Rafet Ulutürk

Sıfır Noktası: Bir Taş mı, Bir Düzen mi?

1.03.2026 12:12:00

Sultanahmet Meydanı’ndan yüzlerce kez geçmiş olabiliriz. Ayasofya’nın gölgesinde durup fotoğraf çekmiş, Yerebatan’ın serinliğine inmiş, taşların arasından tarihin uğultusunu dinlemişizdir. Ama bazen en çok üzerinden yürüdüğümüz şeyleri en az düşünürüz.

“Sıfır noktası”, “Milyon Taşı”, “baş meridyen”…

Son yıllarda bu kavramlar yeniden gündeme geliyor. Anlatıya göre bir zamanlar dünyanın merkezi İstanbul’du; meridyen buradan geçiyordu; sonra dünya saatleri standartlaştırıldı, Greenwich seçildi ve merkez elimizden alındı. Hatta kimi versiyonlarda bir taşın kesilip götürüldüğü bile söylenir.

Bu anlatı doğru mudur, abartı mıdır, karışık mıdır — ayrı mesele. Asıl önemli olan şu:
Neden bu hikâye bizi bu kadar etkiliyor?

Çünkü mesele bir taş değil.
Mesele “merkez” olma duygusu.

Zaman Sadece Saat Değildir

Zamanı çoğu zaman teknik bir araç sanırız. Oysa tarih boyunca zaman, toplumları hizaya sokan en güçlü düzenleyicilerden biri oldu. Trenlerin kalkışı, limanların açılışı, telgrafın iletimi, borsanın işleyişi… Hepsi ortak bir saate bağlıdır.

19. yüzyılda dünya hızlandı. Buharlı gemiler, demiryolları ve küresel ticaret ağları aynı anda işleyen bir sistem kurdu. Yerel saatler yetersiz kaldı. Standartlaşma ihtiyacı doğdu.

Baş meridyen seçimi işte bu teknik ihtiyacın ürünüdür.

Elbette dönemin güç dengeleri etkiliydi. İngiltere küresel deniz ticaretinin ve haritacılığın merkezindeydi; dünya deniz haritalarının büyük kısmı zaten o referansa göre hazırlanıyordu. Greenwich’in seçimi yalnızca bir “dayatma” değil; fiilen en çok kullanılan sistemin resmileşmesiydi.

Bazen standart, en güçlü olduğu için değil; en yaygın olduğu için standart olur.

Ama burada ince bir nokta var:
Yaygınlık ile güç çoğu zaman birbirini besler.

Merkez Kaybı mı, Sistem Değişimi mi?

İstanbul yüzyıllarca bir imparatorluk başkentiydi. Ancak başkent olmak ile dünyanın referans noktası olmak aynı şey değildir. Referans noktası olmak; küresel ticaret ağlarını, bilimsel üretimi, ölçü sistemlerini ve teknolojik altyapıyı belirlemek demektir.

Modern dünyada “merkez” artık bir meydan değil; bir ağdır.

Atom saatlerini kim üretiyor?
Uydu sistemlerini kim kontrol ediyor?
Finansal veri merkezleri nerede?
Küresel yazılım altyapısını kim sağlıyor?

Bugünün görünmez meridyenleri fiber optik kablolardan geçiyor.

Bu açıdan bakınca “sıfır noktası bizden alındı” cümlesi, teknik bir kayıptan çok sembolik bir kırılmayı ifade ediyor. Çünkü bir toplum için merkez olmak, yalnızca coğrafi değil; psikolojik bir konumdur.

Merkez olmak, dünyanın seni referans almasıdır.

Taşın Gücü: Somut Olanın Cazibesi

Bir taşın kesilip götürüldüğü anlatısı neden bu kadar güçlü? Çünkü taş somuttur. Üzerine basılabilir, fotoğrafı çekilebilir, kaybı hissedilebilir.

Oysa meridyen soyuttur. Haritada bir çizgidir.

İnsan zihni soyut güç ilişkilerini anlamakta zorlanır; ama somut kayıpları kolayca hikâyeye dönüştürür. Bu yüzden bir taş, küresel sistem değişimini temsil eden güçlü bir metafora dönüşür.

