Her şeyden önce bir aynaya bak!
Bak ve kendine sor:
– Bu şehirde ne değişti?
– Bu insanlar neden göç etti?
– Mezarlıklar neden çürüdü?
– Gençlik neden geleceksizlik içinde boğuluyor?
– Türk’üm diyenler neden bir taş üstüne taş koyamadı?
Eğer bu sorulara hâlâ “ama…” diye başlayan cevaplar veriyorsan,
Yanıltılıyorsun!
Evet, seni yıllarca kandırdılar:
"Biz Türk partisiyiz" dediler.
“Azınlığın haklarını savunuyoruz” dediler.
Ama senin adına pazarlıklar yaptılar.
Senin iradeni koltuklara rehin verdiler.
Senin adını sadece seçimde hatırladılar.
Peki sen ne yaptın?
Her seçimde sandığa gittin…
Aynı yalanlara inandın…
Aynı yüzlere bir umut daha verdin…
Ama değişen hiçbir şey olmadı!
Artık değişmeli!
Çünkü bu senin son uyarın,
Bu halkın son çığlığı,
Bu tarihin sana sunduğu son fırsattır!
Kırcaali’de bir uyanış başladı.
Bu sadece bir şehir hareketi değil, bir millet refleksidir.
– Çünkü emanet unutulmaz!
– Çünkü ihanet affedilmez!
– Çünkü Türk halkı sessiz olsa da sahipsiz değildir!
O yüzden sandığa gitmeden önce aynaya bak!
Kime oy verdiğini değil, neden verdiğini sorgula!
Sözünü tutmayanları affetme!
Temsil etmeyenleri ödüllendirme!
Unutma:
Oy vermek, sadece bir tercih değil;
Bir halkın geleceğine verdiği karardır.
Ve eğer bu karar bir kez daha yanlış olursa,
Geleceğini çalanlara bir dönem daha veriyorsun demektir!