Yunus Uzun
Kendi dediklerini duymamak için sürekli konuşuyorlar.
16.03.2026 21:44:00
Bugünün siyasetinde de çoğu zaman gördüğümüz manzara tam olarak budur. Çok konuşan, çok vaatte bulunan ama kendi sözlerinin ağırlığını duymaktan kaçan bir siyaset anlayışı… Eğer söylediklerini gerçekten bir kez olsun durup dinleseler; şehrin sorunlarının hâlâ yerinde durduğunu, verilen sözlerin çoğunun havada kaldığını ve insanların umutlarının giderek yıprandığını belki onlar da fark edecekler.
Erzurum yıllardır büyük sözler, büyük projeler ve parlak cümleler duymaya alıştı. Ama bugün dönüp baktığımızda şehir hâlâ göç veriyor, gençler umutlarını başka şehirlerde arıyor, esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bu tablo karşısında insanın aklına tek bir soru geliyor: Bu şehir gerçekten sahipleniliyor mu?
Siyaset; kürsülerde konuşmak değil, şehirlerin kaderine omuz vermektir. Erzurum’un ihtiyacı olan şey de tam olarak budur: Gürültü değil, sorumluluk. Söylem değil, samimiyet. Vaat değil, gerçek çözümler.
Bugün Erzurum’un sokaklarında dolaşan herkes şunu hissediyor: Bu kadim şehir, tarih boyunca nice zorlukları aşmış olsa da artık yalnız bırakılmış gibi. Oysa Erzurum sahipsiz değildir; sahipsiz bırakılmamalıdır. Bu şehir sadece haritada bir nokta değil, bir kültürün, bir direncin ve bir hafızanın taşıyıcısıdır.
Eğer siyaset gerçekten bu şehrin sesini duymak istiyorsa, önce kendi sözlerini dinlemeyi öğrenmelidir. Çünkü bazen çok konuşmak değil, doğru olanı yapmak şehirlere nefes olur.
Ve unutulmamalıdır:
Erzurum sahipsiz bir şehir değil; sadece sahip çıkacak cesur ve samimi iradeyi bekleyen bir şehirdir.








