Haddini Bilmek!
24.03.2026 13:48:00

Ne okursan oku.
İster diplomanın üzerinde “ilkokul” yazsın, ister dünyanın en prestijli üniversitesinin adı parlasın.
İster biri her gün taştan ekmek çıkarsın, ister diğeri icadının adını taşa kazıtsın…
Hiç fark etmez.
Çünkü insanlığın gerçek ölçüsü, ne bildiğin değil, haddini bilip bilmediğindir.
Bilgi, ne kadar çok olursa olsun, eğer sahibini kibirli, küçümseyici ve hoşgörüsüz kılıyorsa, o bilgi bir yükten ibarettir.
Okumuş cahil, okumamış cahilden çok daha tehlikelidir; çünkü ilkokul mezunu cahil, en fazla kendi hayatını zehir eder. Üniversite bitirmiş, unvan sahibi cahil ise hem kendi hayatını hem de etrafındakilerin hayatını zehir eder. Üstelik bunu “ben haklıyım” diye yapar, “ben daha bilgiliyim” diye yapar, “ben daha üstünüm” diye yapar.
Oysa gerçek olgunluk, büyük laflarda değil, küçük jestlerde gizlidir:
Karşısındakini dinleyebilmekte,
yanlışını kabul edebilmekte,
farklı düşünene saygı duyabilmekte,
ve en önemlisi, “ben her şeyi bilmiyorum” diyebilmekte.
Sonuçta kimin daha cahil olduğunu
ne diploma söyler, ne makam, ne servet, ne de takipçi sayısı.
Kimin daha cahil olduğunu,
sadece sergilediği hoşgörü, terbiye ve insanlık belli eder.
Bilgili olmak kolaydır.
İnsan olmak zordur.
Bilgiyi elde etmek için yıllar yeter.
Haddini bilmek için ise ömür boyu çaba gerekir.
Unutmayalım:
En büyük ilim, ilmin de üstünde bir şey olduğunu fark etmektir.
O şeyin adı: Haddini bilmek.
Ve haddini bilen insan,
ne kadar az şey bilirse bilsin,
aslında en çok şeyi bilen insandır.
Çünkü o, insanlığın en nadir ve en kıymetli sırrını çözmüştür.
Gerçek büyüklük, kendini büyük görmemektedir.
Mithat Güdü
Emekli İmam Hatip ve Gazeteci-Yazar








