Emeklilik Bir "Lütuf" Değil, Bir "Alacak" Davasıdır!
12.03.2026 13:10:00
Yıllardır meydanlarda duyduğunuz, siyasi parti genel başkanlarının ağzına pelesenk olmuş o "müjde" kelimesini bugün burada çöpe atıyoruz. Emekliye müjde verilmez; emekliye hakkı olan teslim edilir.
1. Sadaka Değil, Ertelenmiş Ücret Siyasetçiler emekli maaşını bir "yük" olarak tanımlıyor. Hayır! Emekli maaşı, bir insanın en verimli yıllarında devlete emanet ettiği, devletin ise bugün nemasıyla birlikte iade etmek zorunda olduğu ertelenmiş bir ücrettir.
Biz kimsenin cebinden bağış istemiyoruz; vaktinde ödediğimiz bedelin onurlu karşılığını istiyoruz.
2. Yaşamak Sadece "Nefes Almak" Değildir Bugünkü siyasi anlayış, emekliyi "ölmeyecek kadar besleme" formülüne hapsetmiştir. Oysa emeklilik; bir insanın hayatı boyunca okuyamadığı kitapları okuduğu, gidemediği şehirleri gördüğü, torununa mahcup olmadan dondurma alabildiği bir "ikinci bahar" olmalıdır. Bizim kavgamız sadece ekmek kavgası değil, insanca yaşama sevincini geri kazanma kavgasıdır.
3. Kuşaklar Arası İhanete Son Gençlerle emeklileri karşı karşıya getiren, "Emekli sistemi batırıyor" diyen o köhne zihniyeti reddediyoruz. Emekliyi yoksullaştıran bir sistem, gencin gelecekteki aynasını kırıyor demektir.
Bugün emeklinin sofrasından çalınan her lokma, yarın o gencin yaşlılığından çalınan bir ömürdür.
4. Ekonominin Değil, Vicdanın Parametresi Siyasi liderler "bütçe disiplini" diyor, "kaynak yok" diyor. Biz de diyoruz ki: Kaynak her zaman vardır; mesele kaynağın nereye aktarıldığıdır. Bir ülkenin büyüklüğü, saraylarının ihtişamıyla değil, en yaşlı vatandaşının pazar filesini doldururken duyduğu huzurla ölçülür.
• Zamanın Bedeli: Paranın değer kaybından bahsetmek yerine, "hayatımızdan giden yılların satın alma gücünün çalınmasıdır bugün emeklinin yaşadığı çile budur."
• Hukuki Sözleşme: Emekliliğin devletle vatandaş arasında yapılmış en kutsal "sözleşme" olduğunu ve devletin bu sözleşmeyi tek taraflı bozarak "hukuk devleti" ilkesini çiğnediğini belirtin.
• Vefa Borcu: Toplumu inşa eden ellerin, yaşlandığında o toplumun gölgesinde değil, güneşin altında kavrulmaya terk edilmesinin bir "medeniyet krizi" olduğunu işleyin.
Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı.






