Bulgaristan siyasi tarihinin en büyük sabitlerinden biri olan Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) için yolun sonu göründü. "130 yıllık tarih sona erdi" cümlesi, sadece bir partinin kapanışını değil, bir geleneğin modern dünyanın gerçekleri altında ezilişini simgeliyor. Ancak BSP’nin bu hazin sonu, sadece zamanın yıpratmasıyla değil, kendi eliyle attığı "faşizan" adımlarla hızlandı.
Demokrasiye Darbe: Türkiye'deki Sandık Kısıtlaması
Partinin sonunu hazırlayan en somut ve "bardağı taşıran" olay, geçtiğimiz günlerde Bulgaristan Parlamentosu’nda yaşandı. BSP, Türkiye’deki seçim sandıklarının sayısını dramatik bir şekilde 20’ye düşüren yasa değişikliğine destek vererek, binlerce Bulgaristan vatandaşının en temel demokratik hakkı olan oy kullanma hakkını gasp etme girişiminde bulundu.
Bu hareket, sadece teknik bir düzenleme değil; açık bir dışlama, bir halkın iradesini yok sayma ve demokrasi tarihine geçecek bir "faşizan" tavırdır. 160’tan fazla sandığın kurulduğu bir ülkede bu sayıyı 20’ye indirmek, seçmene "senin oyunun benim için değeri yok" demektir.
Vatandaş Bu İhaneti Unutmaz
Bulgaristan vatandaşları, özellikle de Türkiye’de yaşayan soydaşlarımız, kendilerini sandık kuyruklarında saatlerce beklemeye mahkûm eden, demokratik haklarını ellerinden almak isteyen bir yapıya bir daha asla geçit vermeyecektir. BSP, bu hamlesiyle sadece Türkiye'deki seçmeni değil, demokrasiye inanan tüm Bulgaristan vatandaşlarını karşısına almıştır.
Neden Bu Noktaya Gelindi?
Bu son, aslında bir gecede gerçekleşmedi; ancak bu son yasa değişikliği tabuta çakılan son çivi oldu.
Seçmen Kaybı: Parti, halkın taleplerine kulak tıkadı.
Faşizan Eğilimler: Sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir partinin, seçme hakkını kısıtlayan bir bloğun (Vazrajdane ve diğerleri) yanında yer alması siyasi bir intihardır.
Güven Kaybı: Vatandaşın iradesini engellemeye çalışan bir yapının "halkın partisi" olma iddiası artık inandırıcı değildir.
Sonuç: Tarihin Tozlu Rafları
Bugün BSP’nin bitişini konuşurken, sadece bir tabelanın inişini izlemiyoruz. Bir zamanların dev partisinin, kendi sonunu hazırlayan anti-demokratik hamlelerle nasıl eridiğini görüyoruz. Bulgaristan vatandaşları, bu dışlayıcı ve hak kısıtlayıcı hareketi asla affetmeyecek; tarih de BSP'yi "vatandaşının oy hakkına göz diken parti" olarak not düşecektir.
130 yıl boyunca ayakta kalmak her siyasi hareketin harcı değildir; ancak halkın iradesine savaş açmak, en köklü yapıların bile sonunu getirir.