1989’dan beri aynı sözü söyledik:
“Birlik olursak kurtuluruz, beraber yürürsek güçleniriz.”
İnandık.
Katlandık.
Bekledik.
Hatta bazen kendi evladımızı susturduk, "bölünmeyelim" diye.
Ama 36 yıl sonra fark ettik ki;
Birlik dediklerimiz bizimle değildi.
Beraber yürüdük sandıklarımız bizi kullandı.
Biz onları halktan sandık, meğer saraydan gelmişler.
Biz onlara güven verdik, onlar bizi unuttular.
Biz sırtımızı dayadık, onlar sırtımızdan yükseldiler.
Evet, birlik ve beraberlik değerlidir.
Ama… Lider hainse, hiçbir işe yaramaz.
Çünkü yanlış liderle kurulan birlik, milleti felakete götürür.
Çünkü sahte beraberlik, halkı sessizliğe ve esarete mahkûm eder.
O yüzden, önce lider kimdir, ona bakmak gerekir.
Önce dava nedir, onu anlamak gerekir.
Önce niyet nedir, onu sorgulamak gerekir.
Lider sadık değilse,
Beraberlik zulüm olur.
Lider dava adamı değilse,
Birlik aldatmacaya dönüşür.
Şimdi artık çok açık:
Birlik ve beraberlik, kimlerle ve ne için kurulduğuna bağlıdır.
Ve biz, yanlış insanlarla, yanlış niyetlerle yola çıktık.
Artık yeni bir sayfa açmak şart:
– Halktan gelen, halkla yürüyen gerçek liderlerle,
– Hesap soran, hesap verebilen ahlaklı kadrolarla,
– Sözde değil özde bir beraberlikle…
Çünkü gerçek beraberlik,
sırtında hançer taşıyanlarla değil;
sırtını verebileceğin insanlarla kurulur.