Okullar Güvenli Değilse, Gelecek Nasıl Güvende Olacak?
Bir çocuğun okulda öldürülmesi…
Bu cümle bile başlı başına bir utançtır. Çünkü okul; çocuğun ailesinden sonra en güvende olması gereken yerdir. Bilginin, ahlakın, arkadaşlığın ve hayallerin yeşerdiği alanlardır okullar. Ama bugün geldiğimiz noktada, ne yazık ki “okul” kelimesi “güven” duygusunu artık tek başına karşılamıyor.
Son yaşanan ve kamuoyuna yansıyan 15 yaşındaki bir çocuğun ölümü, sadece bir adli vaka değildir. Bu olay, devletin çocuklara karşı en temel sorumluluklarından biri olan güvenliği yeterince sağlayıp sağlamadığının açık bir göstergesidir.
Bugün Türkiye’de adliyelere girerken üstümüz aranıyor.
Belediye binalarında dedektör var.
Hastanelerde özel güvenlik görevlileri bulunuyor.
Hatta birçok özel kurumda, alışveriş merkezlerinde, bankalarda çok katmanlı güvenlik önlemleri alınıyor.
Peki soralım:
Çocuklarımız neden bu listenin dışında?
Devlet okullarında neden X-Ray cihazı yok?
Neden her okulda özel güvenlik görevlisi bulunmuyor?
“Bütçe yok” demek, artık kabul edilebilir bir gerekçe değildir.
Çünkü söz konusu olan şey beton, asfalt ya da tabela değil; bir çocuğun hayatıdır.
Özel okullara baktığınızda tablo çok net:
– Kapıda güvenlik
– Giriş-çıkış kontrolü
– Kamera sistemleri
– Ziyaretçi kayıtları
Devlet okullarında ise çoğu zaman kapıyı açan bir görevli bile yok. Okul bahçesine kim giriyor, kim çıkıyor belli değil. Bıçak mı taşıyor, kötü niyetli mi, sabıkası var mı; kimse bilmiyor. Bu ihmalkârlığın bedelini ise çocuklar ödüyor.
Buradan açık ve net bir çağrı yapmak gerekiyor:
Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda artık seyirci kalmamalıdır.
Her okula aynı anda dedektör konulamıyorsa bile;
Riskli bölgelerden başlanmalı
Büyük okullara öncelik verilmeli
En azından giriş-çıkışlar kontrol altına alınmalı
Okul güvenliği “ekstra hizmet” değil, zorunlu standart hâline getirilmelidir
Unutulmamalıdır ki; güvenlik önlemi almak, çocukları korkutmaz. Aksine velilere, öğrencilere ve öğretmenlere “yalnız değilsiniz” mesajı verir.
Bugün bir çocuğu toprağa verdik.
Yarın bir başkasını konuşmamak için bugün adım atmak zorundayız.
Bu ülkenin çocukları, korunmayı hak ediyor.
Bu ülkenin okulları, sadece eğitim verilen yerler değil, aynı zamanda en güvenli alanlar olmak zorunda.
Aksi hâlde her acıdan sonra aynı cümleyi kurmaya devam ederiz:
“Keşke önlem alınsaydı…”
Artık “keşke” dememek için, şimdi harekete geçme zamanı.