Fakat gerçekte meridyen bir taşta değil; bir uzlaşmadadır.

Dünyada tek bir “doğal” sıfır çizgisi yoktur. Sıfır meridyeni, insanların üzerinde anlaştığı bir başlangıçtır. Yani mesele çalınmış bir coğrafya değil; değişmiş bir referanstır.

Kültür Meselesi Nerede Başlıyor?

“Sıfır meridyen” tartışması aslında kültürel bir tartışmadır. Kültür sadece müzik ya da yemek değildir; dünyayı nasıl ölçtüğümüzdür. Takvim, saat, ölçü birimi, harita… Bunların hepsi birer kültürel tercihtir.

Bir toplum kendini merkezde hissediyorsa, zaman da ona göre akar. Merkez duygusu zayıfladığında, saat bile başkasının saatine ayarlanmış gibi hissedilir.

Bu yüzden mesele romantik bir nostalji değildir; itibar meselesidir.
Ama itibar taşla değil, üretimle inşa edilir.

Gerçek Soru Şu

Sultanahmet’teki taşın başında durup “Bir zamanlar merkez bizdik” demek kolaydır. Zor olan şu soruyu sormaktır:

Bugün dünya bizi hangi alanda referans alıyor?

Bilimde mi?
Teknolojide mi?
Finansta mı?
Standart belirlemede mi?

Dünya referans noktalarını duygulara göre değil; işleyen sistemlere göre belirler. Eğer yeniden merkez olmak gibi bir iddiamız varsa, meridyeni taşımakla değil; standart üretebilen bir ülke olmakla başlayabiliriz.

Sıfır Bir Başlangıç Değil, Bir İddiadır

“Sıfır noktası” dediğimiz şey aslında bir çizgi değil; bir iddiadır.
Dünya kimi referans alıyorsa, sıfır oradadır.

Sultanahmet’teki taş bize geçmişin hatırasını hatırlatır. Ama gelecek, hatırayla değil; kapasiteyle yazılır.

Belki de mesele taşın nerede olduğu değil;
bizim nerede durduğumuzdur.

Ve asıl başlangıç çizgisi, başkasının saatine bakmayı bırakıp,
dünyanın saatini etkileyebilecek gücü üretmeye karar verdiğimiz yerdir.


Kış Memleketiyiz Ama Yola Çıkamıyoruz!

ZEMİN KÖTÜ, OYUN SERT, LİDER NET

Erzurum’da Sağlık-Sen’den Basınla İftar Buluşması

Eyvah eyvah! Değil mi ki hayallerimizin üzerinden bir kez daha su çıktı…

Erzurum’da Gönül Sofraları: Başkan Sekmen Kepçeyi Eline Aldı

Atatürk Üniversitesi’nde Rektör Hacımüftüoğlu Kampüste Gönüllere Dokundu

VASAT OYUNA RAĞMEN 3 PUAN ERZURUM'UN..

Rektör Hacımüftüoğlu Öğrencilerle İftar Sofrasında Buluştu

Çat’ta Ramazan Bereketi: Gönül Sofraları Kuruluyor, Dayanışma Büyüyor

ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ U-18 YAŞ AMATÖR LİGİ'NDE ZİRVE YARIŞI KIZIŞTI

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 24 18 2 4 40 58
2.FENERBAHÇE A.Ş. 23 15 0 8 31 53
3.TRABZONSPOR A.Ş. 24 15 3 6 20 51
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 24 13 4 7 16 46
5.GÖZTEPE A.Ş. 24 11 4 9 11 42
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 24 11 7 6 16 39
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 23 7 6 10 -2 31
8.KOCAELİSPOR 24 8 10 6 -4 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 23 7 9 7 -10 28
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 24 6 9 9 -4 27
11.CORENDON ALANYASPOR 24 5 8 11 -4 26
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 23 6 12 5 -6 23
13.TÜMOSAN KONYASPOR 24 5 11 8 -10 23
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 23 6 12 5 -14 23
15.İKAS EYÜPSPOR 24 5 12 7 -16 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 24 4 12 8 -15 20
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 23 3 10 10 -25 19
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 24 3 17 4 -24 13

YAZARLAR