Fide Fiyatları Çiftçiyi “Ocak”a mı Döndürüyor?
Antalya’nın Kumluca İlçesi, Türkiye’nin turfanda sebze üretiminde lokomotif bölgelerinden biri. Seracılığın kalbi sayılan bu bereketli topraklarda, yılın büyük bölümünde üretim devam ederken, ülkenin dört bir yanındaki sofralara ulaşan sebzelerin önemli bir kısmı, bu ilçeden çıkıyor.
Ancak üretimin bel kemiğini oluşturan çiftçi, bugün farklı bir sorunla karşı karşıya: fide fiyatları.
İlçede son yıllarda sayıları hızla artan fide üretim tesisleri dikkat çekiyor. Modern seralar, kontrollü ortamlar, yüksek teknoloji… Üstelik hem kurulum hem de üretim aşamasında, devlet desteklerinden faydalandıkları ifade ediliyor. Buna rağmen, üreticilerin dile getirdiği ortak şikâyet şu: Fide fiyatları düşmek yerine yükseliyor.
Öyle ki, sebze fidesi fiyatlarının neredeyse meyve fidanı ücretlerini yakaladığı belirtiliyor. Bu durum, zaten artan girdi maliyetleriyle mücadele eden turfanda sebze üreticisini, yeni arayışlara itmiş durumda.
Çiftçi Eskiye Mi Dönüyor?
Kumluca’da üreticiler arasında dillendirilen bir konu var: “Ocak” sistemi.
Halk arasında “Ocak” diye nitelenen, tohum çimlendirme ve fide yetiştirmede, 100-200 metrekarelik küçük seralar kurulurdu. Bu yöntemin, geçmişte yaygın olarak uygulandığı biliniyor. Çiftçi kendi fidesini üretir, toprağını hazırlar ve maliyetini kontrol altında tutardı.
Bugün ise, modern fide tesislerinin varlığına rağmen, fiyatların ulaştığı nokta, çiftçiyi yeniden kendi fidesini üretme fikrine yaklaştırıyor. Bu, aslında sadece bir maliyet hesabı değil; aynı zamanda üretimde bağımsız kalma arayışı.
Destek Kime Yansıyor?
Üreticilerin en temel sorusu şu:
Devlet Fide Üretim Tesislerine destek veriyorsa, bu destek nihai kullanıcıya, yani çiftçiye ne ölçüde yansıyor?
Turfanda sebze üreticileri, fide tesislerinin aldığı desteklerin fiyatlara olumlu bir şekilde yansımadığını iddia ediyor. Eğer bu destekler maliyetleri düşürmek amacıyla veriliyorsa, sonuç neden ters yönde ilerliyor?
Seracılıkta en küçük maliyet artışı, zincirleme bir etki oluşturuyor. Fide pahalıysa üretim pahalı, üretim pahalıysa pazar pahalı… Sonuçta, tüketici de bu artıştan payını alıyor.
Sürdürülebilirlik Meselesi
Kumluca gibi üretim merkezlerinde mesele, sadece bir sezonluk kazanç değil, sürdürülebilirliktir. Çiftçi üretimden koparsa, boş kalan sera sadece bir yapısal kayıp değil, ekonomik bir zincirin kırılması demektir.
Fide fiyatları kontrol altına alınamazsa, üretici ya ekim alanını daraltacak, ya da alternatif yöntemlere yönelecek. Bu da kalite, verim ve standardizasyon açısından yeni tartışmaları beraberinde getirebilir.
Çözüm Nerede?
Çiftçinin talebi net:
Fiyatlandırma konusunda devletin devreye girmesi ve destek mekanizmalarının amacına uygun şekilde işlemesinin sağlanması.
Belki de çözüm;
Desteklerin denetim mekanizmasının güçlendirilmesinde, Fiyat şeffaflığının sağlanmasında, Kooperatif modeliyle alternatif fide üretim yapılarının oluşturulmasında yatıyor.
Kumluca üretmeye devam etmek istiyor.
Ancak üretimin devamı için, maliyet dengesinin korunması şart.
Bugün “Ocak” yeniden konuşuluyorsa, bu nostalji değil; ekonomik zorunluluktur.
Toprağın sesi duyulmazsa, yarın o toprak sessiz kalabilir.