil, Atalet ve İhanetin Tahakkümü
Erdoğan’ın ve temsil ettiği zihniyetin ne kapasitesi ne de gücü, tam bağımsızlık karakteriyle yoğrulmuş bir Cumhuriyeti tek başına yıkmaya yetmezdi.
Eğer bugün 20 yıllık bir yıkım sürecinden bahsediyorsak, dönüp bakmamız gereken yer; 25-30 yıldır CHP’nin genetik kodlarını bozan, belediyeleri ve parti yönetimini kişisel ikbal kapısı haline getiren çürümüş yapılardır.
Bu yapılar, Kemalist Devrim’in kazanımları birer birer tasfiye edilirken sustular; çünkü onlar için ideoloji değil, statüko kutsaldı.
2. 87 Yıllık "Maskeli" Karşı Devrim
Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrılışını fırsat bilen sözde Cumhuriyetçiler, 87 yıldır bu devrime içeriden darbe vurmaktadır. Sorun, cepheden gelen karşı devrimci değildir; asıl sorun, son 70 yıldır "Atatürkçü" maskesi takarak peşimizden sürüklediğimiz, ancak ruhu ve zihniyetiyle karşı devrimin piyonu olmuş iş birlikçi maşalardır.
Bunlar, iktidarın kim olduğunu bizden daha iyi bilmelerine rağmen neden kedi gibi sessizdirler? Çünkü görevleri direnmek değil, halkın haklı öfkesini dindirmek ve sistemi ayakta tutmaktır.
3. Siyasetin Ticareti ve Halkın Aldatılması
Miting meydanlarında "Terörist" sloganları atılırken keyifle dinleyen bir iktidar karşısında, gerçekleri halkın sinesine indiremeyen bir muhalefet, meşruiyetini yitirmiştir.
Kendi koltuklarını korumak adına siyaseti kirli ilişkilerle bir "mesleğe" dönüştürenler, Türk milletinin bekasını değil, kendi küçük iktidarlarının bekasını dert edinmişlerdir. Erdoğan’ın her türlü antidemokratik hamlesine yol veren bu "bulunmaz Hint kumaşı" siyasetçiler, aslında aynı karanlık madalyonun öteki yüzüdür.
4. Sonuç ve Çağrı: Piyonlar Değil, Devrimciler Kazanacak
AKP ve onun çağ dışı zihniyetinin bu ülkede yaptığı hiçbir tahribat, "Atatürkçüyüm" diyerek o koltuklarda oturanların vicdanını sızlatmamaktadır.
25 yıldır etkin bir siyaset üretmek yerine, iktidarın her hamlesine zemin hazırlayanlar tarih önünde sorumludur.
Biz Atatürkçü Kemalist Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi olarak bizim duruşumuz nettir:
Biz ne karşı devrime ne de o devrime can suyu taşıyan "içimizdeki piyonlara" geçit vereceğiz. Cumhuriyet, özüne dönecek; Kemalist devrim, kendi içindeki safra ve uru temizleyerek yeniden şahlanacaktır.
Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı






