Yorumlar (0)

Mithat GÜDÜ /Emekli İmam Hatip / Gazeteci -Yazar


Mesaj Net: "İş birliği yapmazsanız sonunuz Maduro gibi olur!"


Venezuela'daki yeni geçiş süreci veya ABD'nin bu operasyon sonrası diğer Latin Amerika ülkelerine (örneğin Küba veya Nikaragua) yönelik olası hamlelerini şöyle analiz edebiliriz...

3 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşen "Mutlak Kararlılık Operasyonu" (Operation Absolute Resolve), sadece Venezuela için değil, tüm Latin Amerika ve küresel jeopolitik dengeler için yeni bir dönemin kapısını araladı. ABD Başkanı Trump’ın Maduro’nun tutuklanmasının ardından yaptığı "Venezuela’yı biz yöneteceğiz" açıklaması, bölgedeki geçiş sürecinin klasik bir diplomatik devirden ziyade, ABD’nin doğrudan denetiminde bir "yeniden yapılandırma" süreci olacağını gösteriyor.

​İşte bu kritik sürecin detayları ve bölge ülkelerine olası yansımaları:

​1. Venezuela’da "İkili İktidar" ve Geçiş Süreci Çıkmazı

​Şu an Venezuela'da hukuki ve fiili bir yetki karmaşası yaşanıyor:
​ABD'nin "Yönetim" Planı: Trump, güvenli bir geçiş sağlanana kadar bir "grup" aracılığıyla (Marco Rubio ve Pete Hegseth gibi isimlerin koordinasyonunda) ülkeyi yöneteceklerini ve Amerikan petrol devlerini (ExxonMobil, Chevron vb.) hızla devreye sokacaklarını açıkladı. Bu, Venezuela’nın petrol gelirlerinin doğrudan ABD denetimine geçmesi anlamına geliyor.

​Anayasal Süreç ve Delcy Rodríguez

Venezuela Yüksek Mahkemesi, Maduro’nun yokluğunda Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez'i geçici başkan olarak atadı. Ancak ABD, Rodríguez’i Maduro rejiminin bir parçası olarak gördüğü için onu tanımıyor.

​Muhalefet Faktörü

ABD, geçmişte desteklediği María Corina Machado gibi isimlere de tam bir açık çek vermedi. Washington, kendi belirleyeceği ve petrol operasyonlarına tam uyum sağlayacak bir teknokratik kadro kurma peşinde görünüyor.

​2. Küba ve Nikaragua: "Sıradaki Biz miyiz?" Korkusu

​Maduro’nun devrilmesi, Latin Amerika’daki sol blok (Troika of Tyranny - Tiranlık Üçlüsü olarak adlandırılan Venezuela, Küba, Nikaragua) için varoluşsal bir tehdit oluşturuyor.

​Küba’nın Enerji Felaketi

Küba, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden bu yana en büyük ekonomik krizini yaşıyor ve enerji ihtiyacının büyük kısmını Venezuela’dan gelen hibe/ucuz petrolle karşılıyordu. ABD’nin Venezuela petrollerine el koyması, Küba ekonomisinin tamamen durmasına ve rejim karşıtı protestoların patlak vermesine neden olabilir. Küba Devlet Başkanı Díaz-Canel’in operasyonu "devlet terörizmi" olarak nitelemesi bu korkunun bir yansımasıdır.

​Nikaragua (Ortega Rejimi)

Daniel Ortega yönetimi, Maduro’nun başına gelenlerin kendisi için bir "test" olduğunu biliyor. ABD’nin narko-terör suçlamasını bir müdahale aracı olarak kullanması, benzer suçlamalarla karşı karşıya olan Nikaragua yönetimi üzerinde devasa bir baskı oluşturuyor.

​Mesaj Net

Trump yönetimi, bu operasyonla bölgedeki anti-Amerikan yönetimlere "iş birliği yapmazsanız sonunuz Maduro gibi olur" mesajını veriyor.

​3. Bölgesel ve Küresel Analiz: Gelecekte Neler Olabilir?

* ABD, Venezuela petrolünü dünya piyasasına sürerek küresel petrol fiyatlarını aşağı çekmeyi ve Rusya'nın enerji gelirlerini baltalamayı hedefleyebilir.

* ABD, Venezuela'daki Rus ve Çin askeri/istihbarat varlığını (üsler, dinleme tesisleri) tasfiye etmek için operasyonları genişletebilir.

* Brezilya ve Kolombiya gibi bölgesel güçlerin, ABD'nin bu "tek taraflı" müdahalesine karşı nasıl bir pozisyon alacağı bölgenin istikrarı için belirleyici olacak.

* Maduro’nun New York’ta yargılanması, "devlet başkanlarının dokunulmazlığı" kavramını uluslararası hukukta tartışmalı hale getirecek.

Sonuç olarak;
​ABD'nin bu hamlesi, sadece bir lideri görevden almak değil, Güney Amerika'da son 20 yıldır kök salan Rus ve Çin nüfuzunu bir gecede söküp atmaktır. Eğer Washington Venezuela’yı ekonomik olarak hızla toparlayamazsa, bu operasyon bölgede yıllarca sürecek bir gerilla savaşına veya büyük bir insani krize dönüşme riski de taşımaktadır.

Mithat Güdü