Başın sağ olsun Türkiye…
22.03.2026 21:22:00
Ama mesele yalnızca bir taziye meselesi değildir. Mesele, coğrafyanın yeniden ateşe verildiği, dengelerin kanla çizildiği bir dönemde Türk’ün nerede durduğudur.
Katar’da düşen helikopterde şehit olan üç evladımız…
Onlar bir kazanın değil, bir çağın bedelidir.
Çünkü Ortadoğu yanıyor.
Ve bu yangın artık uzaktan izlenecek bir yangın değil.
İsrail’in “Demir Kubbe”si tartışılıyor…
İçeriden sızan bilgiler, çöken güvenlik algısı, paramparça olan caydırıcılık…
Bu bize neyi gösteriyor biliyor musunuz?
Hiçbir sistem mutlak değildir.
Hiçbir güç dokunulmaz değildir.
Ve en önemlisi…
Hiçbir savaş sadece cephede verilmez.
Bugün savaş;
bilgide, istihbaratta, siber alanda ve zihinlerde veriliyor.
İddialara göre bir asker, para karşılığında ülkesinin en kritik savunma bilgilerini satıyor.
Bu, bir ordunun zayıflaması değil…
Bu, bir milletin içeriden çökertilmesidir.
Tarih bize şunu defalarca söyledi:
Devletler dışarıdan yıkılmaz…
İçeriden çürütülür.
Bugün İsrail’de konuşulan bu “sızıntı” meselesi, yarın başka ülkelerde de karşımıza çıkacaktır.
Çünkü yeni çağın en büyük silahı, ihanetle birleşmiş bilgidir.
Peki biz ne yapacağız?
Biz, şehitlerimize sadece gözyaşı döken bir millet olmayacağız.
Onların neden şehit olduğunu anlayan, buna göre saf tutan bir millet olacağız.
Çünkü Türk milleti için şehadet;
sadece bir kayıp değil, bir hatırlatmadır.
Neyi hatırlatır?
Uyanık olmayı…
Bir olmayı…
Diri kalmayı…
Bugün Katar’da düşen o helikopter, bize şunu söylüyor:
Artık hiçbir yer “uzak” değildir.
Ve unutmayın…
Coğrafya kaderdir diyenler,
o kaderi değiştirecek iradenin adını söylemezler.
Biz o iradeyiz.
Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar








