İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ
12.03.2026 15:49:00
Bugün, 12 Mart 2026 Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin önemli günlerinden biri. Bilirsiniz toprak ve bağımsızlık bir milletin devlet olmasının olmazsa olmazıdır. Devlet olmanın, bağımsızlığın sembolleri ise bayrak ve milli marştır. Bizim Milli marşımız 12 Mart 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Tam 105 yıl önce milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı bu eser, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi olarak sonsuza dek yaşayacaktır.
Şu marşın güzelliğine bir bakın Allah aşkına! Sadece bakmakla kalmayın bir de yürekten okuyun! Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini, vatan sevgisini ve milli birliği yansıtan bu marşın her kıtası, farklı bir tema ile milletimize cesaret, fedakârlık ve inanç mesajları vermektedir.
Hadi ÖNAL/12 Mart 2026/ Elazığ
İSTİKLAL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
***
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!
***
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
***
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?
***
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
***
Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı;
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.
***
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
***
Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
***
O zaman vecd ile bin secde eder –varsa– taşım;
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek Arş’a değer, belki başım.
***
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!
Mehmet Akif ERSOY






