
Takvimdeki rakamlar değişip, yelkovan o malum ana yaklaştığında, insan ister istemez durup bir arkasına bakıyor.
Bugün benim doğum günüm.
Pastadaki mumların sayısı bir tane daha arttı ama asıl mesele, o mumların aydınlattığı yolda neler biriktirdiğimiz.
Veya bir dilim dahi olsa, pasta bölüşebileceğimiz birilerinin etrafımızda olabilmesi durumudur…
Zaman, biz fark etmeden avuçlarımızdan kayıp giden ince bir kum gibi!
Bir yandan "Daha dün çocuktuk" diyoruz, diğer yandan aynadaki çizgilerde yaşanmışlıkların imzasını görüyoruz. Peki, geçen bir yıl bize ne öğretti?
Eskiden doğum günlerini sadece kutlamalar ve hediyeler olarak görürdüm. Şimdilerde ise bu günü bir "durma noktası" olarak tanımlıyorum. Koşuşturmanın ortasında verilen kısa bir mola...
Galiba bende yoruldum artık.
Bu yaşımda şunu daha iyi anladım: Büyümek, sadece boyumuzun uzaması ya da saçlarımızın aklaşması değil; gerçi bende o da yok ya neyse… Kırgınlıkları daha hızlı affedebilmek, küçük şeylerden büyük mutluluklar devşirebilmek ve "hayır" demenin zarafetini keşfetmekmiş.
Geriye dönüp baktığımda, kazandığım başarılardan ziyade, kalbime dokunan insanlar ve o zor anlarda gösterdiğim direnç bana daha kıymetli geliyor. Hayat, planladığımız gibi gitmediğinde bile bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Bazen bir kapının yüzümüze kapanması, aslında hiç gitmememiz gereken bir yoldan bizi koruyor. Ne garip değil mi dostlar; bu yaşımda, belirsizliğin korkutucu değil, yeni imkânlara gebe olduğunu kabul etmeyi öğreniyorum.
Ve
Yeni yaşımın ilk sabahında kendime bir söz veriyorum: Keşkelerin sesini kısıp, bugünümün sebebi olan Arzumun hoşnutluğu çerçevesinde "iyi ki"lerin varlığını artıracağım. Dünyanın faydasız meşakkatlerini umursamadan, faydalı yönünü daha çok merak edecek ve o uğurda daha çok risk alacak ve sevginin iyileştirici gücüne her zamankinden daha fazla inanacağım...
Çünkü yaşam, kutlanmayı hak eden en büyük mucize ve benden bu adımı bekleyen 1+3 özelliğinde olan harika sebeplerim var.
Ve
Bugün benim doğum günüm.
Belki dünya aynı dönüyor, trafik aynı yoğunlukta akıyor ama benim içimde yeni bir sayfa açılıyor.
Çünkü ben o sayfaya ne yazacağımı çok ama çok iyi biliyorum.