Made in İtaly cümlesini göğüslerini gere gere söylüyor ardından sıralıyorlar dünyaca ünlü onlarca İtalyan markasını.
Fason üretim ile amelelik ile değil, tasarım ile markalaşarak kazandıklarını söylüyorlar.
Çoğu ürünün devamı bile yok, kişiye özel, pahalılar ama satıyorlar, taliplisi çok!
Biz alamadık o ayrı!
İşçilikleri gerçekten harika.
Süte su, yüne naylon, betona deniz kumu, baharata kiremit tozu, söze yalan, Ayete hadis katmıyorlar!
***
Birkaç mağazada pazarlık yapayım niyeti ile indirim talep ettim, cevap dahi vermediler, nazikçe etiketi gösterdiler!
En küçük İtalyan dükkânlarında dahi önceden etikete yansımış sezon sonu ve ya seri sonu nedenlerinden kaynaklı bir indirimleri varsa var, yoksa yok!
İtalya’da pazarlık sadece “Müslüman” satıcılarda!
Önce 30 euro, baktı alıcı değilsin 20, gidici gibiysen 10!
Zaten o ürünler de İtalyan malı değil, İtalyan kendi ürettiğini ayağa düşürmüyor!
Bangladeşli, Pakistanlı, Mısırlı, Tunuslu dindaşlarımız turistik bölgelerde özellikle hizmet sektörü ve seyyar satıcılığın tamamında varlar…
Pazarlık sünnettir diye öğrettiler ya bence İslami bir yöntem değil!
Anlamlı bir öğretimiz de der ya “pazarlık mı olur helal dükkânda” diye…
Öyle işte!
***
Okumaya ve okumuşa önem veriyorlar! “ikra”
On binlerce görülesi binaları eserleri yapıları var, sadece Roma’da İtalya’da da değil İstanbul’da yaptıkları sanat eserleri bu gün hala ayakta!
Müteahhit gibi değil mühendis gibi mimar gibi tasarlamışlar binalarını!
Mücahitlikten müteahhitlik gibi hiç değil!
Neyse…
***
Aslında gerçek düşüncelerimi tam yansıtacak cümleler kuramıyorum, zaten cahilim maksadımı aşarım diye endişe ettikçe, yazıp yazıp siliyorum!
Adamlar Hristiyan ama belli ki pek çok işi ehline vermişler!
Alakasız eğitimlere sahip kişiler, tahsilleri ile alakasız konularda söz, makam ve yetki sahibi değil!
Sadıklar yerine Ragıpları tercih etmişler!
Bir işi çok yönlü düşünüp akledip bir kere yapmaya çalıştıklarını hissettirdiler!
Yap boz işleri pek tercih etmemişler!
Kuran-ı kerim de de sıkça vurgulandığı gibi, düşünmek, akletmek…
Zamanında özellikle “kilise merkezli” siyasal, yönetimsel çok sıkıntıları varmış, bir temiz eller operasyonu yapmışlar, olabildiği kadar yıkanmış paklanmışlar!
Ellerini, illerini, üstlerini, başlarını(!)
***
Sokakları biraz dar diye küçük araba tercih ediyorlar!
Kaliteli yiyor, kaliteli giyiyor, kaliteli yaşıyorlar ama, şaşalı değiller!
Bizde ki konfor düşkünlüğünün yarısı bile yok hayatlarında!
Ne yalan söyleyeyim beğendim, hem İtalya’yı hem de İtalyanları, bize benzediklerini duymuştum yalanmış!
Alakamız yok!,
Ben beğendim ama muhtemelen onlar beni beğenmemiş olabilirler!
Özenirim ama benzemem özendiklerime!
***
Osmanlının son dönemlerinde başlayan batı hayranlığının gerekçeleri arasında!
Savaşmadığı zamanlarda idare etmenin pek mümkün olmadığı profesyonel yeniçeri ordusunun ihtiyaçlarını karşılamak!
Hanedanlığının devamı için gereken nüfus toprak ve dünyevi ganimetler elde etmek gibi sebepler de bulunan fetihler ve seferlerden harap düşen milletimizi ayağa kaldırmak için biraz ihmal ettiğimiz eğitimin içini doldurma ne kadar geri kaldığımızı görme amaçlı gezilerin önü açılınca mı?
Yani bir anlamda da savaşmak yerine tanımaya çalışınca mı?
Başladı diye düşünürken, dönüş yoluna geçtik elhamdülillah.
Zihnim tam bulanmadan vardım memleketime.
***
Zaten gidiş amacım papa İznik’e geldi diyeydi.
İznikli değilim ama İzmitli olarak iade-i ziyaret yapayım ben de onların memleketinde Müslümanca ibadet edeyim diye gitmiştim, Roma Camiinde nasip oldu hamdolsun.
Vatikan’a selamünaleyküm diye usulünce girip ahaliyi Allah’ın adı ile selamladıktan sonra GAZZE’de ki soykırımın duyurmak, üzerinde GAZZE yazan pankartları Noelleri vesilesi ile Vatikan’da bulunan dünya basınına gösterilmesine katkı sağlayanlardan olmak ayrı bir mutluluk oldu benim için.
Hazırlık yapan, müsaade eden tüm İtalyanlara Vatikan görevlilerine ayrı ayrı teşekkür ederim.
GAZZE konusunda “benden” daha samimi olduklarını söylemezsem ayıp etmiş olurum.
Öyle işte.
***
Nedense her yurt dışı dönüşünde Kuzey Kore yönetimine daha çok hak veriyorum, bence de kimse ülkesinin dışına çıkmasın, yabancı tv kanallarını izlemesin, herkes hayatı kendi şehrinden kendi milletinden, kendini yönetenlerden ve kendinde ibaret sansın, böyle mutlu olma ihtimali daha yüksek sanki!
#DiyedüşündüCka.
Sürç-ü lisan ettimse hamd ola.




