SINIRIN ÖTESİNE CÖMERTLİK, İÇERİDE YOKSULLUK: BU NASIL DENKLEM?
27.03.2026 08:19:00
Yıllardır aynı cümleler tekrar ediliyor:
“Bölgeyi biz şekillendiriyoruz…”
“Suriye’nin yeniden ayağa kalkması bizim önceliğimiz…”
Peki bugün ortaya çıkan tablo ne?
Sınırın ötesine sınırsız cömertlik, içeride derinleşen yoksulluk.
VERİLENLER: SAYMAKLA BİTMEYEN DESTEK
Suriye’de yapılanlara bakın:
• altyapı yatırımları
• hastaneler, okullar
• elektrik ve doğalgaz desteği
• ulaşım, altyapı hizmetleri
• şehir projeleri, parklar, millet bahçeleri
Yani bir ülkenin kendi vatandaşına sunması gereken birçok hizmet…
başka bir coğrafyada hayata geçiriliyor.
GERÇEK TABLO: İÇERİDEKİ HAYAT
Aynı anda Türkiye’de:
• insanlar pazarlarda akşam saatini bekliyor
• sebze-meyve artıklarını topluyor
• bayramda çocuklarına kıyafet alamıyor
• emekli aldığı maaşla ay sonunu getiremiyor
Bu tablo bir iddia değil.
Gözle görülen bir gerçek.
KRİTİK SORU: ÖNCELİK KİM?
Şimdi sorulması gereken en net soru şu:
Devlet önce kimi düşünmek zorundadır?
• Kendi vatandaşını mı?
• Yoksa başka ülkelerin yeniden inşasını mı?
Bu soru duygusal değil.
Devlet aklının temelidir.
EN AĞIR ÇELİŞKİ: MİLLET BAHÇESİ ORADA, GEÇİM DERDİ BURADA
Bir tarafta:
• Suriye’de yapılan parklar, projeler, sosyal alanlar.
Diğer tarafta:
• Türkiye’de geçim derdiyle boğuşan milyonlar.
Bu sadece ekonomik bir mesele değil.
Bu, öncelik meselesidir.
ARA BAŞLIK: SURİYE’Yİ BU KADAR KIYMETLİ KILAN NEDİR?
Bu sorudan kaçamazsınız.
Çünkü tablo açık:
• Kaynaklar sınırın ötesine akıyor.
• Yükü ise bu millet taşıyor.
Peki neden?
• Jeopolitik hesap mı?
• Güvenlik stratejisi mi?
• Demografik plan mı?
Sebep ne olursa olsun, sonuç değişmiyor:
Türk milletinin cebinden çıkan kaynaklar, başka bir ülkenin geleceğine harcanıyor.
EN ACI GERÇEK: KENDİ VATANDAŞINA YETMEYEN REFAH
Eğer bir ülke:
• kendi vatandaşına refah sağlayamıyorsa
• yoksulluğu azaltamıyorsa
• sosyal dengeyi kuramıyorsa
ama aynı anda dışarıya büyük kaynaklar aktarıyorsa…
orada ciddi bir sorun vardır.
Çünkü:
önce içeride huzur sağlanır, sonra dışarıya el uzatılır.
SESSİZ KABULLENİŞ: EN BÜYÜK TEHLİKE
En korkutucu olan ne biliyor musunuz?
Bu tabloya alışılması.
• kimse sorgulamıyor
• kimse yüksek sesle konuşmuyor
• herkes kabullenmiş gibi yaşıyor
İşte asıl kırılma burada.
DEVLET AKLI MI, YANLIŞ TERCİH Mİ?
Hiç kimse yardım yapılmasına karşı çıkmaz.
Ama ölçü önemlidir.
Denge önemlidir.
Adalet önemlidir.
Eğer:
• dışarıya yapılan harcamalar
• içerideki yoksulluğu büyütüyorsa
bu artık yardım değil…
yanlış önceliklendirmedir.
SONUÇ: BU MİLLET NEYİ HAK EDİYOR?
Bu millet:
• çalışıyor
• üretiyor
• vergi ödüyor
Ve karşılığında şunu bekliyor:
insanca yaşamak.
Bu kadar basit.
SON SÖZ
Bir devletin büyüklüğü:
• ne kadar harcadığıyla değil
• kimi öncelediğiyle ölçülür.
* Esasında Suriye’ye yapılan yatırımları anlatmak buraya da sığmaz. …
Ve unutulmamalıdır:
Kendi vatandaşını ihmal eden hiçbir politika…
uzun vadede ayakta kalamaz.
Çünkü:
aç kalan bir toplum, bir gün hesap sorar.
Necat KACAN
Eğitimci Araştırmacı Yazar






