Değerli misafirler,
Aziz gönül insanları,
Bugün sizlere yalnızca bir şehirden değil;
bir çağ açan yürüyüşten söz edeceğim.
Bugün sizlere,
Rumeli topraklarına ilk adımı atan,
o topraklarda ilk ezanı okuyan
ve bir imparatorluğun kaderini değiştiren iradeden söz edeceğim.
Bugün sizlere Kırcaali’yi anlatacağım.
Buhara’dan Çıkan Ses
Kırcaali’nin hikâyesi,
Buhara’da başlar.
Buhara;
ilimdir, hikmettir, duadır.
Kırcaali,
işte bu duayla büyüdü.
Ve o dua,
onu durduğu yerde bırakmadı.
Ahlat: Anadolu’nun Tapusu
Yol onu Ahlat’a getirdi.
Ahlat,
Anadolu’nun tapusudur.
Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan
Selçuklu Mezarlığı,
dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlığıdır.
O mezar taşları,
kılıçtan daha kalıcıdır.
Çünkü onlar der ki:
“Biz bu topraklara geçici gelmedik.”
Kırcaali,
burada sadece yaşamadı;
Anadolu’nun vatan olduğunu öğrendi.
Rumeli’ye İlk Geçiş, İlk Ezan
Ve sonra…
Çanakkale.
Bir deniz,
bir eşik,
bir kader.
Kırcaali,
Rumeli topraklarına ilk geçenler arasında yer aldı.
Ama asıl önemli olan şudur:
Rumeli’de ilk ezanı okuyanlardandır.
O ezan,
sadece bir çağrı değil;
bir mühürdür.
O ezanla Rumeli,
sadece fethedilmedi;
vatan oldu.
Edirne ve Çirmen: Akılla Kazanılan Zafer
Edirne…
Ve 1371 Çirmen Zaferi.
70 bin kişilik Haçlı ordusuna karşı
800 atlı.
İmkânsız gibi görünen bir tablo.
Ama o safta,
Kırcaali vardı.
Kılıçtan önce aklıyla,
sayılardan önce stratejiyle,
korkudan önce imanla yürüyenlerin safında.
O gece kazanılan zafer,
yalnızca bir savaş değil;
bir imparatorluğun doğum anıydı.
Rodoplar: Ezanın Şehre Dönüşmesi
Kırcaali,
zaferden sonra durmadı.
Rodoplar’a yürüdü.
Arda Nehri kıyısında
bir köy kurdu.
Bu köy,
sıradan bir yerleşim olmadı.
Bu köy;
ezanla başlayan yürüyüşün
şehre dönüşmüş hâliydi.
Ve o köyün adı:
Kırcaali.
Kırcaali Nedir?
Kırcaali;
– Rumeli’ye ilk adımın cesareti,
– İlk ezanın yankısı,
– Çirmen’de aklın zaferi,
– Rodoplar’da kurulan ebediyettir.
Kırcaali,
bir insanın
bir coğrafyaya iman bırakmasının adıdır.
Son Söz
Değerli misafirler,
Eğer bugün Rumeli’de bir ezan hâlâ okunuyorsa,
bu tesadüf değildir.
O sesin ilk nefesi,
Kırcaali’nin nefesidir.
Ve o nefes bize şunu söyler:
“Köküne sahip çık,
ezanına sahip çık,
vicdanına sahip çık.”
Bu bilinçle,
bu duyguyla…
Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.