Bari birilerinin sesini duydunuz mu?

Bugün 6 Şubat…

Çok iyi bilinmektedir ki; aradan yıllar geçse de bazı şeylerin hafızalardan silinmesi imkânsızdır.

Bu kavramın ne olduğu, özellikle de acıyı bizzat yaşayanlara çok rahat bir şekilde sorulabilir.

Mesela; deprem gerçeğiyle karşılaşıp, çaresizliği birtakım kayıplarla yüzüne vurulmuş olanlara rahatlıkla sorabilirsiniz. 

Mesela; toprağın altında saatlerce ölüm/kalım çizgisinin üzerinde, karma/karışık duyguların çaresiz beyinlerde raks ettiği gerçeğiyle umuda tutunanlara, sorabilirsiniz.

Mesela; 40/50 tonluk iş makinelerini, zamanın hükmüne inat ve özellikle de standartların kaydında olmayan bir şekilde, deprem bölgesine deli/divane intikalini sağlayan, direksiyon başındaki kahramanlara sorabilirsiniz.

Ve 

Mesela; göz önünde kaybolup giden canları görmeyen ve bu hengâmede kendi menfaatinin derdine düşmüş olanlarımıza da sorabilirsiniz…  

Bugün 6 Şubat…

Çok değil, daha dün yaşanılanların; sanki de, hiç yaşanmamışcasına hoyratça unutulduğu, saçma sapan dedikodu malzemelerin ağzımızı doldurduğu, kulaklarımızı meşgul ettiği döngüsündeyiz.

Sırf birileri kasalarını dolduracak diye kaybolup giden on binlerce canımızın ve yıkılan binaların altında kalan umutların yılının dönümündeyiz…

Bu dönüm noktasındayken;

Aramızdaki bu umut hırsızlarının ne kadarı, ne şekilde cezasını çekti bilinmez ama yüz binlerin mağdur olduğunu; bu yüz binlerin çile yumağının sarmalında umutlarının girdabında kaybolup gittiğini ve yüz binlerin halen daha bu sarmal içerisinde çırpınıp durduğunu görememek, nasıl bir hezeyandır halen daha anlaşılamamıştır.

Her ne kadar Kızılay Çadırının içerisindeyken “buralarda Kızılay çadırı görmedim” diyebilmek, umudu inkâr ve bu hezeyanın en bariz örneği olsa da; güç kaynağı, yani jeneratörler vasıtasıyla aydınlatılan sokakların ve makyajlı yapıların, reklam amaçlı çekimleri yapılarak bir çeşit göz boyaması tamamlanması ve yetkili gözlerin çekilmesi sonrasın da, umudun yeniden karanlığa mahkûm edilmesi de aynı hezeyanın başka bir versiyonudur.       

17 Ağustos’ta Marmara’da Gölcük, 

23 Ekim’de Doğu’da Van, 

30 Ekim’de Batıda İzmir 

Ve 

6 Şubat’ta tüm Türkiye… 

Hareket eden ve sallantı yaşanılan her noktada, ilk etapta kiraların ve sonrasında ekmek fiyatlarının ahlaksızca ayyuka çıktığı ve ne yazıktır ki iktidarın ise sadece ve sadece izlediği ve hatta oralıklı dahi olmadığı bu soygunların yaşandığı ülkemizde; mecburen ve çaresizce yaşayan bizlerin, umudumuzu taze tutmaktan ve bir gün gerçekten de bu umuda sahip çıkılacağı umuduyla yaşamaktan başka çaremiz de bulunmamaktadır.   

Unutamadığımızı

unutmadığımızı 

ve hatta 

unutturmayacağımızı ifade etsek te, umutlarımızın her geçen gün yok edildiği, kırıldığı ve hatta sanki de bile/isteye o yönde adım atıldığı hissi çaresizliğimizin görüntüsü olarak yüreğimize yerleşmektedir. 

Elbette ki yapılan çalışmaların veya harcanan mesainin ve ortaya konulan umudun varlığına, minnettarlığımız yanı sıra şükürcüyüz… 

Ama 

Üzülerek belirtmeliyiz ki; 

Gelinen noktada, deprem gerçeğini aklına dahi getirmeden halen daha değişik adlarla yapılan imarlaşma adımları esnasında, zenginleşmek için her türlü dalavereyi göze alarak; umursamadan ve kanunları hiçe sayarak, gözlerinde maddiyattan başka hiçbir şey olmayan ve bu maddiyat yığıntılarının altında kalmış, zavallı beyinlerin süregelen varlığı ise bu umutlarımızı yeniden enkaz altında bırakmaktadır.

Bunları cesaretlendiren tek bir güç vardır; o da ne yazıktır ki başta muhalefet olmak üzere, aynı kulvarda yürüyen iktidardır…

Halen daha bu tür suçlara verilecek cezalarda idamın değerlendirilmeye alınmaması, bu düşüncelerimizde ki haklılığımızı ortaya koymaktadır.

Kaldı ki gerçek idamlıkların dahi umuda yönlendirildiği ve özendirildiği ülkemizde, para kazanmanın en doğal yolunun, özellikle de malzemesinden çalarak yapılan mimari müteahhitlikten geçtiğini bilmeyenimiz yoktur. 

Üstelik bir de yanınızda; ön planda görünmeyen ama arka planda her türlü desteğini esirgemeyen siyasi gücünüz de oldu mu, kim takar deprem gerçeğini!   

Oysaki 11 şehrin imarı için gecesini gündüzüne katarak çalışan birilerinin, bu gayretini; aynı çatı altında olan başka birileri kendi menfaatlerine göre yönlendirme yaparak algıyı değiştiriyor ise hiçe saydırıyor ise düşünülmesi gereken çok şeyin olduğu da asla ve kat'a unutulmamalıdır. 

Unutulmamalıdır demişken, bugün 6 Şubat ve bir gerçeğin yeniden haykırıldığı gündeyiz.

Gerçekten de “sesimizi duyan var mı” diye bağırıldığında; samimi olarak bu sesi yollayan, gönülden çalışanların ve bir şeyleri düzeltebilmek için standartları alt üst edenlerin sesini de duyan oldu mu hiç? 

Gerçekten de; hizmet için çırpınan, çalışan, gayret sarf eden ve hatta neredeyse tüm ülkeyi karşısına alan birilerinin sesini ciddi olarak duyan oldu mu hiç?

Yoksa halen daha Kızılay çadırı içerisindeyken, çevrede Kızılay çadırı mı arıyoruz? 

 


Bari birilerinin sesini duydunuz mu?

.

Vedat Kan

6.02.2026 08:34:00

TYB Erzurum Şubesi “Vefa Sohbetleri” hız kesmeden devam ediyor…

SKOR DEĞİL, KARAKTER KONUŞTU

Erzurum’dan Mısır’a Ticaret Köprüsü: Başkan Hakan Oral’dan Kahire’de Tarihi İmza

Palandöken’de Taksi Durakları Sıcacık Yuvaya Dönüştü

Geleceği Üretenler TEKNOFEST’te Buluşuyor!

GENÇ DADAŞLAR DURMUYOR..

Tazegül’den Başkan Koçak’a hayırlı olsun ziyareti…

Palandöken’de başıboşluğa müsaade yok…

BERAT KANDİLİNİN TÜM EMEKÇİLERE HAYIRLAR GETİRMESİ TEMENNİSİYLE...

Af beklemek kadar affedici de olmalıyız…

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 20 15 1 4 33 49
2.FENERBAHÇE A.Ş. 20 13 0 7 28 46
3.TRABZONSPOR A.Ş. 20 12 2 6 15 42
4.GÖZTEPE A.Ş. 20 11 3 6 15 39
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 20 10 4 6 10 36
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 20 8 6 6 13 30
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 20 7 4 9 3 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 20 6 7 7 -7 25
9.KOCAELİSPOR 20 6 8 6 -5 24
10.CORENDON ALANYASPOR 20 4 6 10 -2 22
11.GENÇLERBİRLİĞİ 20 6 10 4 -3 22
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 20 4 8 8 -6 20
13.HESAP.COM ANTALYASPOR 20 5 10 5 -14 20
14.TÜMOSAN KONYASPOR 20 4 9 7 -9 19
15.İKAS EYÜPSPOR 20 4 10 6 -12 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 20 3 10 7 -12 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 20 2 9 9 -25 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 20 2 15 3 -22 9

YAZARLAR