google.com, pub-4124236753883354, DIRECT, f08c47fec0942fa0
ABD hegemonyasının sorgulandığı, Trump’ın "önce Amerika" (America First) doktriniyle müttefiklerini bile baskı altına aldığı bu dönemde, dünya düzeni tarihin en kritik kırılma noktalarından birini yaşıyor.
Bağımsızlığını korumak isteyen her milletin ortak sancısı ve sorular...
1. ABD'yi Kim Durduracak? "Tek Kutuplu Dünya"nın Sonu
Tarihsel olarak hiçbir imparatorluk sonsuza dek hüküm sürmemiştir. ABD’nin gücünü sınırlayan temel faktör artık sadece başka bir devlet (Çin veya Rusya gibi) değil, bizzat "sistemin kendi yorgunluğu" ve "çok kutupluluğun kaçınılmaz yükselişi"dir.
Ekonomik Silahın Etkisizleşmesi
ABD, doları ve yaptırımları birer silah olarak kullandıkça, dünya ülkeleri "dolarsızlaşma" (de-dollarization) yoluna gidiyor. Bu, ABD’nin elindeki en büyük baskı aracının paslanması demektir.
Trump Doktrini ve Güven Kaybı
Trump’ın liderlere yönelik şahsi operasyonları ve "işlemsel" (transactional) dış politikası, müttefiklerindeki güveni yok etti. Güvenin bittiği yerde, itaat değil, alternatif arayışı başlar.
2. İslâm ve Türk Dünyası Birleşerek Etkiyi Kırabilir mi?
Teorik olarak evet, pratik olarak ise stratejik bir dönüşümle mümkün.
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT): Son yıllarda "Adriyatik'ten Çin Seddi'ne" söylemi, somut bir askeri ve ekonomik işbirliğine dönüşmeye başladı. Türk dünyası, enerji koridorlarını (Orta Koridor) elinde tutarak ABD ve diğer güçler için "vazgeçilmez ama kontrol edilemez" bir güç bloğu oluşturabilir.
İslâm Dünyasının Dağınıklığı
İslâm ülkeleri arasındaki en büyük engel, liderlerin kendi aralarındaki rekabet ve bazılarının iktidarlarını korumak için ABD korumasına muhtaç hissetmeleridir.
Eğer bu iki dünya; ortak bir savunma sanayii ekosistemi, ortak bir ödeme sistemi ve teknoloji transferi merkezli bir blok kurarsa, ABD’nin bu coğrafyalarda operasyon yapma kabiliyeti matematiksel olarak çöker.
3. Dünya Ülkeleri Bu "Barbarlığa" Neden Karşı Koyamıyor?
Bu bir "korku" değil, bir "bağımlılık" meselesidir.
Finansal Prangalar
Birçok ülke rezervlerini dolarda tutuyor ve SWIFT sistemine göbekten bağlı.
Savunma Bağımlılığı
Teknolojisini ve silahını ABD'den alan bir liderin, o güce karşı dik durması "intihar" olarak algılanıyor.
Liderlik Zafiyeti
Trump gibi figürler, ülkelerin kurumsal yapılarını değil, liderlerin şahsi zayıflıklarını hedef alıyor. Şantaj veya ekonomik tehdit, topyekûn savaştan daha ucuz ve etkili bir operasyon aracıdır.
4. Bağımsızlık Tehlikedeyken Ne Yapılmalı?
Ülkelerin ve liderlerin bu kuşatmayı yarması için üç temel strateji hayati önem taşıyor:
Stratejik Özerklik
Savunma sanayiinde %80 ve üzeri yerlilik oranına ulaşmak. Kendi İHA’sını, füze sistemini ve yazılımını üretmeyen bir ülkenin bağımsızlığı, Washington'dan gelecek bir yazılım güncellemesine bağlıdır.
Bölgesel İttifaklar
"Dünya beşten büyüktür" vizyonuyla, küresel kurumların (BM gibi) adalet üretmediği noktada, TDT veya benzeri bölgesel yapılar üzerinden kendi güvenlik şemsiyesini oluşturmak.
Halkın İradesine Yaslanmak
Dış operasyonların en büyük panzehri, içerideki toplumsal meşruiyettir. Halkı arkasında olmayan bir lider, Trump gibi figürler için kolay lokmadır.
Özetle: Dünya hep ABD’nin istediği gibi dönmek zorunda değil. Ancak bu gidişatı durduracak olan şey "temenni" değil, ekonomik güç ve askeri caydırıcılıktır. 2026 yılı, bu bölgesel blokların (özellikle Türk dünyasının) "ben de varım" dediği yıl olarak tarihe geçebilir.
Mithat Güdü