Yorumlar (0)

Ali Berham Şahbudak


Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanı Hainlere!


Eğer bugün herhangi bir lideri –ki buna Atatürk de dâhil– özgürce eleştirebiliyorsanız, bu hakka Atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği bağımsızlık mücadelesi sayesinde sahipsiniz. Trajik olan şudur ki; birileri O’nu eleştirmek için bile O’nun kurduğu düzenden güç almaktadır.

Lakin unutulmamalıdır ki, devrimle yükselen bu Cumhuriyet’te, köhne zihniyetlerin karanlık emellerine geçit yoktur. Eleştirinin bir sınırı, hukuki bir temeli ve ahlaki bir nezaketi olmalıdır.

Atatürk, Türk milletinin bağımsızlık ve çağdaşlaşma yolundaki sarsılmaz iradesidir. O’nun önderliğinde temelleri atılan Türkiye Cumhuriyeti, hayata geçirilen devrimlerle tam bağımsız bir kimlik kazanmış ve dünyada saygın bir konuma erişmiştir. Tüm bu başarılara ve modernleşme hamlelerine rağmen, dönem dönem Atatürk düşmanlarının türemesi manidardır.

Bu güruha karşı durmak, sadece bir ismi korumak değil; Türk milletinin karakterini, geleceğini ve onurunu savunmaktır.

Bedenen aramızdan ayrılalı 87 yıl geçmiş olmasına rağmen, Atatürk’ün adı hâlâ bu hainlerin uykularını kaçırıyorsa, bu durum O’nun büyüklüğünün en somut kanıtıdır. O’nun ölüsü dahi emperyalist maşaları korkutmaya yetiyorsa; bu saldırganlar Türk milletinin evladı değil, Kurtuluş Savaşı’nda denize dökülen işgalcilerin zihniyet kalıntılarıdır.

Yüz yıldır Cumhuriyet’in her imkânından sonuna kadar faydalanıp, sonra da o imkânı sağlayan iradeye ihanet etmek, en ağır tabiriyle nankörlüktür. Sırf birilerine yaranmak adına Atatürk’e ve ailesine dil uzatanlar, aslında emperyalizmin yerli işbirlikçileridir.

Atatürk’e karşı duruş sergilemek, sadece devrimleri savunmak değildir; aynı zamanda bu ülkenin ilerleme azmini ve modernleşme ülküsünü muhafaza etmektir. Mustafa Kemal Atatürk, sadece askeri dehasıyla değil, kültürel ve toplumsal reformlarıyla da ölümsüzleşmiş bir fikirdir.

Bizler, Kemalist yurtsever devrimciler olarak; din, dil, ırk ve mezhep ayrımı gözetmeksizin bu topraklarda onuruyla yaşayan Türk toplumunun ortak değerlerini savunmaya ant içtik.

Yüz yıldır yalan ve iftiralarla beslenen bu düşmanlık, aslında kendi acziyetlerinin ilanıdır. 87 yıl sonra bile O’nun vizyonuyla yarışamayanlar, O’nun ne kadar eşsiz bir lider olduğunu idrak edememişlerdir.

Zaman geçtikçe Ata’mızın ileri görüşlülüğü daha net anlaşılmakta, yobaz zihniyetin ise sadece dış mihrakların ekmeğine yağ sürdüğü görülmektedir. Yüz yıl önce cephede başaramadıkları parçalanmayı, bugün bu piyonlar aracılığıyla iç karışıklık çıkararak denemektedirler.

Bu gerici güruha en büyük tavsiyemiz, emperyalizmin oyuncağı olmaktan vazgeçmeleridir. Eğer kafanızdaki o beyni bir nebze olsun halkın ve vatanın selameti için kullanabilseydiniz, bugün aldığınız nefes için bile Atatürk’e minnet duyardınız.

Işığa karşı yürüyen ey karanlık topluluk! Ne siz ne de tasmalarınızı tutan efendileriniz bu Cumhuriyet’te zafer kazanamayacaksınız. Milyonların kalbine mühürlenmiş bir lideri ve O’nun eserini bölmeye gücünüz yetmez. Yüz yıldır içinizi bir lav gibi kavuran o nefret, aslında kendi karanlığınızın ateşidir.

Dünya döndükçe ve bu topraklarda tek bir Türk nefes aldıkça; ulu önderimizin ilkeleri, düşünceleri ve hedefleri Türk milletinin kalbinde yaşamaya devam edecektir. Atatürk’ü ve Türk’ü bu topraklardan silme hayaliniz, her daim beyhude kalacaktır.

"En büyük eserim" dediği Cumhuriyet’i korumak, her Türk vatandaşının namus borcudur. Atatürk’ün vizyonuna yapılan her saldırı, karşısında çelikten bir irade bulacaktır. Sonuç olarak Atatürk’e bağlılık; sadece geçmişi yâd etmek değil, O’nun akıl ve bilimle örülmüş mirasına sahip çıkarak geleceği inşa etmektir.

Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı