Bulgaristan Parlamentosu’nda son günlerde Türkiye’de kurulacak seçim sandıkları üzerine yürüyen tartışmalar, yüzeyde teknik bir seçim düzenlemesi gibi görünebilir. Oysa kürsüden yükselen sözlere kulak verildiğinde, bunun sandıktan çok daha büyük bir mesele olduğu anlaşılıyor: Hafıza, eşitlik ve birlikte yaşama iradesi.

Kostadin Kostadinov ve lideri olduğu Vazrazhdane partisinden bazı milletvekillerinin “Türkiye’de sandık sayısı azaltılsın, hatta hiç sandık kurulmasın” yönündeki çıkışları, hukuki bir tedbir önerisi olmaktan çok, bir kesimin siyasi iradesini sınırlama arzusunu yansıtıyor. “Şuradan şu kadar milletvekili çıkmasına izin vermeyeceğiz” gibi cümleler ise demokrasinin özüne ters düşen bir anlayışın ifadesi.

Demokrasi, sonucu önceden belirleme rejimi değildir. Demokrasi, halkın vereceği karara saygı duyma rejimidir.

Hafızanın Susturulamayacağı Gerçekler

Bu tartışmalar ister istemez yakın tarihin acı sayfalarını hatırlatıyor. Zorla isim değiştirme politikalarının uygulandığı dönemlerde, insanların kimlikleri kâğıt üzerinde silinmişti. 
Sadece nüfus cüzdanlarında değil, mezar taşlarında bile isimler değiştirildi. Ailelerin hafızasına, toplumun vicdanına kazınan bu uygulamalar bugün hâlâ hatırlanıyor.

O günlerde pek çok insan sustu. Kimi korkudan, kimi çaresizlikten, kimi de “bana dokunmuyor” düşüncesiyle… 
Fakat yaşananlar unutulmadı. 
İsimler geri geldi ama hatıralar yerinde duruyor.

Bugün bir kesimin oy hakkının tartışma konusu yapılması, geçmişte kimliğe yapılan müdahaleleri hatırlayanlar için doğal olarak derin bir rahatsızlık yaratıyor. Dün isimlere karışılan bir toplumda, bugün sandıklara karışılmak istenmesi tesadüf gibi durmuyor.

Unutulan Emek

Bulgaristan’ın yolları, demiryolları, konutları, fabrikaları… 
Bu ülkenin altyapısının inşasında kimlerin emeği olduğu da hafızalarda. Okullarda çocuklara kuşburnu toplatılan, lise ve üniversite öğrencilerinin aylarca elma, üzüm, pamuk toplamaya gönderildiği; askerlerin inşaatlarda, demiryollarında çalıştırıldığı günler çok da eski değil.

O dönemlerde kimlik sorulmadan, herkes bu ülke için çalıştı.

1989’daki büyük göçten sonra Bulgaristan’ın yaşadığı ekonomik ve demografik sarsıntı ise tarihsel bir gerçek. Üreten nüfus azaldığında, ülkenin nasıl zorlandığı ortada. Bu tablo, katkının ve emeğin kimlerden geldiğini inkâr edilemez biçimde gösteriyor.

Sandık Korkusu mu, Temsil Korkusu mu?

Yurt dışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanması demokratik bir haktır. Bu hak, coğrafyaya göre değişmez. Avrupa’nın birçok ülkesinde sandık kurulurken, Türkiye’de yaşayanlara bunun çok görülmesi, hukuki bir gerekçeyle açıklanamaz.

Bir milletvekilinin kürsüden “Madem oy çalınmasından korkuyorsunuz, o zaman Bulgaristan’da da yasaklayalım” demesi, tartışmanın özünü açığa çıkarıyor: Mesele güvenlik değil, mesele tercih.

Tehlikeli Olan Dil

Bir ülke ekonomik krizleri atlatabilir. Yollar yeniden yapılır, fabrikalar yeniden kurulur. Ama insanlar arasındaki güven duygusu zedelendiğinde, onu onarmak çok daha zordur.

“Bunlar oy kullanmasın”, “şunlar fazla oldu” gibi cümleler, birlikte yaşama kültürünü kemirir. Ayrımcılık bulaşıcıdır. Bugün bir kesime yönelir, yarın başka bir kesime.

Sessizlik her zaman zayıflık değildir. İnsanlar sabredebilir, içine atabilir. Fakat bir toplumun onuru sürekli örselendiğinde, bunun doğuracağı kırılmanın sonuçlarını kimse öngöremez. Bu yüzden siyasetçinin dili, ateşi harlayan değil, düşüren dil olmalıdır.

Asıl Korku

Bugün tartışmamız gereken şey, kaç sandık kurulacağı değil. Bulgaristan’da birlikte yaşamayı gerçekten öğrenip öğrenemediğimizdir.

Çünkü eğer birlikte yaşamayı öğrenemezsek, işte asıl korku burada başlar.

Sandıklar kurulur ya da kurulmaz. Seçimler gelir geçer. Partiler değişir. Ama toplumun birbirine olan güveni kaybolursa, onu geri getirmek nesiller alır.

Ateşi yakmak kolaydır. Kül olanı yeniden canlandırmak ise çok zordur.

Bulgaristan’ı güçlü kılacak olan, bir kesimin oyunu azaltmak değil; herkesin eşit yurttaşlık duygusunu güçlendirmektir.
Sandıkta verilecek en güçlü cevap da, ayrımcı dili reddeden bir toplumsal irade olacaktır.


Bulgaristan’da Sandık Tartışması ve Asıl Korku

Rafet Ulutürk

3.02.2026 09:37:00

Tazgül’den Başkan Koçak’a hayırlı olsun ziyareti…

Palandöken’de başıboşluğa müsaade yok…

BERAT KANDİLİNİN TÜM EMEKÇİLERE HAYIRLAR GETİRMESİ TEMENNİSİYLE...

Af beklemek kadar affedici de olmalıyız…

SERKANDAŞ SİGORTA ERZURUM BÜYÜKLER AMATÖR KÜME'DE İKİNCİ DEVRE HEYECANI BAŞLADI

ERZURUM'UN KIZLARI EVİNDE COŞTU

Taşın altından bahane serisi çıkmaya başladı…

Havalar ısınmaya başladı çatılara dikkat…

Taziye ve Başsağlığı

Erzurum’a bir garip Ulaştır/ma (ma) oyunu!

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 20 15 1 4 33 49
2.FENERBAHÇE A.Ş. 20 13 0 7 28 46
3.TRABZONSPOR A.Ş. 20 12 2 6 15 42
4.GÖZTEPE A.Ş. 20 11 3 6 15 39
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 20 10 4 6 10 36
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 20 8 6 6 13 30
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 20 7 4 9 3 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 20 6 7 7 -7 25
9.KOCAELİSPOR 20 6 8 6 -5 24
10.CORENDON ALANYASPOR 20 4 6 10 -2 22
11.GENÇLERBİRLİĞİ 20 6 10 4 -3 22
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 20 4 8 8 -6 20
13.HESAP.COM ANTALYASPOR 20 5 10 5 -14 20
14.TÜMOSAN KONYASPOR 20 4 9 7 -9 19
15.İKAS EYÜPSPOR 20 4 10 6 -12 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 20 3 10 7 -12 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 20 2 9 9 -25 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 20 2 15 3 -22 9

YAZARLAR