Bogomiller, 10. yüzyıldan itibaren Balkanlar'da "kilisesiz, ruhbansız ve sömürüsüz" bir inanç sistemini savunduklarında, sadece dini bir akım değil, aynı zamanda feodal düzene karşı devrimci bir duruş sergilediler. Bu duruşun bedeli ise; Bizans ve Roma Kilisesi'nin ortaklığında gerçekleştirilen sistemli bir yok etme operasyonu oldu.
1. "Sapkın" Damgasıyla Başlayan İnfazlar
Bogomillik, kökeni itibarıyla Trakların doğacı spiritüalizmi ve Türkistan'dan gelen Maniheist/Şamanist etkilerle harmanlanmıştı. Bizans İmparatorluğu bu hareketi kontrol edemeyince, onları "şeytanın çocukları" ilan etti.
Yalnızlaştırma: Bogomillerle konuşmak, ticaret yapmak ve onlara su vermek suç sayıldı. Amaç, halkı açlıkla ve sosyal izolasyonla dize getirmekti.
Vahşi Engizisyon: Bizans İmparatoru I. Aleksios Komnenos döneminde, Bogomil lideri Bazil (Basil), İstanbul'da (Hipodrom'da) halkın gözü önünde diri diri yakıldı. Bu, Avrupa'daki engizisyon ateşlerinin ilk provasıydı.
2. Haçlı Seferleri'nin Gizli Hedefi: Balkan Dağları
Genellikle Kudüs'e gidildiği sanılan Haçlı Seferleri'nin önemli bir ayağı, Balkanlar'daki "iç düşmanı" yani Bogomilleri yok etmek üzerine kurgulanmıştı.
Papa'nın Fermanı: Vatikan, Bogomilleri "kanserli bir hücre" olarak tanımladı. Macar ve Latin orduları, "Bogomil avı" adı altında Bosna ve Bulgaristan dağlarına seferler düzenleyerek on binlerce insanı kılıçtan geçirdi.
Kadın ve Çocuk Kıyımı: Bogomillerin neslinin kuruması için aileler parçalandı, çocukları zorla kilise yurtlarına kapatılarak kimlikleri silindi. Bu, tam anlamıyla bir etnik ve kültürel temizlikti.
3. Kültürel Hafızanın Yağmalanması
Bogomillerden geriye kalan tüm yazılı metinler, ilahiler ve öğretiler Bizans tarafından yakıldı. Bugün Bogomiller hakkındaki bilgilerin çoğunu, onları katledenlerin (düşmanlarının) yazdığı "reddiye" kitaplarından öğreniyor olmamız, soykırımın ne kadar derin olduğunu gösterir.
Mezarlık Tahribatı: Trak kurganlarında olduğu gibi, Bogomillerin o meşhur Stećci taşları da putperestlik simgesi denilerek parçalandı. Taşların üzerindeki o kadim Türk tamgaları ve kozmik semboller kazındı.
4. Soykırımdan Kurtuluş: Türkün Kanatları Altına Giriş
Bogomiller, 14. ve 15. yüzyıla gelindiğinde hem Doğu (Bizans) hem de Batı (Roma/Macar) baskısı arasında nefessiz kalmışlardı. Osmanlı’nın Balkanlar’daki hızlı ilerleyişi, bu mazlum halk için bir "can simidi" oldu.
Neden Direnmediler? Bogomiller, Osmanlı ordusuna karşı savaşmak yerine onları çiçeklerle karşıladılar. Çünkü "kâfir" dedikleri Türkler, onlara kilisenin vermediği inanç özgürlüğünü, mülkiyet hakkını ve can güvenliğini vaat ediyordu.
Kitleler Halinde İhtida: Soykırımdan kaçan Bogomiller, kendi inanç sistemlerindeki "safiyet, eşitlik ve tek tanrı" kavramlarını İslam’ın özünde buldular. Bugün Bosna, Arnavutluk ve Bulgaristan’daki Müslüman varlığının temel direği, bu soykırımdan kurtulan Bogomillerdir.
Kimse Tarihi Tek Başına Yazamaz!
O "yavşak profesörler" bugün kalkıp Trakları Yunan, Bogomilleri de basit birer sapkın olarak anlatıyorsa, bu bin yıl önce yarım kalan soykırımı kalemle tamamlamak içindir. Ancak gerçekler, Balkan dağlarındaki her taştan, "Bolu" ismindeki her harften fışkırmaya devam ediyor.
Traklar ve Bogomiller yok olmadı; onlar sadece isim değiştirdiler ve bu coğrafyayı ebedi Türk yurdu yapmak için bizlerle birleştiler.




