Necat Kacan

“DUVAR YIKILIR” SÖZÜ: BİR SÜRÇ-İ LİSAN MI, YOKSA BİR SİYASİ ENDİŞENİN İTİRAFI MI?

16.03.2026 00:04:00


Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Terörsüz Türkiye süreci başarıya ulaşmazsa duvar yıkılır, sivil siyaset altında kalır” şeklindeki açıklaması kamuoyunda ciddi bir tartışmanın kapısını araladı. Çünkü devletin en üst makamlarından birinde bulunan bir kişinin kullandığı kavramlar yalnızca birer cümle değildir; aynı zamanda bir devlet aklının dışa vurumudur.

Bu nedenle kullanılan her metafor, her benzetme ve her ifade dikkatle değerlendirilmek zorundadır.

Burada özellikle iki kavram öne çıkıyor:

Duvar
ve
Sivil siyasetin altında kalması

Bu iki ifade birlikte düşünüldüğünde ortaya oldukça düşündürücü bir tablo çıkıyor.


“DUVAR” HANGİ DUVAR?

Siyaset dilinde “duvar” kavramı genellikle iki güç arasındaki sınırı ifade eder. Devlet ile şiddet, hukuk ile silah, demokrasi ile terör arasındaki sınır bir anlamda bu metaforla anlatılır.

Peki o hâlde soralım:

Türkiye’de bu duvarı kim kurdu?

Bu duvarın temelini devlet kurumu, hukuk düzeni, güvenlik güçleri ve en önemlisi millet iradesi oluşturur.

Dolayısıyla bu duvar bir pazarlık masasında kurulmuş geçici bir bariyer değildir. Bu duvar, devletin varlık refleksidir.

Eğer gerçekten böyle bir duvar varsa, bu duvarın yıkılması demek devletin otoritesinin sarsılması anlamına gelir.

Ve burada çok kritik bir soru ortaya çıkar:

Türk devleti gerçekten bir terör örgütünün baskısıyla yıkılabilecek bir duvara mı sahiptir?

Elbette hayır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti yüz yıllık bir devlet değildir yalnızca; aynı zamanda bin yıllık devlet geleneğinin devamıdır.

Bu devlet;
• darbeler görmüştür
• terör saldırıları yaşamıştır
• iç krizlerden geçmiştir

ama hiçbir zaman varlığını bir terör örgütünün insafına bırakmamıştır.


ASIL ENDİŞE NEREDE?

Tam da bu noktada sözün satır araları daha dikkatli okunmalıdır.

Eğer mesele gerçekten terörle mücadele ise Türkiye zaten bunu onlarca yıldır yapmaktadır. Terörle mücadele devletin en doğal görevidir ve bu konuda devletin gücü tartışma konusu değildir.

Ancak bazı siyasi süreçlerde “terörün bitirilmesi” ile “terörün siyasallaşması” arasındaki çizgi zaman zaman bulanıklaşabilir.

Tarih bize şunu öğretmiştir:

Silah bırakan örgütler bazen tamamen ortadan kalkmaz; aksine siyasi alana dönüşerek yeni bir güç alanı oluşturabilir.

Bu nedenle kamuoyunda şu soruların sorulması son derece doğaldır:
• Bu süreçte hangi tavizler veriliyor?
• Hangi sözler verildi?
• Terör örgütlerinin siyaset alanına taşınmasının önü mü açılıyor?

Eğer “duvarın yıkılması”ndan korkuluyorsa, bu korkunun kaynağı gerçekten terör müdür, yoksa siyasetin bu süreçte oluşturduğu yeni dengeler midir?


PARADOKS: TERÖRSÜZ TÜRKİYE Mİ, SİYASALLAŞMIŞ TERÖR MÜ?

Normal şartlarda “terörsüz Türkiye” ifadesi toplumda güven ve istikrar duygusu oluşturması gereken bir kavramdır.

Çünkü terörün olmadığı bir ülkede:
• demokrasi güçlenir
• ekonomik istikrar artar
• toplumsal huzur büyür

Ancak kullanılan bazı ifadeler sanki başka bir endişeye işaret ediyor gibi görünmektedir.

Sanki mesele terörün bitmesi değil, terörün başka bir formda siyasal alana taşınması ihtimalidir.

Eğer terör silahı bırakıp siyasal baskı mekanizmasına dönüşürse, işte o zaman gerçekten sivil siyaset baskı altına girebilir.

Yani mesele terörün tamamen yok olması değil, biçim değiştirerek siyasete nüfuz etmesi olabilir.


DEVLETİN GÜCÜ MÜ, SİYASETİN ENDİŞESİ Mİ?

Burada çok net bir ayrım yapmak gerekir.

Türk devleti güçlüdür.
Türk milleti güçlüdür.
Devlet kurumları güçlüdür.

Türkiye, bir terör örgütünün tehdidiyle siyasal sistemini kaybedecek bir ülke değildir.

Dolayısıyla burada tartışılan şey devletin gücü değil, siyasetin dili ve psikolojisidir.

Devlet adamlarının kullandığı dil toplumda güven oluşturmalıdır. Çünkü liderlerin sözleri yalnızca birer açıklama değil, aynı zamanda bir toplumsal psikoloji üretir.

Eğer kullanılan dil endişe içeriyorsa, bu endişenin kaynağı da doğal olarak sorgulanır.


ASIL SORU

Bu noktada kamuoyunun zihninde şu soru giderek büyüyor:

Gerçekten yıkılacak bir duvar mı var?

Yoksa bazı siyasi süreçlerde verilen sözlerin, yapılan pazarlıkların ve kurulmaya çalışılan yeni dengelerin oluşturduğu bir siyasi endişe mi konuşuyor?

Çünkü devletler korkuyla değil özgüvenle yönetilir.

Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terör karşısında korku dili kullanacak kadar zayıf bir devlet değildir.

Devlet güçlüdür.

Asıl mesele siyasetin hangi dili tercih ettiğidir.

Ve bazen bir cümle, koca bir sürecin arkasındaki zihniyeti ortaya çıkarabilir.

Necat KACAN

Eğitimci Araştırmacı Yazar


Erzurum büyükşehir spor deplasmanda kazandı...

“KAR, SOĞUK, MÜCADELE… VE ZİRVEYE YÜRÜYEN ERZURUMSPOR!”

Horasanlı Öğrencilerden Büyük Başarı: Türkiye Finallerine Yükseldiler

DENEYAP Türkiye, Geleceğin Teknoloji Yıldızlarını Arıyor!

Erzurum Şehir Hastanesi’nde Yeni Dönem

Anahtar Parti Erzurum’da "Anahtarlar" Kayıp… Teşkilatta Liyakat Çatlağı!

CURLING’DE KURA SKANDALI: OY HAKKI TORBADAN ÇIKTI

Yeni Trafik Cezaları Hakkında Bilgilendirme!

Erzurum’un Prangalarını Kırdığı Gün: 108. Yıl Gururu Havuzbaşı’nda Kutlandı

Başkan Oral , 12 Mart Erzurum’un Düşman İşgalinden  Kurutuluşu ve İstiklal Marşının Kabulü Münasebetiyle Bir Mesaj Yayımladı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 26 16 1 9 30 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 26 14 5 7 17 49
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 26 8 9 9 -7 33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 26 6 13 7 -8 25
14.KASIMPAŞA A.Ş. 26 5 12 9 -14 24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
16.İKAS EYÜPSPOR 26 5 14 7 -18 22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 26 3 12 11 -28 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17

YAZARLAR