Modern insan olarak her şeyi planlayabileceğimiz yanılgısına düştüğümüz bir çağda yaşıyoruz.
Ajandalarımız dolu, telefonlarımız hatırlatıcılarla çevrili, hayatımız ise bir kontrol mekanizması üzerine kurulu. Ancak tüm bu planların, algoritmaların ve güvenlik duvarlarının geçemediği, kapıyı çalmadan içeri giren üç büyük gerçek var. Onlar hayatın en hakiki, en habersiz ve en sarsılmaz misafirleri: Rızık, Kader ve Ölüm.
Sahip Olduklarımız mı, Bize Ayrılanlar mı?
Çoğu zaman rızkı sadece kendi çabamızın, zekamızın veya mesaimizin bir karşılığı sanıyoruz. Oysa rızık, bazen yıllarca zorladığımız bir kapı kapalı kalırken, hiç ummadığımız bir yerden açılan o gizli penceredir. Habersiz gelir ama tam vaktinde ulaşır.
Mesele sadece karnın doyması değil, o rızkın bereketidir. Bu yüzden dillerden düşmeyen o kadim dua, hırsın karanlığına bir fener yakar: "Allah’ım, rızkımızı helal eyle." Çünkü helal rızık, ruhun huzur bulduğu en güvenli limandır.
Teslimiyetin Adı: Kader
İnsan, kendi hikâyesinin tek yazarı olduğunu iddia ederken, kader ansızın sahneye çıkar ve senaryoyu değiştirir. Kaçırılan bir otobüsün, beklenmedik bir karşılaşmanın ya da bir anda yön değiştiren rüzgârın hayatımızı nasıl şekillendirdiğini ancak geriye dönüp baktığımızda anlarız. Kaderle kavga etmek yerine, onun bir tasarım olduğunu fark etmek en büyük bilgeliktir. Şer sanılanın içinde hayrı, zorluğun içinde kolaylığı görebilmek adına edilen o içten temenni ne kadar kıymetlidir: "Kaderlerimizi güzel eyle."
En Kesin Buluşma: Ölüm
Üzerine en az konuşmak istediğimiz ama gelişinden en emin olduğumuz misafir ise ölümdür. Modern dünyanın "sonsuz gençlik" masallarına inat, o en dürüst gerçeğimizdir.
Ölümün ne zaman geleceğinin saklı olması, aslında her anın bir veda, her günün yeni bir başlangıç olduğunu hatırlatır. Bu dünyadan ayrılırken yanımıza alabileceğimiz tek gerçek sermaye, biriktirdiğimiz iyilikler ve sarsılmaz bir inançtır. Bu yüzden nihai dilek, menzilin selametidir: "Ölümümüzü imanlı eyle."
Sonuç Olarak;
Hayatı bir biriktirme yarışı değil, bir ağırlama sanatı olarak gördüğümüzde bu üç misafir bizi korkutmaz. Eğer rızkın helalliğine, kaderin güzelliğine ve ölümün imanlı olmasına dair bir derdimiz varsa; kapımız her an her şeye hazırdır demektir.
Habersiz gelen her misafirin hanenize güzellikler getirmesi, heybenizi bereketle doldurması duasıyla...