Yorumlar (0)

"Düşüncenin mecrası"


DİJİTAL VİCDAN


DİJİTAL VİCDAN
ELİF LALE KIRCAOĞLU

2025 Yılının kavramı, “ dijital vicdan” olarak açıklandı. 

TDK tarafından halkın katılımıyla belirlenen 2025 yılının kelimesi/kavramı 'dijital vicdan' oldu. Yaklaşık 300 bin oyun kullanıldığı bu süreçte seçilen kavram, dijital çağda vicdanın, sorumluluk ve eylemden uzaklaşıp yalnızca bir 'tıklama'ya indirgenmesini düşündürücü bir biçimde tartışmaya açıyor

DİJİTAL VİCDAN NEDİR?

Dijital vicdan, bireyin ve toplumun dijital ortamlardaki davranışlarını ahlaki bir süzgeçten geçirebilme yetisidir. Yani bir kişinin; sosyal medyada neyi paylaştığını, neyi görmezden geldiğini, hangi bilgiye inanıp yaydığını ve dijital ortamda karşılaştığı adaletsizliklere karşı nasıl bir tutum aldığını sorgulamasıdır. Dijital vicdan, teknolojinin hızına karşı insanî değerlerin rehber olmasını ifade eder

Peki dijital vicdan neyi kapsar?

Doğru bilgi sorumluluğu:
Yalan, manipülatif veya bağlamından koparılmış içerikleri sorgulamadan paylaşmamak

Empati ve duyarlılık:
Dijital ortamda yaşanan acıları “uzak” ya da “önemsiz” görmemek
Sessiz kalmama bilinci: Haksızlık karşısında yalnızca izleyici olmamak

İnsan onurunu koruma: Nefret dili, ayrımcılık ve insanı değersizleştiren söylemlerden kaçınmak

Gazze örneği üzerinden dijital vicdani sorgularsak, 
Gazze’de yaşananlar, dijital vicdan kavramını somutlaştıran en çarpıcı örneklerden biridir.! Dünyanın dört bir yanında insanlar, sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla bu sürece tanıklık etmektedir. Ancak burada temel soru şudur: 
Tanık olmak yeterli midir?
Dijital vicdan, sadece görüntüleri izlemekle sınırlı kalmaz.
Yaşananlara karşı duyarsızlaşmamak, acıyı bir “akış içeriği” gibi tüketmemek, insan hayatını sayılara indirgeyen dile karşı durmak, adalet ve insan hakları temelinde düşünmek, dijital vicdanın gereğidir.
Gazze örneğinde dijital vicdan; dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan zulmün, “uzak coğrafya” gerekçesiyle normalleştirilmesine karşı bir duruştur. Algoritmaların, siyasi çıkarların ve bilgi kirliliğinin ötesinde, insan olmanın getirdiği sorumluluğu hatırlatır.

Dijital vicdan neden önemlidir?

Çünkü dijital çağda en büyük tehlike, alışmak ve duyarsızlaşmaktır. Sürekli görüntüye maruz kalan insan, zamanla acıyı sıradanlaştırabilir. Dijital vicdan ise bu sıradanlaşmaya karşı bir uyanıştır. 
“Gördüğüm şey doğru mu?”, 
“Bu bilgi kime hizmet ediyor?”, 
“Ben bu konuda ne yapabilirim?” sorularını sormayı öğretir.
Sonuç
Dijital vicdan; teknolojiyi reddetmek değil, onu insanlığın hizmetinde tutmaktır. Gazze’de yaşananlar da göstermektedir ki, dijital çağda vicdan yalnızca kalpte değil, ekranda, paylaşımda ve sessizlikte de sınanır.
2025 yılının kavramı olarak “dijital vicdan”, bize şunu hatırlatır:
İnsan olmak, sadece görmek değil; gördüğü karşısında sorumluluk almaktır.