Mithat GÜDÜ /Emekli İmam Hatip / Gazeteci -Yazar

Modern Putlar ve Nebevî Mîras!

20.02.2026 22:20:00


* Vicdana Hapsedilen Îman Hayata Hükmedebilir mi?

Parçalanmış Bir İmanın Analizi!

​Modern zamanların en büyük yanılgısı; Allah’ı yalnızca göklerin hâkimi olarak kabul edip yeryüzünün idaresini nefsin, arzuların ve beşerî ideolojilerin insafına terk etmektir. Oysa kalbimizle dilimiz arasında taşıdığımız o büyük kelime, sadece sayısal bir birliği değil; hayatın tamamında tek bir otoriteye teslimiyeti ifade eder. “Lâ ilâhe illallah” dediğimizde yalnızca putları reddetmiş olmayız; aynı zamanda hayatın merkezine sarsılmaz bir yönetim ilkesi yerleştiririz.

​İslâm'ın en temel inancı olan tevhid kavramını, sadece "Allah'ın birliğine inanma" meselesi olarak değil; bir hayat nizamı ve toplumsal bir değişim projesi olarak anlamak ve anlatmak mecburiyetindeyiz.

​Tevhid; sadece zihinsel bir tasdik veya ibadetlerdeki şekil şartlarından ibaret değildir. Bilakis tevhid; siyasetten ekonomiye, hukuktan sosyal ilişkilere kadar hayatın her alanında Allah’ın mutlak otoritesini kabul etmektir. Eğer bir Müslüman hayatının bir alanında Allah’ın, diğer alanında ise başka güçlerin (nefis, gelenekler, ideolojiler) kurallarına göre yaşıyorsa, orada tevhid inancı zedelenmiş demektir.

​Hz. Âdem'den Hz. Muhammed'e (s.a.v.) kadar gelen tüm peygamberlerin tek bir ortak amacı olmuştur: Lâ ilâhe illallah bayrağı altında insanları kula kulluktan kurtarıp Allah'a kul etmek. Peygamberlerin mücadelesi, sadece bireyleri ıslah etmek değil; batıl düzenleri değiştirip yerine hakkı hâkim kılma mücadelesidir.

​Namaz, oruç, zekât ve hac gibi ibadetlerin "tevhid mücadelesi"ndeki rolü iyi kavranmalıdır. Bu ibadetlerin Müslümanı büyük mücadeleye hazırlayan birer "eğitim ve disiplin süreci" olduğunu bilmek durumundayız. İbadetlerin rûhundan koparılıp sadece ritüellere indirgenmesi, tevhîdi yanlış anlamaktır.

​"Cahiliye" kavramı, sadece İslâm öncesi Arap dönemiyle sınırlı tutulamaz. Allah'ın hükümlerinin dışlandığı her sistem (modern ideolojiler de dâhil) bir tür modern cahiliyedir. İslâm ile bu cahiliye sistemlerinin uzlaşamayacağını kavramak ve bir Müslümanın bu sistemlerin etkisinden kurtulup tevhîdi hayatına yansıtması gerektiğini bilmek, her müminin asli sorumluluğudur.

​İslâm toplumsal bir devrim hedefler. Bu devrim kaba kuvvetle değil; insanların zihninde tevhid inancının kökleşmesi ve bu inanca sahip olanların organize bir şekilde iyiliği yayma (emr-i bi'l ma'ruf) ve kötülüğü engelleme (nehy-i anil münker) görevini üstlenmesiyle gerçekleşir. Müslüman; din ile dünyayı birbirinden ayıran seküler bakış açısına karşı, dinin hayatın tam merkezinde olması gerektiğini savunan insandır.

​Vicdana Hapsedilen Din Hayata Hükmedebilir mi?

​Bugün Müslüman zihninin en derin yarası parçalanmışlıktır. Seccâde üzerinde tam bir teslimiyet sergileyen bir iradenin; çarşıda, okulda, mahkemede veya siyaset alanında başka ölçülere göre hareket etmesi, tevhîdin rûhuna vurulmuş ağır bir darbedir. Kur’an bu çelişkiyi açıkça sorgular:

​“Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?” (Bakara, 85)

​Eğer Allah’ın hükmü, mutfaktaki helâl lokmadan devletin adalet terazisine kadar hayatın her alanında belirleyici değilse; tevhîdi sadece telaffuz etmiş, fakat onun dilini ve iddiasını kavrayamamışız demektir.

​Peygamberî Miras: Hayatı Dönüştüren Tevhid

​Bütün peygamberlerin ortak mücadelesi, insanı insana kul olmaktan kurtarıp hakîki özgürlüğe ulaştırmaktır. Onlar yalnızca ahlâk öğütleyen rehberler değil; hayatın yönünü batıldan hakka çeviren öncülerdi. Nebevî yol, tevhîdin tespih tanelerine hapsedilen bir zikir olmadığını öğretir. Tevhid; zulmün karşısına adaleti, sömürünün karşısına emeği, cehaletin karşısına vahyin aydınlığını koyma iradesidir.

​Cahiliye: Geçmişte Kalan Bir Dönem Değil

​Cahiliyeyi yalnızca Ebû Cehil’in yaşadığı bir tarih dilimi olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Vahyin dışında hüküm arayan her anlayış, hangi çağda olursa olsun cahiliyedir. Menfaatini ilah edinen, gücü kutsayan, modayı din hâline getiren her yaklaşım modern çağın putlarını üretmektedir. Müslümanın görevi bu putları sadece reddetmek değil; onların hayattaki ve kalplerdeki etkisini yok edecek bir tevhid düzenini önce kendi nefsinde, sonra toplumda inşâ etmektir.

​Ya Tam İhlas Ya Tam İflas

​Tevhid, bir Müslüman için başlangıç noktası değil; hayatın tamamını kuşatan bir yörüngedir. Ekonomisi faizle, hukuku haksızlıkla, sosyal hayatı gösterişle çevrili bir kimsenin dilindeki tevhid, kalbine inmemiş demektir. Asıl soru şudur: Allah’ı yalnızca göklerin Rabbi olarak mı, yoksa hayatın tamamının hâkimi olarak mı kabul ediyoruz? Eğer cevabımız “hayatın tamamı” ise; vaktimizi, imkânlarımızı ve neslimizi bu iddianın gereği olarak seferber etmek zorundayız. Çünkü tevhid sadece bir inanç değil; bir duruş, bir yöneliş ve bir varoluş mücadelesidir.

​Tevhid: Bir Kimlik İnşâsı ve Büyük İmtihan

​Tevhid, kâinatın en sade ama en sarsıcı hakikâtidir. Buna rağmen günümüzde çoğu zaman yalnızca dillerde dolaşan bir “sayısal birlik” anlayışına indirgenmiştir. Oysa Kur’an’a göre tevhid; varlığın tek kaynağını tanımakla birlikte, o kaynağın hayat üzerindeki mutlak otoritesine teslim olmayı gerektirir. Müslüman için tevhid artık sadece söylenen bir kelime değil; her an verilen bir sadâkat sınavıdır.

​Kur’an’ın Aynasında Tevhid: Hâkimiyet Kime Aittir?

​Kur’an, Allah’ı sadece “yaratıcı” olarak değil; aynı zamanda mutlak “hükümran” ve “terbiye edici” olarak tanımlar:

​“Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Dönüş de ancak O’nadır.” (Nûr, 42)

​Bu âyet, hayatın hiçbir alanının Allah’tan bağımsız olamayacağını açıkça ilan eder. Siyaseti, ticareti, aileyi veya sosyal hayatı ilahî ölçülerin dışına çıkardığımızda, tevhîdin bütüncül yapısını parçalamış oluruz. Oysa tevhid, hayatı tek bir merkeze bağlamayı şart koşar.

​Parçalı Bağlılık: En Zor İmtihan

​Günümüz Müslümanının en çetin sınavı, tevhid ile sekülerleşme arasında sıkışmış olmasıdır. Camide “Yalnız Senden yardım dileriz” diyen bir iradenin; camiden çıktıktan sonra rızkı patrondan, izzeti makamdan, çözümü ise bâtıl sistemlerden beklemesi, tevhid bilincinin zedelendiğini gösterir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu tehlikeyi şöyle ifade eder:

​“Altının kulu olan, gümüşün kulu olan helâk olsun.” (Buhârî, Cihad, 70)

​Buradaki kulluk sadece ibadet değil; bir şeyi hayatın merkezine yerleştirmektir. Müslümanın asıl imtihanı, Allah’ın hükmüyle çatışan bir durumda hangi tarafta duracağını belirlemesidir. Zihinsel bir kabulden fiilî bir teslime geçmek gerekir. Tevhid, soyut bir kabulleniş değil; somut bir eylem ahlâkıdır. Allah’ı birlemek, O’nun dışındaki tüm sahte otoriteleri reddetme cesaretidir:

​“Kim tağutu inkâr edip Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır.” (Bakara, 256)

Zira Tağut; sadece taştan bir put değil, Allah’ın koyduğu sınırları aşan, O’nun hükmüne rakip olan ve insanı hakikatten uzaklaştıran her türlü azgın otorite, ideoloji ve nefsî tutkudur. Gerçek özgürlük, bu sahte bağları elinin tersiyle itip hayatın merkezine yalnızca ilahî vahyi yerleştirmekle başlar.
​Amelleriyle Allah’ı hayatının merkezine koyamayan bir kimsenin tevhid iddiası, söylem düzeyinde kalmaya mahkûmdur.

​Tevhid; sadece seccâde başında değil; çarşıda, okulda ve evde Allah’ın hükmünü esas almaktır. İman, modern hayatın karmaşasında yön tayin edemiyorsa, Kelime-i Şehâdet bir iddiadan ibaret kalır. Müslüman toplumların yaşadığı krizin temelinde, tevhîdin hayattan koparılması yatmaktadır.
* ​Ekonomi: Allah’ı “Rezzâk” olarak kabul etmek, faize ve haksız kazanca karşı tavır almayı gerektirir. Rızık endişesiyle harama yönelen bir anlayış, kalpte gizli putlar üretir.
* ​Eğitim: Bilgiyi vahiyden koparan bir eğitim, insanı hakikâtten uzaklaştırır. Bilgi Allah’a yaklaştırmıyorsa sadece bir yük haline gelir.
* ​Aile: Aile, tevhid ehli için Allah’ın hükmünün yaşandığı ilk mekândır. Medyanın rehber olduğu bir evde tevhîdin nûru zayıflar.

Son Hatırlatma!

Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle uyarır:

​“Ümmetim için en çok korktuğum şey gizli şirktir.” (İbn Mâce, Zühd, 21)

​Zira gizli şirk, tevhid inancının hayata yansıyan ince noktalarında Allah’tan başka güçlere kalben bel bağlamak veya O’nun koyduğu ölçülerin önüne beşerî kaygıları geçirmektir. Bu durum bazen rızık endişesiyle harama göz yummak, bazen de herhangi bir otoritenin rızasını Allah’ın rızasının üstünde tutmaktır. Dilimiz "Lâ ilâhe illallah" derken eylemlerimizin gizli birer 'efendiye' hizmet etmesi; imanın sadece zihne hapsolduğunun ve sahte otoritelerin hükmüne boyun eğildiğinin göstergesidir.

​Öte yandan gizli şirk; kişinin ibadet ve amellerini Allah’ın rızasından ziyade insanların beğenisini kazanmak, takdir edilmek veya dünyevî bir menfaat elde etmek amacıyla yapmasıdır. Bu sinsi eğilim, kalbin derinliklerinde yalnızca Allah’a ait olan o mutlak makama "başkalarının bakışını" ortak etmek demektir. Tam da bu yüzden Peygamber Efendimiz (s.a.v), bu tehlikeyi; karanlık bir gecede, kara taşın üzerindeki karıncanın ayak sesinden daha sessiz ve derinden gelen bir tehdit olarak nitelemiştir.

​Artık sormamız gereken soru şudur: Kararlarımızı kim belirliyor? Korkularımızı kim yönetiyor? Eğer cevap vahiy değilse, tevhid bilincini yeniden inşâ etmenin vakti gelmiştir.
​Çünkü tevhid, yalnızca inanılacak bir nazariye değil; bizzat yaşanacak bir hakikâttir.

Mithat Güdü


Ve "TÖR" Değişiyor...

Erzurum’da Gönül Köprüleri Kuruluyor: MHP’den "Bir Sofra Bin Bereket" İftar Otağı…

BİZ BİTTİ DEMEDEN BİTMEZ

Vedat Kan’la 25. Gün’ de Hayvancılık sektörünün sorunları vardı…

Ünilig Kış Oyunlarında Atatürk Üniversitesi Rüzgârı

HATTATOĞLU 40. SANAT YILINI KUTLADI

HATTATOĞLU 40. SANAT YILINI KUTLADI..

TYB Erzurum Şubesi Kültür Pınarı çalışmalarında şehir okumalarında Gülahmet vardı…

GENÇLERDE ZİRVE YARIŞI KIZIŞIYOR...

ERZURUM BÜYÜKLER AMATÖR KÜME'DE 12. HAFTA TAMAMLANDI…

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 22 17 1 4 40 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 22 13 3 6 17 45
4.GÖZTEPE A.Ş. 22 11 3 8 15 41
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 22 11 4 7 11 40
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 22 9 7 6 13 33
7.KOCAELİSPOR 22 8 8 6 -1 30
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 22 7 8 7 -9 28
10.CORENDON ALANYASPOR 22 5 6 11 -1 26
11.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 22 6 11 5 -5 23
12.HESAP.COM ANTALYASPOR 22 6 11 5 -13 23
13.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 22 4 9 9 -9 21
14.TÜMOSAN KONYASPOR 22 4 10 8 -10 20
15.KASIMPAŞA A.Ş. 22 4 11 7 -12 19
16.İKAS EYÜPSPOR 22 4 12 6 -17 18
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 22 2 10 10 -26 16
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 22 3 16 3 -22 12

YAZARLAR