Dünyanın en güçlü orduları listesi yine açıklandı.
Her zamanki gibi rakamlar konuştu.
Kaç tank var…
Kaç savaş uçağı var…
Savunma bütçesi kaç milyar dolar…
Listeler hazırlandı, tablolar çizildi, analizler yapıldı.
Ve yine o listede Türkiye’nin yeri dikkat çekti.
Ama bazı milletleri anlamak için istatistik yetmez.
Çünkü bazı ordular vardır; gücünü çelikten alır.
Bazı ordular vardır; gücünü milletten alır.
Türk ordusu işte o ikinci kategoridedir.
Türk ordusunu anlamak için sadece savunma bütçesine bakamazsınız.
Excel tablolarıyla ölçemezsiniz.
Türk ordusunu anlamak için Malazgirt’i bilmek gerekir.
1071’de bir kapının nasıl açıldığını…
Niğbolu’yu bilmek gerekir.
Haçlı ordularının nasıl dağıldığını…
Çanakkale’yi bilmek gerekir.
Dünyanın en güçlü donanmalarının nasıl geri döndüğünü…
Sakarya’yı bilmek gerekir.
Bir milletin son nefesine kadar nasıl direndiğini…
Ve Kıbrıs’ı bilmek gerekir.
Türk’ün gerektiğinde denizi bile yararak nasıl geldiğini.
Çünkü Türk ordusu sadece bir askeri kurum değildir.
Türk ordusu bir milletin iradesidir.
Türk ordusu bir devlet geleneğidir.
Türk ordusu bir medeniyetin kılıcıdır.
Bugün dünya devleri milyarlarca dolarlık savunma harcamalarıyla övünüyor.
Dev uçak gemileri…
Nükleer başlıklar…
Hipersonik füzeler…
Yapay zekâ destekli savaş sistemleri…
Elbette modern savaşın dili değişiyor.
Ama tarih bize başka bir gerçeği de defalarca gösterdi:
Savaş meydanlarını her zaman teknoloji kazanmaz.
Bazen savaş meydanlarını inanmış insanlar kazanır.
İşte Türkiye’nin asıl gücü burada yatıyor.
Bugün Türkiye, sadece klasik askeri güçle değil; geliştirdiği yeni savunma konseptiyle de dünyada dikkat çekiyor.
Bir zamanlar başkalarının silahlarını satın almak zorunda bırakılan Türkiye, bugün kendi savunma sanayisini kuran bir ülkeye dönüştü.
İnsansız hava araçlarıyla savaş doktrinlerini değiştiren,
Sınır ötesi operasyonlarla terör koridorlarını parçalayan,
Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar her sahada varlığını hissettiren bir Türkiye var artık.
Bugün dünyanın birçok askeri akademisinde Türk SİHA konsepti inceleniyor.
Bir zamanlar “yapamazlar” diyenler, bugün Türk savunma sanayisini konuşuyor.
Çünkü artık sadece bir ordu yok.
Artık bir savunma ekosistemi var.
Bu yüzden bazı ülkeler hâlâ listelerde sıra arıyor.
Biz ise sadece şunu hatırlatıyoruz:
Türk ordusu sadece bugünün gücü değildir.
Türk ordusu,
bin yıllık bir devlet aklının,
bin yıllık bir savaş tecrübesinin
ve asla diz çökmeyen bir milletin devamıdır.
Bu yüzden Türk ordusunu sadece rakamlarla ölçmeye çalışanlar büyük bir gerçeği kaçırır.
Çünkü bazı ordular listelerde yükselir.
Bazı ordular ise tarihte yürür.
Türk ordusu işte o ordudur.
Türk ordusu bir sıralama değildir.
Türk ordusu tarihin kendisidir.
Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk