Jeffrey Epstein: ABD Menşeli Bir İnsanlık Suçu!
yüzyılın sonlarından 21. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan süreçte dünya; ekonomik ve siyasi gücü elinde bulunduran "gelişmiş" ülke elitlerinin eliyle tarihin en karanlık ahlaki erozyonuna tanıklık ediyor. Bugün milyonlarca sayfa belge, yüz binlerce fotoğraf ve video ile kanıtlanan Epstein davası, sadece bir sapkınlık dosyası değil; küresel bir güç zehirlenmesinin adıdır.
Bu "ahlaki erozyon" ve "küresel güç zehirlenmesi", maalesef sadece geçmişin bir kalıntısı değil; günümüzde de şekil değiştirerek devam eden sistemik bir sorundur. Şeffaflıktan korkan yapılar için en büyük tehdit, bu çürümüşlüğü kökünden kavrayan ve sorgulayan iradedir.
1. Mossad Bağlantısı ve "Devletler Üstü" Casusluk
Yeni açıklanan belgelerde Epstein ile eski İsrail Başbakanı Ehud Barak arasındaki e-posta trafiği dikkat çekiyor. 2017 ve 2018 yıllarına ait yazışmalarda Epstein’ın Barak’a (yanına bir gülen yüz emojisi ekleyerek) "Mossad için çalışmadığımı açıkça belirtmelisin" yazdığı görülüyor. Bu durum, Epstein ağının sadece bir "fuhuş zinciri" değil, aynı zamanda küresel istihbarat servisleri için bir şantaj ve veri toplama operasyonu olduğu iddialarını siyasi literatürün zirvesine taşımıştır.
2. Siyasi Deprem: İstifalar ve İfadeler
İngiltere: İşçi Partisi’nin ağır toplarından eski Büyükelçi Peter Mandelson, Epstein ile olan karanlık bağları ve ortaya çıkan yeni fotoğraflar nedeniyle 2 Şubat 2026’da istifa etti. Başbakan Starmer, Mandelson’ın asalet unvanının geri alınması için yasal süreç başlattı.
ABD: 3 Şubat 2026 itibarıyla, Bill ve Hillary Clinton’ın yeni belgeler ışığında yeniden ifadeye çağrılacağı konuşuluyor. Adalet Bakanlığı üzerindeki "sansür" baskısı, Kongre üyelerinin sert tepkisiyle kırılmış durumda.
3. Teknoloji Devlerinin "Kusursuz" İmajındaki Çatlaklar
Elon Musk: "Epstein'ı tanımıyorum" beyanları, 2013 yılına ait e-postalarla sarsıldı. Belgeler, Musk’ın Epstein’ın adasına ziyaret planladığına dair yazışmaları içeriyor.
Bill Gates: Epstein tarafından hazırlanan "taslak e-postalar", teknoloji devinin ticari sırlarından özel hayatındaki çatlaklara kadar birçok konunun birer şantaj unsuru olarak arşivlendiğini kanıtlıyor.
4. Türkiye Bağlantısı ve Yerel Yansımalar
Belgelerde, Türkiye’deki bazı seçkin eğitim kurumlarının yönetiminde yer almış isimlerin, Epstein’dan "bağış toplama" amacıyla yardım talep ettikleri iddiaları yerel siyaseti hareketlendirdi. Muhalefetin soru önergeleriyle, bu ağın Türkiye ayağının şeffaf bir şekilde soruşturulması toplumsal bir talebe dönüştü.
Siyasi Bir Analiz: Batı’nın İflası ve Doğu’nun Sapkınlığı
Epstein davası, Batı merkezli "liberal demokratik" düzenin ahlaki iflasının somut kanıtıdır. 2026 yılında yayımlanan bu 3 milyon sayfalık arşiv; adaletin sadece güçsüzler için işlediği bir dünyada, güç sahiplerinin kurduğu paralel hukuk düzeninin otopsisidir.
Ancak asıl acı olan şudur: Jeffrey Epstein sadece Amerika'da değil! Küçük kızları zenginlere pazarladığı için lanetlediğimiz Epstein’ın yerli versiyonları, bugün ülkemizde "din" ve "gelenek" maskesi altında aramızda dolaşıyor.
7 yaşındaki çocuğun evlenebileceğini savunan sözde din adamları,
9-10 yaşındaki kız çocuklarını evlendirmeyi hak sayan tarikat şeyhleri,
Afganistan’da "Bacha Bazi" geleneği adı altında erkek çocuklarını istismar eden zihniyet...
Soruyorum: Epstein ahlaksız da, işin içine dini sokarak çocuk istismarını meşrulaştıranlar ahlaklı mı? Batı medeniyeti pislik içindeyse, çocuk yaşta evliliği savunan Doğu zihniyeti temiz mi?
Sonuç ve Çağrı
İnsanlık, her iki kutuptaki sapmayı da aynı şiddetle lanetlemelidir. Türkiye, dinin arkasına saklanan bu tür figürleri acilen mercek altına almalı ve hukuk önünde hesap sormalıdır.
Batı’nın şantaj ağlarından Doğu’nun karanlık hücrelerine kadar tek bir gerçek vardır: Hiçbir güç, hiçbir ideoloji ve hiçbir dogmatik inanış bizim çocuklarımızdan daha önemli değildir. 04.02.2026
Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı