Korku her şeyi susturabilir.
Ama her zaman sonsuza kadar değil.
Bulgaristan’da korku rejimi yıllarca işledi. İnsanları alıp geri getirdi. Evleri dinletti. Komşuları birbirine düşürdü. Çocukları tanığa, sessizleri suç ortağına çevirdi. Konuşmayı tehlike, susmayı erdem hâline getirdi.
Ve bir noktada, artık konuşacak kimse kalmadı.
İşte 1989 tam olarak budur:
Suskunluğun bittiği an.
Konuşamayan Gitti
1989’da olan şey ani değildi. Bir patlama değildi. Bir isyan değildi. Silahlı bir karşı duruş hiç değildi.
1989, yıllarca konuşamayan insanların sessizce kalkıp gitmesiydi.
İnsanlar şunu anladı:
• Konuşursan başına iş gelir.
• Susarsan kimliğin silinir.
• Kalırsan yok olursun.
Geriye tek seçenek kaldı:
Gitmek.
Bu yüzden yüz binlerce insan:
• evini,
• mezarını,
• hatırasını,
• dilini
arkasında bırakarak yola çıktı.
Bu bir göç değildi.
Bu bir kaçıştı.
Korku Yenildi mi?
Hayır.
Korku yenilmedi.
Korku, istediğini aldı.
Çünkü insanlar:
• haklarını alarak gitmedi,
• hesap sorarak gitmedi,
• konuşarak gitmedi.
Giderek kurtuldu.
Bu yüzden korku rejimi çökerken bile iz bıraktı. Arkasında boş köyler, suskun mezarlıklar, parçalanmış aileler bıraktı.
Ve en acısı:
Konuşulamayan bir geçmiş.
Geride Kalan Korku
1989’dan sonra kapılar artık gece çalınmadı.
Ama korku, insanların içinde yaşamaya devam etti.
• Türkçe hâlâ temkinle konuşuldu.
• İnanç hâlâ içte yaşandı.
• Hafıza hâlâ fısıltıyla aktarıldı.
Çünkü korku, sadece bir dönem değil;
bir alışkanlık bırakmıştı.
Bu Seri Neyi Anlatmaya Çalıştı?
Bu seri, Bulgaristan’da yaşananları sadece “olaylar” olarak anlatmadı.
Şunu göstermeye çalıştı:
Soykırım her zaman kurşunla başlamaz.
Bazen:
• korkuyla başlar,
• suskunlukla büyür,
• göçle tamamlanır.
Bu yüzden bu hikâyede en büyük suç, sadece yapanlar değildir.
Sordurmayanlardır.
Susturanlardır.
Korkuyu yönetenlerdir.
Son Söz
Bulgaristan’da yaşananlar geride kaldı sanılıyor.
Ama korku anlatılmadıkça, geçmiş bitmez.
Bu yazı dizisi şunu söylemek için yazıldı:
Korku bir duygu değildir.
Korku bir rejimdir.
Ve o rejim,
en çok hiçbir şey olmamış gibi davranıldığında kazanır.
Soykırımın başı korkudur.
Ortası sessizliktir.
Sonu ise gitmektir.
Bu seri burada bitiyor.
Ama anlatılması gerekenler bitmedi.