Bir millet, birlik içinde olunca güçlüdür.
Bu doğru.
Ama bu sözle kandırılmış bir halk, en kolay yönetilen halktır.
Bulgaristan’da 36 yıldır, her seçim öncesi aynı masal anlatılır:
“Birlik olmazsak bizi silerler!”
“Bölünürsek kaybederiz!”
“Dış düşmanlar fırsat kolluyor!”
Bu korku cümleleriyle halkın iradesi rehin alınır.
Ve yıllardır Türk halkı, birlik adına sessizliğe, ihanetlere, kayıplara göz yummak zorunda bırakılır.
Seçim Takvimi = Hatırlanma Takvimi
• Seçim yaklaşınca Türk köyleri gezilir,
• İmamlar ziyaret edilir,
• Gençlere vaatler sunulur,
• Kadınlara hediyeler, yaşlılara tebessümler…
Ama her seferinde aynı oyun oynanır.
Seçim bitti mi?
Kapılar kapanır, telefonlar susar, vaatler unutulur.
Türk halkı, sadece seçimlik bir vitrin olur.
“Birlik” Sözü, En Büyük Psikolojik Tuzak
– “Birlik olalım” diyenler, aslında itaat istiyorlar.
– “Beraber olalım” diyenler, sadece kendilerine biat bekliyorlar.
– Farklı düşünenler ise hemen “hain” yaftasıyla susturuluyor.
Gerçek birlik;
zorla değil, samimiyetle kurulur.
Ama bize dayatılan birlik, itaat zincirinden başka bir şey değildir.
Gerçek Birlik Nerede?
Eğer gerçekten birlik olsaydık:
• Türkçe eğitim bugün güçlü olurdu.
• Camilerimiz restore edilirdi.
• Vakıf mallarımız iade alınırdı.
• Mecliste Türk halkı adına gür bir ses yükselirdi.
• Yeni liderler, yeni fikirler doğardı.
Ama ne yazık ki birlik değil, tahakküm dayatıldı.
“Birlik olalım” diyenler, bizi sessizce çözüme değil, düzene teslim etti.
Gerçek Birlik, Sadece Sandıkta Değil
Bizim için birlik:
– Seçimde değil, hayatta kurulmalı.
– Sandıkta değil, sorunların çözümünde başlamalı.
– Mitingde değil, mahallede, okulda, camide hissedilmeli.
Ama biz sadece sandıkta hatırlandık.
Sadece sayıydık.
Sadece “garanti oy deposu” olarak görüldük.
Sonuç:
“Birlik” sözünü dilinden düşürmeyenler,
aslında halkı hep yalnız bıraktı.
36 yıl boyunca birlik dediler, ama kendileriyle birlik kurulmasına asla izin vermediler.
Çünkü gerçek birlik, paylaşım ister.
Onlar ise sadece halkın iradesini sömürmeyi bildiler.
Unutma:
Gerçek birlik, seçimde değil;
zorlukta, yoklukta, ihanete karşı dimdik durmakla olur.