Bazı insanlar vardır; başkasının başarısını duyduğunda yüzünde belirsiz bir gölge dolaşır. Tebrik eder ama bir yerinde huzursuz bir kıpırtı hissedilir. Çünkü içten içe şu soruyu sorar:
“Onun parlaması benim sönmem anlamına mı geliyor?”
Oysa insanın içindeki ışık dışarıdan gelen hiçbir parıltıya ihtiyaç duymaz. Gerçekten ışığı olan bilir ki parlamak bir yarış değildir; herkesin ışığı kendine özgüdür. Birinin parıltısı diğerinin ışığını gölgelemez. Asıl sorun, dışarıdaki ışıkta değil, kişinin kendi içindeki karanlıkla yüzleşememesindedir.
Günümüzün hızlı dünyasında kıyas, en sinsi alışkanlık hâline geldi. Sosyal medyada gördüklerimiz, duyduklarımız, başkalarının gösterişli başarı hikâyeleri… Hepsi kendi değerimizi sorgulamamıza neden olabiliyor. Fakat unuttuklarımız var:
Hakiki başarı, dışarıya bakarak değil; aynada kendi gözlerimizin içine bakarak ölçülür.
Kendi ışığına güvenenler, başkalarının parıltısına bakınca tehdit değil, çeşitlilik görür. Çünkü bilirler: Işık yalnız başına büyümez, temas ettikçe çoğalır. Bir başkasının yükselişi, bizim alçalışımız anlamına gelmez. Tam tersine, bazen bize yol gösteren bir işarettir.
Işığıyla barışık insan, gölgesinden de korkmaz. Gölge, ancak ışık varsa oluşur. Kendi karanlık yanlarımızı kabul edemediğimiz sürece, başkalarının ışığı hep gözümüzü alır. Oysa içsel barış, “Benim zaaflarım var ama ışığım da var.” diyebildiğimiz anda başlar.
Ve o anda başkasının parıltısı artık rahatsız etmez; ilham verir.
Bu noktada maviyi hatırlamak gerekir. Çünkü mavi, sonsuzluğun rengidir. Gökyüzü gibi geniş, deniz gibi derin… Mavi bize şunu fısıldar: Her birimizin parlaması için kâfi derecede yer var bu hayatta. Kimsenin ışığı kimsenin payını eksiltmez. Sonsuzluk, paylaşılabilen bir alandır.
Gerçek olgunluk; alkışın sesiyle değil, özdeğerin sessizliğiyle yürümektir. Kendi ışığına güvenen insan, ışığını gizlemez ama başkalarının ışığını da kısmaya çalışmaz. Parlamanın asaletini bilir: Sessizdir, gösterişsizdir, kendiliğindendir.
Bugün bir kez daha kendimize hatırlatalım:
Kendi ışığına güvenenler, başka parıltıdan rahatsız olmaz.
Çünkü bilirler ki önemli olan daha çok parlamak değil; ışığını karartmadan, kimseyi söndürmeden yoluna devam edebilmektir.
Mavi sonsuzluğun rengidir…
Gönül dostlarıma,
saygılarımla…