Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan…
Aziz milletim,
Bir kez daha rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı, gökyüzünün dualarla aydınlandığı o mübarek zaman dilimine erişmenin huzurunu yaşıyoruz. Şehr-i Ramazan… Sadece takvimde bir ay değil; ruhumuzun arınışı, nefsimizin terbiyesi, kalbimizin dirilişidir.
Her yıl gelir… Ama her gelişinde bizi yeniden inşa eder. Unuttuğumuz kulluğumuzu hatırlatır. Gücümüzle övünürken aslında ne kadar aciz olduğumuzu yüzümüze vurur. Sahip olduklarımızın emanet olduğunu öğretir. Ve en önemlisi; kalbimizin derinliklerinde saklı duran o hakiki “biz” ile bizi yeniden buluşturur.
Hamdolsun ki, rahmet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’e kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbim; sağlığı elveren kardeşlerimizin tutacağı oruçları, kılınacak namazları, edilecek duaları dergâh-ı izzetinde kabul eylesin.
Ramazan; aç kalmak değildir yalnızca.
Ramazan; tokken açın halini anlamaktır.
Ramazan; sofradaki nimeti paylaşmaktır.
Ramazan; kalpteki kini boşaltıp yerine merhameti koymaktır.
Büyük Türk Milleti…
Bizler tarih boyunca sofrayı büyüten, ekmeği bölüşen, yetimi gözeten bir millet olduk. İftar vakti ezanla birlikte semaya kalkan ellerimiz sadece kendi hanelerimiz için değil; vatanımızın selameti, milletimizin huzuru, devletimizin bekası için de dua eder.
Çünkü biz biliriz ki; Bir milletin gücü sadece ordusuyla değil, duasıyla da ölçülür.
Bu mübarek ayda büyüklerimizle aynı sofraya oturmak, onların ellerini öpmek, hayır dualarını almak bizler için en büyük zenginliktir. Çocuklarımızın gözlerindeki iftar heyecanı, gençlerimizin camilere koşuşu, minarelerden yükselen mukabele sesleri… İşte Ramazan budur. İşte diriliş budur.
Bugün dualarımız;
Anadolu’dan Türkistan’a, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinde yaşayan soydaşlarımız için olsun.
Mazlumlar için olsun.
Yetimler için olsun.
Bayrağımızın gölgesinde huzurla yaşamak için olsun.
Ramazan, sadece bireysel bir ibadet zamanı değildir. Aynı zamanda bir millet olma şuurunun tazelendiği aydır. Aynı kıbleye yönelmenin, aynı duaya “âmin” demenin, aynı ekmeği paylaşmanın adıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle; Aziz milletimizin, gönül coğrafyamızdaki soydaşlarımızın, din kardeşlerimizin ve Türk-İslâm âleminin Ramazan-ı Şerif’ini hürmetle ve muhabbetle tebrik ediyorum.
Rabbim; birliğimizi daim, dirliğimizi kaim, gönüllerimizi huzurla mamur eylesin.
Hoş geldin ey kalpleri yıkayan ay…
Hoş geldin ey rahmet iklimi…
Hoş geldin ya Şehr-i Ramazan…
Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar