Fakir Yılmaz

AYNA YOKSA GÖLGENE YETMEZ İSE LÜBNAN’A BAK..

25.03.2026 15:48:00

Mescid-i Aksa'nın İslam'ın onuru ve ilk kıblesi olduğunu vurgulayarak, bölgedeki Siyonist işgal girişimlerine ve Müslümanların sessizliğine karşı duruş sergileyen ve bir isim olarak tarih yazan Alparslan'ın adını alan 7. torunu olan bir gazeteci olarak İngilizlerin Arapları Osmanlı'ya karşı fış fışlaması sonrası bölgede yaşanan boşluğu fırsat bilip, 1948 yılında bağımsızlığını ilan eden, 1970'de müttefik olduğu Amerika'yı arkasına alan ve başta Filistinlilerin olmak üzere bölge halklarının topraklarını adım adım işgal etmeye devam edip, birilerinin yerlere döktüğü colalar ile kurtarmaya çalıştığımız Gazze'yi de ilhak eden İsrail 'şu an nerede, ne yapıyor?' diye sorsam çoğunuz, 'İran'ı bombalıyor..' der ya da öyle sanır.. 
Ve Mervani Kürtlerinin desteği ile Anadolu'nun kapısını açan 2. Sultan Alpaslan'ın adını, 7. Torunuma verdiği adıyla şimdi de Kürt olan dedesinin ellerinde güvende iken siz, Müslümanların ilk kıblesi, yeryüzündeki ikinci mescit ve üçüncü kutsal mekanı olan Mescid-i Aksa'yı bile ibadete kapatan İsrail'in nerede, ne yaptığına bakıp, sorduğum soruya cevap bulmaya çalışırken ben kaç gündür adeta takıntı yaptığım diğer bir konuya,aklım İran'da iken Lübnan'da yaşananlara yani Ayna ve Gölgeyi anlatmaya çalışacağım asıl konuya bir bakayım..
Evet, insanın kendi gölgesiyle kurduğu içsel diyaloğu ve yabancılaşmayı "gurbet elin kanepesi" imgesiyle aktaran, yoğun bir "divanelik" ve hüzün atmosferi barındıran o çok şeyi anlatan satırların altına imza atan Cemal Süreya'nın, 'Gölge Oyunu' aynı şiirinin satırları aralarında kendi adımın iki kez geçtiğini görüp, bugünkü düşüncelerimi, 'Ayna yoksa Gölgene bak, yetmez ise Lübnan'a bak' başlıklı yazıma dökmeden önce çok şeyi anlatan usta şaire ve şiirine saygı diyerek önce şiirini tümünü yayınlamak gerekir dedim.
Çünkü, 'Ayna yoksa Gölgene bak yetmez ise Lübnan'a bak' başlıklı bugünkü yazımda anlatmak istediğimi aşağıdaki kısa ama çok anlamlı olan 'Gölge Oyunu' isimi Cemal Süreya'nı şiiri anlatıyor gibiydi.. Bu nedenle önce şiire yer verelim.. Ve, çok şeyi anlatan o şiir..
Gölge Oyunu
Gölgeme bak gölgeme
Amma aşık, amma divane
Oturmuş kanepesinde gurbet elin
Kendini seyreder gözlerimde
Amma aşık, amma divane.
Gölgene bak senin gölgene
Amma fakir, amma biçare
Ceplerini elleriyle doldurmuş
Aynı kanepesinde gurbet elin
Amma fakir, amma biçare.
Ya öbür adamın gölgesi, öbür
Amma hinoğlu hin, amma hergele
Ayıp fiiller kuruyor belli
Kulakları toprağın üstünde kocaman
Amma hinoğlu hin, amma hergele.
Gölgelere bak gölgelere
Amma işsiz güçsüz, amma avare
Şarkılara inanıyorlar bütün gün
Hepsi de aynı şarkının insanları
Amma işsiz güçsüz, amma avare...
Evet, "Gölgeme bak gölgeme" ifadesiyle, insanın kendi gerçekliğinden kopup, dışarıdan bir gözlemci gibi kendi suretini incelemesini konu eden ve bireyin kendiyle yüzleşmesini anlatmaya çalışan, 'Gölge Oyunu' yabancılaşma ve kişinin kendi benliğine, bedenine veya yaşadığı dünyaya yabancılaşmasını da (kendine gurbet olma durumu) simgeler diyen yapay zekanın teslim almaya başladığı dünya da gölgesine bakmadan kendilerini 7. torunuma adını veren Alparslan sananların Mervani Kürtlerinin torunlarının Ortadoğu'da ki rolünü de görmezden gelirler..
Şiirdeki "Amma aşık, amma divane" sözü, bu içsel yolculukta bireyin yoğun duygular (tutku, çaresizlik, yalnızlık) yaşadığını vurgularken, yaşamın bir rüya perdesi gibi geçici olduğunu, gerçeklik ile hayal arasındaki ince çizgiyi sorgulatır. Yani bireyin modern dünyada veya kendi içsel karmaşasında yaşadığı "görünme, görünmeme", "var olma, yok olma" ikilemini ve yalnızlığını anlatırken tüm yok edilmelere karşın var olma mücadelesi verenlerin rüya ile gerçeklik arasındaki sorgulamayı da yapma cesaretini bile ortaya koyamaz, kabul etmezler..
Bunları, 'Ayna yoksa Gölgene bak yetmez ise Lübnan'a bak' başlığını koyan ben değil, 7. torunuma Alparslan'ın adını koyan 4 oğlum dediğim damadım Alperen değil, Cemal Süreya'nın 'Gölge Oyunu' başlıklı şiirinin anlatmaya çalıştıkları olurken, benim asıl anlatmak istediğimin başka bir şey olmadığı gibi son olarak gazeteci meslektaşım, İsmail Arı'nın düştüğü ve tutuklandığı o karakollar da olup, olmadığından emin olmadığım ama Sibel Can, İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses, Mustafa Keser gibi ünlü ses sanatçılarımız tarafından seslendirdiği, 'Karakolda Ayna Var''  türküsünü sıkça dillendiren halkımızın kendi kırık aynalarına olduğu gibi üstündeki ekonomik, emperyalistlerin oluşturduğu gölgesine bakmadığı gibi Lübnan'a da bakamıyor, Ortadoğu'da oynanan gölge oyununu da anlamıyor..
Bunun en bariz örneği telefonumun durumunda, 'Al dedesi 7. Ceviz içi..'  satırları ile bir kez daha torun sahibi olduğumun sevincini anlatan fotoğrafımı görüp, 'Kimin çocuğu oldu?' diye bana soran Seher ablamın Reis dedikleri AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yorgun, düşünceli ve camili meydanda duran otobüsün üzerinde halka dönmüş haliyle otobüsün üzerine oturmuş olan fotoğrafını sayfasının ana fotosu yaptığı kendi sanal sayfasındaki, 'Havada iken Radara, yerdeyken CHP'ye görünmüyor' paylaşımdaki uçağın motorunun yanı sıra yapay zeka ile yönlendiren bilgisayar cipinin nerede, hangi gölgede olduğunu bile sorgulamamasıdır..
Ve aynı ablanın her gün gelen zamlara eriyen parasını altına çevirip, kalanı kurtarmak için kuyumculara koşan vatandaşın kuyumcuların önünde oluşturduğu kuyruğu eski bir fotoğraf ile süsleyip, bu ülkenin 70 yıldır sağ ve muhafazakar, milliyetçi, ulusalcı iktidarlarca yönetildiğini bilmeden, 'CHP dönemi tüp kuyruğu' deyip, aynı paylaşımın altına eklediği, 'Cumhurunreisi Erdoğan'ın dönemi kuyumcu kuyruğu..' fotoğrafına bakmak ve Seher ablaları yayınları ile etkilemeyi başaran havuz medyanın aynı kareye 'Pide değil, altın kuyruğu! Fiyatı gören koştu: Kar ederiz amacıyla girdik..' manşetiyle oynanan gölge oyununu veya Cemal Süreya'nın 'Gölge Oyunu' şiirini anlamak yeter, artar bile..
Çünkü, Aya yol gibi 'yaptık' dediğimiz uçağa motor vermeyen aynı emperyalistlerin, 'Kimyasal silahı var' dediği  Saddam'a verdikleri teknoloji ile Kürtlere elma kokusu koklatıp, Halepçe katliamı yapan Irak sonrası açtıkları Arap Baharında yanıp, yakılan Suriye sonrası şimdide, 'Sabır edin kıyamete yakın bir zamanda Mehdi ile birlikte Adalete gelecek..' diyerek 60 yıldan fazadır hak, hukuk, adalet ve refah isteyen halkını baskı altında tutan Molla yönetiminde ki Şii İran'a dönen gözlerin görmediği aslı yer Lübnan ve Suriye gibi orayı da adım adım işgal eden, sınırımıza komşu olmaya hazırlanan ve 'Vaat edilen topraklar' diye diye dünyayı kana bulayan Siyonizm İsrail'in, Amerika gölgesinde bölge yetmedi, tüm dünyayı kana buladığını anlamayız..
Peki, biz ne yapıyoruz?
Bilmem, helwacı dediğim ve bahar bayramını 'Newroz' olarak kutlamak için bakkaldan alacağı meyve kasaları ve evlerinde getirecekleri bir tezek, iki odunu yakacağına genel merkezden para isteyen ve Newroz'a değil, MHP'li iktidara gölge ortakları olduklarını artık gizlemeye gerek görmeyip, AK Parti'ye bayram kutlamasına giden Ardahanlı DEM'lilerden aldığı oylarla bir dönem milletvekili, iki dönemdir belediye başkan olan çift maaşlı hizmet beklenen koltuğunda değil, keyiuçakta inmeyen türkücünün 'Kereste rüşveti' dosyasına, haberine bakıp, bakmadığı merak edilen ve yolları gül değil, çamur açan ve hakkında onca olumsuz iddianın olduğu türkücüye 'hayırlı olsun' giden valiliğin yaktığı Newroz değil, Nevruz ateşinin üzerinde kimlerin atladığına bakmak yeter artar bile..
Veya 'Ayna yoksa Gölgene bak yetmez ise Lübnan'a bak' der, dururum..

