Yorumlar (0)

Mithat GÜDÜ /Emekli İmam Hatip / Gazeteci -Yazar


"Allah Dediğin Her An, O Sana 'Kulum' Der"


Bazen çok duâ ederiz ama cevapsız kaldığımızı sanırız. 'Sesim duyuluyor mu?' diye şüpheye düşer, yorulur ve bazen de vazgeçme eşiğine geliriz. Şeytanın en sevdiği tuzak, kulun gönlüne 'karşılık alamıyorsun' vesvesesini düşürmektir. Mâneviyat yolunda en büyük engel de, 'Sesim semâya ulaşmıyor' düşüncesidir. Oysa dudaklarımızdan dökülen her 'Allah' nidâsı, aslında O’nun bizi çoktan huzuruna kabul ettiğinin bir müjdesidir.

​Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde anlattığı bu muazzam kıssa; yorgun kalplerimize şifâ, duâlarımıza ise yepyeni bir bakış açısı kazandıracak cinsten...

Buyurun, kalbinizdeki şüpheleri silecek, ümidinizi tazeleyecek o eşsiz hikmetle buluşalım: 👇

​"Allah Dediğin Her An, O Sana 'Kulum' Der"

​Hz. Mevlânâ, Rabbimizi anmakla ilgili güzel bir kıssa dile getirir:

​Bir kul, her gece uyanır teheccüdünü ve sabah namazını kılar, sabaha kadar "Allah, Allah" diyerek Rabbini zikrederdi. Yıllar boyu bu şekilde Rabbine olan bağlılığını sürdürdü. Bu ihlaslı âbid (çok ibadet eden kul), şeytanın dikkatini çekti. Şeytan, vesvese vermek için kula sokuldu ve şöyle dedi:
​— "Ey insan! Senelerce Allah dedin. Peki Allah’ın sana hiç, 'Kulum' dediğini duydun mu? Bu halinden sıkılmıyor musun? Eğer gerçekten Allah demenin bir faydası olsaydı, Allah da sana kulum derdi, değil mi?"

​Bu sözler, kulun içine şüphe tohumları ekti. Ümitten yoksun kalan kul, tesbihini ve seccadesini attı bir köşeye, ibadeti terk edip çekti yattı. Ancak Allah, yıllarca secde eden bir başı geri çevirir mi? Onun ihlasla dökülen gözyaşlarını ve yılların emeğini boşa çıkarır mı? O gece, kulun rüyasına Hz. Hızır (a.s.) ayın güzelliği gibi parlayacak göründü ve ona sordu:
​— "Ey kul, neden ibadetini terk ettin?"
​Kul hüzünle cevap verdi:
— "Yıllardır kulluk ediyorum ama karşılığında hiçbir şey elde edemedim. İçime bir his düştü, ümidimi kaybettim ve bırakıp yattım."
​Hz. Hızır (a.s.) şefkatle şöyle dedi:
— "Ey kul, senin Allah demen, O’nun sana 'kulum' demesinin ta kendisidir. Cahilin diline, fâsık ve zalimin canına Allah ismini zikretme izni verilmez. Eğer bir kula Allah’ı zikretme izni verdiysek, bilsin ki evvelden o kula 'Kulum' demişizdir. Ümidini yitirme, yoluna devam et."
​Kul uyandığında, evin içi gül ve misk kokularıyla dolmuştu. Hemen seccadesine yöneldi, dört elle secdeye kapandı ve tesbihini eline aldı. O günden sonra ömrünün sonuna kadar Allah’ın ismini anmaya ve "Allah, Allah" diyerek zikretmeye devam etti.

​Kıssadan Hisse

​Eğer hâlâ duâ edebiliyorsak, hâlâ secdeye gidebiliyorsak, hâlâ Allah diyebiliyorsak; bu, Rabbimizin bizi bırakmadığının en açık delîlidir. Öyleyse ümîdi değil, gafleti terk edelim.