Birçoğunuz bu ismi hiç duymamış olabilir: Hatice Belgin.
Bunda sizin suçunuz yok.
Çünkü bu ülkede gerçek kahramanları anlatmayan bir düzen var.
Sözde kadın meclisleri,
sözde kadın STK’ları,
kadın yaşam özgürlük diye slogan atan sözde aktivistler,
ekranlarda ahkâm kesen sözde aydınlar, avukatlar ve gazeteciler
Hatice Belgin’i hiç anlatmadı.
Anlatmazlar da.
Çünkü Hatice Belgin onların vitrinine sığmaz.
O, Bingöllü bir anneydi.
Dört çocuk sahibiydi.
Eşiyle birlikte mütevazı bir hayat süren, kimseye yük olmadan yaşayan sade bir Anadolu kadınıydı.
29 Ekim 2011…
Cumhuriyet Bayramı.
Çocuklarıyla birlikte bayram alışverişi için bir mağazaya girdi.
Raflara bakıyorlardı, bayramlık seçiyorlardı.
İşte o anda kalabalığın içinde bir şey fark etti.
Üzerinde patlayıcı olan bir canlı bomba…
Kaçabilirdi.
Çocuğunu çekip kaçabilirdi.
Ama o, Türk milletinin asırlardır taşıdığı o büyük ruhla hareket etti:
Önce çocuklar.
Önce masumlar.
Önce vatan.
Bir saniye bile tereddüt etmeden kendini o caninin üzerine attı.
Onu yere bastırdı.
Ve o patlama…
Hatice Belgin şehit oldu.
Küçük oğlu Veysel şehit oldu.
Ama onlarca çocuk yaşadı.
Onlarca anne evladına sarılabildi.
Onlarca aile hayatta kaldı.
Hatice Belgin’in üzerine atladığı sadece bir terörist değildi.
O an, bir annenin bedeninde koca bir millet ayağa kalktı.
O Bingöllü bir anneydi…
Ama o saniyede Edirne oldu,
Kars oldu,
İzmir oldu,
Diyarbakır oldu.
Hepimizin annesi oldu.
Terörün hedefi bir şehir değildi.
Bir etnik kimlik değildi.
Bir mezhep değildi.
Hedef çocuklardı.
Masumiyetti.
Türkiye’nin kalbiydi.
Ve Hatice Belgin o kalbin önüne geçti.
Kendi evladını verdi ama başka annelerin çocuklarını kurtardı.
Bir annenin yüreği yandı ama bir millet ayakta kaldı.
İşte buna birliktelik denir.
İşte buna kardeşlik denir.
İşte buna Türkiye denir.
Biz acıda birleşen bir milletiz.
Biz felakette omuz omuza duran bir halkız.
Biz bir annenin gözyaşında bile birbirini bulan bir ülkeyiz.
Bugün soruyorum:
Hatice Belgin’in adını kim haykırıyor?
Hangi kadın örgütü onun için meydanlara çıktı?
Hangi sözde özgürlük savunucusu onun heykelini dikti?
Hiçbiri.
Çünkü Hatice Belgin onların ideolojisine uymaz.
O bir slogana değil, bir millete aittir.
Hatice Belgin, Türkiye’nin gerçeğidir.
Sessizdir ama büyüktür.
Gösterişsizdir ama destandır.
Ve Büyük Türkiye,
işte böyle annelerin yüreği üzerine kurulur.
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk




