Mithat GÜDÜ /Emekli İmam Hatip / Gazeteci -Yazar

Bir Neslin Çalınan Hayalleri, Bir Milletin Gasp Edilen İradesi: 28 Şubat’ın Perde Arkası

Tanklarla Yapılan "Balans Ayarı"ndan Milletin Tokadına!

2.03.2026 13:34:00

​Tarih, bazen sadece rakamlardan ve takvim yapraklarından ibaret değildir; bazen bir utancın, sistematik bir zulmün ve koca bir milletin hür iradesine vurulan ağır bir pranganın adıdır.

Takvimler 28 Şubat 1997’yi gösterdiğinde, Türkiye sadece olağan bir Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısına değil, demokrasinin "post-modern" bir yöntemle infaz edilişine şahitlik ediyordu.

​28 Şubat süreci, Türk siyasi tarihinin en derin yaralarından biri olarak hafızalarımızdaki tazeliğini korumaktadır. Literatüre “post-modern darbe” olarak geçen bu dönem, tankların sokağa inmesinden çok daha sinsi, çok daha geniş çaplı ve uzun soluklu bir baskı mekanizmasıydı. Temel hedef; sandıktan çıkan milli iradeyi, yani seçilmiş bir hükümeti devirmek ve toplumun muhafazakâr kesimini topyekûn sindirmekti.

​Figüranlar Aynı, Senaryo Tanıdıktı

​Zulmün meşruiyet kazanması için önce toplumun zihninde hayali bir "canavar" yaratılması gerekiyordu. Bu amaçla sahneye derhal malum isimler sürüldü: Fadime Şahin, Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı.

Bugün geriye dönüp bakıldığında, bu isimlerin dindar insanları ötekileştirmek ve toplum nezdinde küçük düşürmek için özenle seçilmiş birer figüran olduğu çok net görülmektedir.

​Gece yarısı gerçekleştirilen ev baskınları, ekranlarda gözyaşları içinde verilen kurgulanmış mülakatlar ve sözde "tarikat şeyhi" olarak pazarlanan figürler üzerinden bir algı operasyonu yürütüldü. Bir “tarikat şeyhi” kılığına sokulan Ali Kalkancı, aslında alkol kullanan ve daha sonra uyuşturucu üretimi nedeniyle hapis yatan bir suçluydu. Müslüm Gündüz ile Fadime Şahin’in bir evde “basılma” görüntüleri ise günlerce televizyonlarda servis edildi. Bu kurgu görüntülerle İslâm’a ve dindar kesime leke sürülürken, topluma sistematik bir şekilde “irtica tehlikesi” korkusu pompalandı. Amaç; "Bakın, dindarlar gelirse ülke bu hâle düşer" algısını yerleştirerek yapay bir kaos ortamı oluşturmaktı.

​Sandığa Vurulan Balyoz: Refahyol Hükümeti

​Operasyonun asıl hedefinde, halkın özgür iradesiyle iktidara getirdiği Necmettin Erbakan ve Refahyol hükümeti vardı. Sandıktan çıkan sonucu hazmedemeyen vesayet odakları, Ankara Sincan’da tankları yürüterek millete parmak salladılar.

O dönemin hafızalara kazınan küstah ifadesi şuydu: "Demokrasiye balans ayarı yaptık."

Oysa ayarı bozulan demokrasi değil, imtiyazlı vesayetçilerin konforuydu.

​Bu süreçte milyonlarca muhafazakâr vatandaş bir gecede “potansiyel tehdit” ilan edildi. 28 Şubat 1997 günü toplanan Milli Güvenlik Kurulu, yaklaşık 9 saat süren tarihi bir toplantının ardından sert bir bildiri yayımladı. Laiklik vurgusunun bir silah gibi kullanıldığı bu bildiride, hükümetten bir dizi sert tedbirin hayata geçirilmesi istendi.

​Eğitimde ve Kamuda Yaşanan "Kıyım"

​Darbenin en ağır darbeleri, savunmasız genç dimağlara ve inançlı kadınlara vuruldu:

* ​İkna Odaları: Üniversite kapılarında kurulan o utanç verici "ikna odaları", bir neslin hafızasında silinmeyecek yaralar açtı. Genç kızlarımıza "Ya başörtün ya eğitimin" denilerek gelecekleri ellerinden alınmak istendi.

* ​Katsayı Zulmü: İmam Hatip mezunlarının üniversiteye girişleri zorlaştırılarak eğitimde fırsat eşitliği açıkça katledildi.

* ​YAŞ Kararları: Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde binlerce onurlu subay ve astsubay; sadece eşleri başörtülü olduğu veya ibadet ettikleri için "disiplinsizlik" kılıfıyla ordudan ihraç edildi.

​Hortumlanan Bankalar ve "Yeşil Sermaye" Yalanı

​28 Şubat sadece ideolojik bir hesaplaşma değil, aynı zamanda devasa bir ekonomik soygundu. Kamuoyu "irtica ile mücadele" masallarıyla oyalanırken, arka kapıdan kamu bankaları boşaltıldı. "Yeşil sermaye" yaftasıyla Anadolu sermayesine yönelik boykot listeleri hazırlandı ve ekonomi felç edildi. Gecelik faizlerin %7500 seviyelerini gördüğü bu karanlık dönemin faturası, yıllarca milletin sırtına ağır bir yük olarak bindirildi.

​Ankara sokaklarında yürütülen tanklar dış düşmana değil, milletin kendi iradesine ve inancına doğrultulmuştu. Tıpkı 15 Temmuz’da yaşandığı gibi, seçilmiş iradeye karşı bir kalkışma söz konusuydu. Necmettin Erbakan, tıpkı Adnan Menderes gibi sandıkla gelmişti; ancak vesayet odakları “sandık yetmez” diyerek Refahyol hükümetini istifaya zorladı.

​"Bin Yıl Sürecek" Dediler, Tarihin Tozlu Raflarına Gömüldüler

​Dönemin kudretli generalleri, büyük bir özgüvenle "28 Şubat bin yıl sürecek" demişlerdi. Ancak unuttukları hayati bir gerçek vardı: Milletin imanı ve feraseti, manşetlerle ekilen korku tohumlarından çok daha köklüdür. O karanlık zihniyet, bugün tarihin tozlu raflarına hapsolmuş ve yargı önünde hesap vererek yerini almıştır.

​Geriye dönüp baktığımızda 28 Şubat’ın sadece bir hükümete değil, bir milletin değerlerine ve hayallerine yönelik bir suikast girişimi olduğunu görüyoruz. Başörtüsü mağduriyetleri, katsayı zulmü, fişlemeler ve bir neslin çalınan hayalleri... Bu yaralar hafızalarda hâlâ tazeliğini korumaktadır.

​Unutmadık ve unutmayacağız. Çünkü 28 Şubat’ı unutmak; o gün okul kapılarında gözyaşı döken genç kızlarımıza, ordudan haksızca atılan şerefli askerlerimize ve iradesi gasp edilen koca bir millete ihanet etmek demektir.

Bizler biliyoruz ki; tanklar, brifingler ve sahte haberler ne kadar güçlü görünürse görünsün, sonunda daima milletin iradesi galip gelir.

​Bu zihniyetin kalıntılarının hâlâ fırsat kolladığını bilerek; uyanık kalmak, demokrasiye ve özgürlüklere tavizsiz sahip çıkmak hepimizin namus borcudur.


Bosna Caddesi’nde Kar Çilesi: Vatandaş Parayla İş Makinesi Kiraladı

ERZURUM KAR ALTINDA, YOLLAR AÇILMADI

ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR ÜNYE DEPLASMANINDAN PUAN ÇIKARAMADI

Kış Memleketiyiz Ama Yola Çıkamıyoruz!

ZEMİN KÖTÜ, OYUN SERT, LİDER NET

Erzurum’da Sağlık-Sen’den Basınla İftar Buluşması

Eyvah eyvah! Değil mi ki hayallerimizin üzerinden bir kez daha su çıktı…

Erzurum’da Gönül Sofraları: Başkan Sekmen Kepçeyi Eline Aldı

Atatürk Üniversitesi’nde Rektör Hacımüftüoğlu Kampüste Gönüllere Dokundu

VASAT OYUNA RAĞMEN 3 PUAN ERZURUM'UN..

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 24 18 2 4 40 58
2.FENERBAHÇE A.Ş. 24 15 0 9 31 54
3.TRABZONSPOR A.Ş. 24 15 3 6 20 51
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 24 13 4 7 16 46
5.GÖZTEPE A.Ş. 24 11 4 9 11 42
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 24 11 7 6 16 39
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 24 7 6 11 -2 32
8.KOCAELİSPOR 24 8 10 6 -4 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 24 7 9 8 -10 29
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 24 6 9 9 -4 27
11.CORENDON ALANYASPOR 24 5 8 11 -4 26
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 24 6 12 6 -6 24
13.HESAP.COM ANTALYASPOR 24 6 12 6 -14 24
14.TÜMOSAN KONYASPOR 24 5 11 8 -10 23
15.İKAS EYÜPSPOR 24 5 12 7 -16 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 24 4 12 8 -15 20
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 24 3 10 11 -25 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 24 3 17 4 -24 13

YAZARLAR