Evet.. bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..
Bu yazı, İsrail’in yayılmacı politikaları ve Ortadoğu’da yaşanan insani dramlar üzerinden toplumsal bir farkındalık çağrısı yapmaktadır. Yazar, Mescid-i Aksa ve Gazze gibi kutsal değerlerin işgaline sessiz kalınmasını eleştirirken, bölgedeki siyasi boşluğun tarihsel kökenlerine değinmektedir. Cemal Süreya’nın "Gölge Oyunu" şiiriyle metaforik bir bağ kurularak, bireylerin kendi gerçekliklerine ve çevrelerinde dönen oyunlara karşı yabancılaşması işlenmektedir. Güncel ekonomik sıkıntılar ve medya manipülasyonları üzerinden halkın nasıl yanıltıldığına dikkat çekilmektedir. Metin, Türkiye’nin iç siyasi kutuplaşmalarını ve emperyalist güçlerin bölge üzerindeki stratejik hamlelerini sorgulamaktadır. Sonuç olarak, aynadaki aksimize bakıp gerçeklerle yüzleşmek yerine, Lübnan ve Suriye gibi komşu coğrafyalardaki tehlikeleri görmezden gelişimiz vurgulanmaktadır.


BBP Erzurum İl Başkanı Yılmaz’dan Muhsin Yazıcıoğlu Mesajı: "Mesele Kapanmadı, Hakikatin Peşini Bırakmayacağız!"

Erzurum’da "Çanakkale Er Meydanı" Rüzgârı

Erzurum’un Bilim Elçisinden Milli Hamle

ERZURUM ASKF’DE TARİHİ DEĞİŞİM

Erzurum, Avrupa’nın En Prestijli Üniversite Spor Organizasyonuna Ev Sahipliği Yapacak… EUSA 2028, Erzurum’da Düzenlenecek…

Dışarıdan ahkâm kesmek…

Erzurum’da Yeni Bir Kış Sporu Miladı

Rektör Hacımüftüoğlu, Üniversite Ailesiyle Bayramlaştı

Zirvede patron belli...

Herkes Rütbesini Bilecek: Erzurumspor Zirveye Oturdu

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 27 18 3 6 24 60
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 27 15 5 7 18 52
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 27 12 8 7 14 43
6.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 27 9 12 6 -9 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.CORENDON ALANYASPOR 27 6 8 13 1 31
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
12.TÜMOSAN KONYASPOR 27 7 11 9 -8 30
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 27 6 14 7 -9 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 27 6 14 7 -18 25
15.KASIMPAŞA A.Ş. 27 5 13 9 -15 24
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 27 4 12 11 -27 23
17.İKAS EYÜPSPOR 27 5 15 7 -19 22
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 27 4 18 5 -23 17

YAZARLAR