Hayat bize çoğu zaman eksiklerden şikâyet etmeyi öğretir. Daha çok para, daha çok güç, daha çok başarı, daha çok sevgi… Oysa kimse bize fazlanın da bir bedeli olduğunu anlatmaz. Halbuki doğanın en değişmez kanunlarından biridir bu: Her şey kararında güzeldir. Fazlası ise yavaş yavaş zehre dönüşür.
Güç mesela… Yerinde olduğunda adaleti sağlar, insanı korur, düzeni ayakta tutar. Ama ölçüsünü kaybettiğinde zalimliğe evrilir. İnsan, sahip olduğu kudret arttıkça kendini sorgulamayı bırakırsa, güç karakterini büyütmez; aksine içindeki karanlığı büyütür. Çünkü güç, insanın içindekini açığa çıkarır.
Dinlenmek gereklidir. Ruhun ve bedenin onarımı için şarttır. Fakat fazlası, üretkenliğin düşmanı olur. Sürekli konfor alanında kalan bir insan, zamanla hayata karşı cesaretini kaybeder. Rahatlık bağımlılık yapar; bağımlılık ise gelişimi durdurur.
Yemek hayattır, su hayattır, sevgi hayattır. Ama suyun fazlası boğar, ateşin fazlası yakar, sevginin fazlası kör eder. Aşırı sahiplenme sevgiyi zehirler; ölçüsüz ihtiras kalbi katılaştırır; kontrolsüz öfke yılların emeğini bir anda yıkar. Çoğu kırgınlık kötülükten değil, dozunu ayarlayamamaktan doğar.
Toplum olarak da aynı yanılgıyı yaşıyoruz. Daha hızlı, daha zengin, daha görünür olma telaşı içindeyiz. Oysa hız arttıkça derinlik azalıyor. Gürültü çoğaldıkça anlam kayboluyor. Çok konuşuyor, az dinliyoruz. Çok tüketiyor, az şükrediyoruz. Çok istiyor, az yetiniyoruz.
Belki de sorun, iyi ya da kötü olmamız değil; ölçüyü kaybetmemiz. Çünkü aşırılık, her duygunun dengesini bozar. Fazla korku insanı esir eder; fazla neşe insanı savurur; fazla nefret ruhu karartır. İnsan çoğu zaman kötülükten değil, ölçüsüzlükten zarar görür.
Hayat bir denge sanatıdır. Ne eksik kalacak kadar az, ne de taşacak kadar fazla… Kararında olan şifadır. Kararında olan huzurdur. Kararında olan sürdürülebilirdir.
Belki mutluluğun sırrı daha fazlasında değil, yeterince olanda saklıdır.
Belki de gerçek bilgelik, “ne kadar?” sorusunu sormayı öğrenmektir.
Çünkü her şeyin fazlası zehirdir.
Ve insanı yaşatan, miktar değil; dengedir.