Yorumlar (0)

Ali Berham Şahbudak


SON ÇAĞRI: AKIL TUTULMASINDAN MİLLİ UYANIŞA



I. TARİHSEL TEKERRÜR VE İHANET SARMALI

Türkiye Cumhuriyeti, bugün 100 yıl önceki "Hasta Adam" döneminin modern bir simülasyonuna hapsedilmiştir.

Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün cephe cephe koşarak, kanla ve devrimle kurduğu tam bağımsız devlet yapısı; son çeyrek asırda AKP ve onun temsil ettiği çağ dışı, çürümüş zihniyet eliyle uçurumun eşiğine getirilmiştir.

İlan ediyoruz ki: 23 yıldır süregelen bu yıkımı, yine bu yıkımın müsebbiplerinden veya bu yıkıma seyirci kalanlardan düzeltmesini beklemek; sadece saflık değil, kolektif bir akıl tutulmasıdır.

II. MUHALEFETİN VE SİVİL TOPLUMUN FELCİ

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi başta olmak üzere, TBMM çatısı altındaki muhalefetin ve statükodan beslenen sivil toplum örgütlerinin hali içler acısıdır. Yirmi beş yıldır aynı aktörlerden medet ummak, çürümüşlükten nemalanmaktır.

Halkın manevi değerlerini (din, iman, bayrak) birer "diyet" malzemesi gibi kullanan iktidara yol veren, bu pasif ve vizyonsuz muhalefet anlayışıdır.
Soru şudur: Kurtarıcı rolüne soyunanlar mı bizi kurtaracak, yoksa bizi bu uçuruma iten yasalar çıkarken sessiz kalanlar mı?

III. EMPERYALİZMİN TRUVA ATLARI VE BEKA TEHDİDİ

2017 sonrasında otoriterleşen yönetim sistemi bir tesadüf değildir. Tek adam yönetimi; emperyalist güçlerin, özellikle ABD’nin, cephe savaşlarıyla parçalayamadığı Türkiye’yi içeriden çökertme projesidir.

Lozan’ı tartışmaya açanlar, "Yeni Osmanlıcılık" masalıyla milleti uyutanlar, aslında emperyalizmin bölgedeki taşeronluğunu yapmaktadır.

Bu süreç, Türkiye’nin Ulus Devlet niteliğinin tasfiyesi ve Ortadoğu’nun küçük kabile devletlerine bölünmesi planının (BOP) bir parçasıdır.

IV. AYDINLARA VE TÜRK MİLLETİNE ÇAĞRI

Ey düşünen insan! Kafanı gömdüğün kumdan çıkar. 
Eğitimsiz bırakılmış, ortaçağ karanlığına itilmiş bir halkın varlığından sadece yönetenler değil, "düşünüyorum" deyip de eyleme geçmeyen sen de sorumlusun. Adaletin ve demokrasinin nefes borusu kesilirken susmak, bu cinayete ortak olmaktır.

V. ÇÖZÜM: DERİN TARİH BİLİNCİ VE YENİDEN İNŞA

Kurtuluş; çürümüş siyasetçilerin kapılarını aşındırarak, onlara dilekçe vererek gelmeyecektir!
Çıkış Yolu: Türk milletinin genetik kodlarında saklı olan o derin tarih bilincini, "Ya İstiklal Ya Ölüm" diyen iradeyi yeniden uyandırmaktır.

Hedef: Kişilere değil, ilkelere sadık; otoriterliğe değil, tam demokratik ve laik hukuk devletine dayanan Kemalist Devrim ruhunu bugüne taşımaktır.
Sonuç olarak; Bizler, Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi olarak; bu çürümüş düzenin ne parçası olmayı ne de ondan medet ummayı kabul ediyoruz. Türkiye, bu karanlıktan ancak kendi küllerinden doğan, sarsılmaz bir halk iradesiyle çıkacaktır.

Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı