Yorumlar (0)

Ali Berham Şahbudak


"İLKELER Mİ, KOLTUKLAR MI?


CHP’deki İdeolojik Savrulmanın Perde Arkası!"
Atatürk'ün partisi her ipte oynayanların değil, Altı Ok'a namusuyla bağlı olanlarındır.

Barış Terkoğlu'nun belgelerle anlattığı bu tablo, CAP 'ın neden bir zorunluluk olduğunun en büyük kanıtıdır.

"CHP’de ‘Değişim’ Maskesi ve İdeolojik Savrulma"

Cumhuriyet Halk Partisi’nin mevcut yönetimi; gerçek Atatürkçüleri ve samimi yurtseverleri daha ne kadar ‘değişim’ masallarıyla oyalayacaktır? 2023 sonrasında partinin nereye sürüklendiği meçhuldür. Belediyelerde ve parti kademelerinde en kritik görevlere getirilen isimlerin geçmişleri AKP, MHP veya BBP saflarıyla doluyken, mevcut yönetim hangi yüzle ‘siyasi mücadele’ verdiğini iddia etmektedir?

Kendi öz evlatlarını dışlayıp, meclis üyeliklerini ve adaylıkları dışarıdan devşirme isimlere peşkeş çekmek, CHP’ye değil ancak Cumhur İttifakı’na hizmet eder. İstanbul başta olmak üzere pek çok kritik noktada belediye meclislerinin siyasi rakiplere altın tepside sunulması, bu ‘kayıkçı kavgasının’ en acı kanıtıdır. 30 yıldır koltuklarına çöreklenenlerin, partinin kapılarını sağ transferlere sonuna kadar açması; bu değişimin CHP için değil, iktidarın devamlılığı için yapıldığının göstergesidir.

Atatürk’ün partisinin oylarını hülle yoluyla sağa devreden bu zihniyet, millete nasıl bir izahat borçludur?

"Sol Gösterip Sağ Vuranlar: CHP Nereye Koşuyor?"

Atatürk’ün partisinin içine düştüğü bu çürümüşlük, gerçek yurtseverlerin sabrını taşıracak noktaya gelmiştir. 2023 sonrası sahnelenen bu orta oyununda başrolü, partiyi sağ partilerin arka bahçesine çevirenler oynamaktadır. Yönetim kadrolarına bakıldığında görülen AKP-MHP-BBP kökenli isimler, verilen mücadelenin halk için değil, koltuk paylaşımı için olduğunun tescilidir.

Belediyeleri ve meclis üyeliklerini ‘ithal’ isimlerle doldurarak belediye meclislerini AKP’ye teslim etmek, bir siyasi hata değil, bilinçli bir operasyondur. Sözde değişim diyenlerin, çeyrek asırdır partinin üstüne bir kabus gibi çökmüş olması trajikomiktir. Gerçek Atatürkçüleri tasfiye edip sağdan adam devşiren bu yönetim; CHP’yi mi güçlendiriyor yoksa Erdoğan’ın önünü mü açıyor? Bu bir siyasi mücadele değil, bir ‘teslimiyet’ projesidir.

"İkiyüzlü siyaset", "nereye koşuyor?" gibi temaları ve "sol gösterip sağ çalışma" ikilemini vurgulayacağım. Atatürk'ün kararlı duruşu ise bu çelişkilerin üzerinde, bir yargıç veya yol gösterici gibi konumlanacak. İki alternatifli metninizin özünü, CHP'deki iç tartışmaları ve sağa kayışı sembolize eden unsurlarla görselleştireceğim.

"Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin mevcut yönetimi; ‘değişim’ adı altında gerçek Atatürkçüleri ve samimi yurtseverleri daha ne kadar kandırabilecektir? 2023 sonrası süreçte, parti kademelerinde ve belediye yönetimlerinde en üst görevlere getirilen isimlerin AKP, MHP ve BBP kökenli olması; verilen siyasi mücadelenin samimiyetini tamamen ortadan kaldırmıştır. İstanbul başta olmak üzere birçok belediyede, meclis üyeliklerinin bilinçli bir stratejiyle bu devşirme isimlere teslim edilmesi neticesinde, belediye meclislerindeki sayısal üstünlük ve kontrol yeniden iktidar blokuna altın tepside sunulmuştur. 30 yıldır koltuklarına hükmedenlerin başlattığı bu sözde değişim, Atatürkçüleri tasfiye ederek sağdan isim devşirme operasyonuna dönüşmüştür. Bu durum, CHP’nin güçlenmesine değil; bilakis Cumhur İttifakı’nın siyasi emellerine hizmet eden bir 'kayıkçı kavgası' ve milletin oylarına karşı yapılmış bir hiledir."

CHP’deki İlkesizlik Çıkmazı ve Gerçek Atatürkçülerin Yolu

"Atatürk’ün savaş meydanlarında kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, bugün maalesef ideolojik bir pusulasızlığın pençesindedir. Siyasi kamuoyunun ve cesur kalemlerin (Barışların) de belgeleriyle ortaya koyduğu gerçek şididr: 2023 sonrası 'değişim' iddiasıyla yola çıkanlar, partiyi Atatürkçü bir öze döndürmek yerine; ilkesizliği bir strateji haline getirmişlerdir.

Bugün CHP yönetimi, 'her ipte oynayan' bir anlayışla; AKP’den, MHP’den ve diğer sağ cenahtan devşirilen isimleri en üst kademelere taşımaktadır. Kişilere endeksli, ideolojiden yoksun bu 'zikzak siyaseti', sadece seçmeni kandırmakla kalmamakta; aynı zamanda belediye meclislerini ve parti iradesini fiilen Cumhur İttifakı’nın anlayışına teslim etmektedir.

Bizim farkımız tam da buradadır:

Siyaset, sadece koltuk kazanmak için her kılığa girmek değildir. Siyaset, bir namus borcu gibi ilkelere sadık kalmaktır. CHP, Altı Ok’tan koptuğu ve 'ilkesizliği' yol edindiği için başarısızlığa mahkûmdur.

Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi (CAP), bu savrulmaya karşı bir barikattır. Biz; kişilerin ikbali için değil, Atatürk’ün tam bağımsızlıkçı ve aydınlanmacı ideolojisini yeniden devletin merkezine taşımak için varız. Taklitlerle veya transferlerle değil; kendi öz gücüyle, tam Atatürkçü çizgide yürüyenlerin partisiyiz.

Gerçek Atatürkçülerin iradesi ne devşirme siyasetçilere ne de koltuk sevdalılarına teslim edilecektir. Meşale yeniden ellerimizde yükseliyor!"

Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı.