Bazen bir cümle vardır;
Serttir, ağırdır,ama içi gerçektir ve
Bazı sözler vardırki insanın içine işler.
“Bizden iyisi varsa buyursun gelsin, kulübü teslim alsın…”
Bu bir meydan okuma değil sadece; bu, yılların yükünü omuzlarında taşıyan bir adamın iç döküşüdür. Koltuk sevdası olmayanın, alkış peşinde koşmayanın, sadece bu şehrin armasına sahip çıkmanın cümlesidir.
Sosyal medyada konuşmak kolay. Yazmak kolay. Yıkmak kolay. Ama Erzurumspor’un ışıkları sönmesin diye gecesini gündüzüne katmak kolay değil. O masaya oturup imza atmak, borcun, tehdidin, belirsizliğin ortasında dimdik durmak herkesin harcı değil. Ahmet Dal işte tam da bunu yaptı. Kaçmadı, saklanmadı, eğilmedi. Çıktı ve her şeyi anlattı. A’dan Z’ye… Şeffaflıkla, cesaretle, mertçe.
“Ceketimi alır çıkarım” dedi. Ama o ceketin altında ne kadar ağır bir sorumluluk olduğunu bu şehir çok iyi bilir. Çünkü Erzurum daha önce kulüplerin nasıl kapandığını, anahtarların nasıl devlet kapısında kaldığını, umutların nasıl söndüğünü yaşadı. O günleri yaşayan biri bilir: Bu işler atıp tutmakla olmaz.
Ve işte tam burada bir başka isim daha var ki, onun adı anılmadan bu hikâye eksik kalır:
Onursal Başkan Mehmet Sekmen.
Sessiz ama derin. Görünmeden ama güçlü. Zor zamanlarda geri durmayan, bu şehrin değerlerine sahip çıkan, Erzurumspor’u bir tabela değil, bir emanet olarak gören bir duruş. Kolay günlerde herkes var olur; mesele zor günlerde elini taşın altına koyabilmektir. Mehmet Sekmen tam da bunu yaptı.
Ahmet Dal ve Mehmet Sekmen…
Biri sahada, biri arka planda ama aynı yürekle. Aynı korkuyla, aynı umutla. Bu kulüp kapanmasın diye, bu arma yere düşmesin diye, bu şehir bir kez daha “keşke” demesin diye mücadele eden iki isim.
Bu şehir vefayı da bilir, ihaneti de. Kimlerin sadece konuştuğunu, kimlerin gerçekten taşın altına elini koyduğunu da…
Bugün Erzurumspor ayakta duruyorsa, bunun arkasında sadece parayla değil, yürekle verilen bir mücadele vardır. Uykusuz geceler vardır. “Ya olmazsa?” korkusuna rağmen vazgeçmemek vardır.
Onursal Başkan Mehmet Sekmen'e, kulüp Başkanı Ahmet Dal'a ve bu yükü omuzlayan ekibe bir teşekkür borcumuz var.
Ve son söz şudur:
Başka Erzurumspor yok.
Bu arma düştüğünde yerine yenisi gelmez.
Bu, sözün bittiği değil; sorumluluğun başladığı yerdir.
Allah bu şehre bir daha o karanlık günleri göstermesin.
Bu yükü omuzlayanlara da güç, sabır ve sağlık versin.
Kalın sağlıcakla....




