Yorumlar (0)

Ali Berham Şahbudak


SAHTE AYDINLIĞIN KARANLIĞI VE UYANAN VİCDANIN ÇIĞLIĞI



“Aklı bir karış havada, kendini ‘aydın’ etiketiyle pazarlayan o sığ kalabalıklara sesleniyorum!”

Ben, bu toprakların evladı, bir Atatürkçü, bir Kemalist ve her şeyden öte onurlu bir Türk yurttaşı olarak soruyorum: Bu Cumhuriyet uçurumun eşiğinde değil, uçurumdan aşağı yuvarlanırken siz hangi konforlu odalarınızda, hangi sahte stratejilerin gölgesinde saklanıyorsunuz?

Yıllardır sosyal medya ekranlarında, sırça köşklerinizde siyaset yorumculuğu adı altında kelime oyunları yapıyorsunuz. Oysa görmüyor musunuz? Başını dik tutması gereken onurlu Türk milleti, çağ dışı bir zihniyetin elinde hırpalanırken, sizin o "çağdaşlık" maskeleriniz aslında bu çöküşün suç ortağıdır.

Hangi Muhalefet? Hangi Kurtuluş?

Sizler değil misiniz; kimi CHP’yi, kimi MHP’yi, kimi o köhnemiş siyasi yapıları öve öve bitiremeyenler? Bakınız o siyasi karnelere! 25 yıldır AKP zihniyeti karşısında alınan her mağlubiyet, sadece iktidarın başarısı değil, sizin temsil ettiğiniz o "muhalefet" görünümlü yapıların acziyetidir. MHP’ye bakıyorum; ne Türkçü ne milliyetçi... CHP’ye bakıyorum; Cumhuriyet’in kazanımları yağmalanırken sadece izliyorlar.

Gerçek Şudur: İktidar bu Cumhuriyet’in kazanımlarına çökerken; sözde muhalefet partileri de "küçük olsun, bizim olsun" diyerek belediyelere, koltuklara ve kendi küçük iktidar alanlarına çökmüştür. Aranızdaki fark zihniyet farkı değil, sadece paylaşılan pastanın büyüklüğüdür!

Ey Türk Milleti, Ey Gerçek Atatürkçüler!

Artık silkinme ve kendine gelme vaktidir. Bin yıldır omuz omuza, din, ırk, mezhep gözetmeden yaşadığımız bu coğrafya, sadece dışarıdan değil, içerideki bu "asalak" zihniyetler tarafından da tehdit ediliyor. Sizi yönlendiren, algı operasyonlarıyla aklınızı bulandıran bu seslere kulaklarınızı tıkayın.

Unutmayın; bu Cumhuriyet otel odalarında, masa başı pazarlıklarında veya sosyal medya mecralarında kurulmadı. Bu Cumhuriyet, barut kokulu siperlerde, kanla ve canla, imkansızlıklar içinde kuruldu!

Bugün susmak, bu çürümüşlüğe ortak olmaktır. Bugün itiraz etmek ise, tam bağımsız Türkiye’nin yeniden inşası için ilk harcı koymaktır.

"SİZİ SEYİRCİ KILANLARA, BİZİ UÇURUMA SÜREKLEYENLERE İTİRAZIMIZ VAR!"

Atatürk’ün huzurunda, O’nun ebedi emanetinin bekçisi olarak haykırıyorum: Görevini en iyi yapmayanlar, bu vatanı en çok sevenler olamazlar!

Siz, fildişi kulelerinizdeki "sözde aydınlar"; siz, partileri ve belediyeleri kişisel ikbal kapısı gören "sözde muhalifler"... Cumhuriyet devrimleri bir bir yağmalanırken sizin sessizliğiniz, iktidarın cüreti kadar tehlikelidir.

Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi, otel lobilerinde değil, Atatürk’ün o görkemli bakışındaki "tam bağımsızlık" idealinden ilham alarak yola çıkmıştır. Biz, halkın partisine çökenlerin değil, halkın kendisi olanların sesiyiz.

Ey Türk Milleti! Görsellerimize bak ve hatırla; kalbindeki ay-yıldız seni uyanışa çağırıyor. Algı operasyonlarına, seni yönettiğini sanan asalaklara imkan verme. Silkin ve kendine gel!

🏛️ AYDINLANMANIN ŞAFAĞI: BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞU
"Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır!"

Bu cümle sadece bir duvar yazısı değil, bizim pusulamızdır. Atatürk’ün bu vasiyeti, bugün sahte aydınların dumanlı stratejilerinde değil, Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi’nin (CAP) sarsılmaz iradesinde yaşamaktadır.

Biz Kim Miyiz?
Biz, Cumhuriyet uçuruma sürüklenirken susanların değil, siperde bekleyenlerin sesiyiz.
Biz, "küçük olsun bizim olsun" diyen koltuk sevdalılarının değil, "tam bağımsızlık" diye haykıran Türk milletinin kalbiyiz.
Biz, otel odalarında kurulanların değil, savaş cephelerinde çelikleşmiş o ruhun bugünkü temsilcileriyiz.
Görün Bu Bayrağı, Duyun Bu Sesi! Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi’nin amblemindeki o kalp, sadece bir şekil değildir; içinde vatan aşkını, ay-yıldızı ve Türk milletinin binyıllık kardeşliğini taşır. İktidar bu Cumhuriyet’e, sözde muhalefet ise belediyelere çökerken; biz bu asil milletin onuruna sahip çıkmaya geliyoruz.

Ey Başı Dik Türk Milleti! Seni yönlendiren asalaklara imkan verme. Yüz yıl önce din iman demeden bu vatanı kuran o ruhu hatırla. Silkin ve kendine gel! Karanlık ne kadar yoğun olursa olsun, aydınlanma meşalesi bir kez yakıldı.

Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı