“Şehitler tepesi boş değil / Biri var bekliyor…”, demişti bayrak şairimiz Arif Nihat Asya. O mısra, bu topraklarda yalnızca bir şiir değil; bir yemin, bir ahit, bir duruştu. O sözü biz, yıllarca bayrak gibi taşıdık dilimizde gönlümüzde. Ama şimdi… Şimdi o mısra boğazımızda düğümleniyor. Çünkü şehitler tepesini korumak ve o bayrağı dalgalandırmakla yükümlü olduklarını haykıranlar- biz yürekleri vatan olanların dışında- o kutsal tepeyi terk ettiler. 

İlk terk edenler, şehitler tepesini çıkarlarına perde yapanlardı. Şehitler tepesinden ilk inenler, bayrağı canından üstün tutanlar değildi elbet; bayrağı ganimet sananlardı. Beka söylemini pazarlık masasına sürerek kendi korku ve vehimlerini millete yaşatmak isteyen; kutsalı araç, inancı kalkan, milleti basamak yapanlardı. İlk onlar, sırtlarını döndüler şehitler tepesine ve biz, bu ayrık otlarını fark ettiğimizde iş işten geçmişti. Şimdi bayrak, gönderde ama mahzun. Çünkü terk edilen yalnızca bir tepe değil; terk edilen emanet, terk edilen sadakat terk edilen onur, gurur ve şerefti. Vatan diyenler, bayrak diyenler, toprak diyenler sonra bu değerleri talan etmekle kalmayıp betona gömdüler. Betonun altında yalnız toprak kalmadı; hafıza kaldı, tarih boğuldu, kültür nefessiz bırakıldı; inanç, şekle; ihlâs, slogana; iffet, istatistiğe dönüştü. Oysa biz aynı geminin yolcularıydık. Aynı yeminle yola çıkmıştık. Aynı kaderi paylaşıyorduk. Ne oldu peki? İnancı sahte birileri kutsallarımızı vitrine koyup arkasından pazarlık yaptı. Birileri Allah’la aldattı. Dili dua okurken, kalbi kin dokudu, eli talana teslim oldu. Öyle bir karmaşa yaratıldı ki o karmaşada kimi milli kimliği kaşıdı, kimi de kinini kusarak kardeşi kardeşe düşman etti. Birlik, dedi böldü; beraberlik dedi, sinsice kendi filikasını doldurdu. Dünya sevgisi damarlara kan gibi yürüyünce ölüm unutuldu. Ölümle birlikte hesap, mizanı, emanet unutuldu.

Birilerinin mala, makama, paraya, şöhrete ve güce tapınması bizi, birlikte var olmaktan çıkardı. Önce onurumuzdan, sonra şeref ve izzetimizden, en sonunda da birlik ve kardeşliğimizden olduk. Aynı safta durmayı değil, aynı sofradan daha fazla pay almayı dert edindik, edindirildik. Esen hayâsız rüzgâr karşısında dik durmak yerine eğilmeyi yeğledik. Gurur, kibir ve övünç bir hastalık gibi yayıldı bünyemize. Asıl felaket: kaptan köşkünde olanların pusulaya uymaması ile başladı. Adı adalet olan pusulanın ibresi yamuklaşınca yön kayboldu. İlke “eski”, ahlâk “engel”, vicdan “lüks” sayıldı. Sonuçta bayrağa saygı nutuklarda kaldı; icraatta yok hükmüne düştü. Gafletle karışık delâlet kasırgası, ihanet hortumuna dönüştü. “Gemiden ne koparırsak kâr” denildi. Emanet yağmalandı. Hak çalındı. Ülkenin geleceğini ipotek edenler, filikaların kendilerini kurtaracağını sandılar. Gemiyi kurtarmak yerine filikalarını doldurma peşine düştüler. Millet, bu muhterislerin yaptıklarına göz yumdu. Onların ihtiraslarını alkışlayarak geleceklerini, çocuklarının yarınlarını azgın dalgalara teslim etti. Şu bir büyük gerçek ki bir milletin en büyük yenilgisi toprak kaybetmesi değildir; anlam kaybetmesidir. Tarihini, benliğini, dinini, kültürünü, dilini kaybetmesidir. Unutulmasın ki şehitliği yalnızca merasimlere hapsedenler, şehidin ruhunu incitir. Bayrağı sadece miting süsü yapanlar, onun altında can verenlere borçlu kalır. İnancı, ahlâkı ve adaleti hayattan çekip alanlar; onların boşluğunu dolduramazlar.

Bu gün bu ülke hâlâ ayaktaysa bu, şehitlerinin ve hâlâ o şehitler tepesini terk etmeyenlerin sayesindedir. Bu topraklar için toprağa düşenlerin istediği zillet çukuruna milletinin değerlerini gömmek değil, milli kimliği korumak ve yüceltmekti. Hamasi nutuklarla milliyetçilik yapmak değil, dürüst olmaktı. İman istismarı değil; adaletli ve ahlaklı olmaktı.  

Elbette şehitler tepesi boş kalmayacak;  Kara vicdanların kirli emelleri er geç ifşa olunacak ve bu ifşa ile birlikte onlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!”(*) diyenler belalarını bulacaklardır. İşte o zaman ‘mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü’ yine o tepede özgürce dalgalanacaktır.

 

Hadi ÖNAL/ 15 Şubat 2026/ Elazığ

(*) Bakara suresi 11. Ayet

 


ŞEHİTLER TEPESİ

Hadi Önal

15.02.2026 21:02:00

Umudun adı ERKON oldu…

Hadi bakalım ayıkla şimdi curlingin taşını…

Birliğin diğer adı ERKON Bismillah dedi…

Umudun adı ERKON oldu…

TRENDYOL 1. LİG'DE ERZURUM FIRTINASI

TYB Erzurum Şubesinden “Şehir Okumaları” başlıyor…

Erzurum Turizmine uzmanlarından ince dokunuş…

Vali Çiftçi'nin veda mesajı…

Erzurum 112 Acil Çağrı hiç susmadı…

BAŞKANLARIN DESTEĞİ GENÇLERİN AZMİ..

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 22 17 1 4 40 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 22 13 3 6 17 45
4.GÖZTEPE A.Ş. 22 11 3 8 15 41
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 22 11 4 7 11 40
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 22 9 7 6 13 33
7.KOCAELİSPOR 22 8 8 6 -1 30
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 22 7 8 7 -9 28
10.CORENDON ALANYASPOR 22 5 6 11 -1 26
11.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 22 6 11 5 -5 23
12.HESAP.COM ANTALYASPOR 22 6 11 5 -13 23
13.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 22 4 9 9 -9 21
14.TÜMOSAN KONYASPOR 22 4 10 8 -10 20
15.İKAS EYÜPSPOR 22 4 12 6 -17 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 21 3 11 7 -13 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 22 2 10 10 -26 16
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 21 3 15 3 -21 12

YAZARLAR