Yorumlar (0)

Hakan DİKMEN


GİDİŞİN OLA DA DÖNÜŞÜN OLMAYA 2025…


Gazze karşımızda büyük bir problem olarak dururken, Doğu Türkistan’da ondan aşağı kalır bir yanı olmayan zulmün adımları ve diğer bölgelerde ki özellikle de İslam’a ve Müslümanlara karşı yapılan ahlaksız ve kalleş saldırılar her geçen gün hızlanırken; ülkemizde kendimizi avutmak adına kadın cinayetlerini, çocuk tecavüzlerini ve adım başı elinde bıçak veya her hangi bir silahla işlenen keyfi kan dökmelerini izlemek ve özellikle de ekonomi bombardımanı altında çaresiz bir şekilde kurbanlık misali boynunu büzerek, kaderi hakkında imkânsızın da üstünde bir mucize bekleyen garip halkımın çaresizliğini gözlemlemek, özellikle de bende senin hakkında hiç te iyi bir izlenim bırakmadı…   
Büyük şirketlerin en ağır vergi borçlarının dahi bir kalemde hem de hatır kahvesi içimi zaman diliminde ötelenerek, ertelenerek veya silinerek yapılan jestlerin karşısında; sırf üç kuruş vergi borcundan dolayı banka hesaplarına bloke konularak, aracına yakalama kararı çıkartıp ve yetmezmiş gibi içerisinde ailesiyle birlikte bir dağın başında yapılan trafik çevirme uygulaması esnasında yakalayıp, araçtan indirilen esnaf vatandaşımın çaresizliğinin göstergesi olan ve yürek yakan bir şekilde sessizlik çemberi içerisindeki ahının hesabına ne ad verebilirim ki?
Normal vatandaşımın yaşadıklarını aklıma dahi getirmek istemiyorum bile.
Oysaki,
Bir emeklinin içler acısı ve gerçekten sadakaya muhtaç dramını, asgari ücret adı altında oynanan saçma sapan bir tiyatro oyununun tekrar sahnelerini, ev sahibi denilen ortaçağ zihniyeti derebeylerinin halen daha devam ede gelen ve ne hikmetse bir türlü denetlenemeyen iktidarları yanı sıra bu ve buna benzer onlarca, yüzlerce ve hatta binlerce ve dahi milyonlarca örneğim var benim desem, kime ne şekil de duyurabilirim ki sesimi?
Hangi kadılık makamı Ömer misali verir, kanat notunu?
İsmail’in güvenini…
Yusuf’un sabrını…   
İşte o yüzdendir ki seni, hiç ama hiç sevmedim ben 2025. 
Senin, kalleş günlerinin; ihanet gecelerinde büyüttüğün hiçbir şeyi de sevmedim. Senin yücelttiğin hiçbir değerin gözüm de zerre hükmü yoktur benim. Senin zaman diliminde ki bir süreç olmanın, bana yaşattığın sıkıntıların nezdinde geri dönüşü bazen ah olarak bazen de beddua olarak yansıdığını da özellikle bilmeni isterim. 
Yani diyorum ki seni hiç ama hiç sevmedin 2025…
Mademki sana dokunamadım; gücüm yetmedi sana, o zaman gidişin ola da, dönüşün olmaya 2025…