Mithat GÜDÜ /Emekli İmam Hatip / Gazeteci -Yazar

18 Mart: Emanete Sadâkat mi, İhanet mi?

18.03.2026 08:21:00

​Bugün takvimler 18 Mart’ı gösteriyor. Gökyüzünde ay yıldızlı al bayrak dalgalanıyor, minarelerden yükselen ezan sesleri vatanın dört bir yanını kuşatıyor. Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünde; "Çanakkale Geçilmez" mührünün kanla, canla ve sarsılmaz bir îmanla vurulduğu o mukaddes topraklara bakıp gururlanıyoruz. Ancak bugün, sıradan bir anma gününün ötesine geçme; o "kefensiz yatanların" toprağın altından bizlere yönelttiği sessiz çığlığa kulak kesilme vaktidir.

​Ecdâdın Vatan Derdi ve Bizim "Ben" Kaygımız

​Çanakkale, sadece askerî bir başarı değil; bir milletin yokluk içinden, kendi küllerinden doğuş destanıdır. Onların tek bir gâyesi vardı: Vatanın bölünmezliği, bayrağın hürriyeti ve ezanın susmaması... Aç kaldılar, susuz kaldılar; mermileri bittiğinde süngülerini taktılar ama bir an bile tereddüt etmediler. Bizler bugün bu bayrak altında özgürce nefes alabilelim diye, onlar son nefeslerini o daracık siperlerde fedâ ettiler.

​Peki, biz bugün o mukaddes emanetin neresindeyiz? Aziz ruhlarına, mîras aldığımız bu vatanın hangi manzarasını takdim ediyoruz?

​Ruhları Sızlatan Toplumsal Tablo

​Şöyle bir etrafımıza; sosyal medya mecralarına ve televizyon ekranlarına bakalım. Şehitlerimizin kanıyla sulanan bu topraklarda bugün sergilenen bazı manzaralar, ne yazık ki ecdadın mîrasıyla tam bir tezat oluşturuyor.
​Gün boyu süren ve sözde "gerçek hayatı" yansıttığı iddia edilen yozlaşmış kuşak programları; aile mahremiyetini ayaklar altına alan "mahalle ağzı" yayınlar ve toplumsal değerleri hiçe sayan üsluplar... Genç dimağlara örnek diye sunulan bu "hayasızlık" ve "çirkeflik" sarmalı, Çanakkale’de iffeti ve namusu için can verenlerin rûhunu sızlatmıyor mu?

​Üzülerek müşâhede ediyoruz ki, gençlerimizin bir kısmı kendi tarihine, kültürüne ve medeniyetine yabancılaşmış durumda. "Osmanlı" denilince mesafeli duran, atasına ve dedesine hürmeti "eskimişlik" sanan bir anlayış türedi. Oysa Osmanlı’nın o koca çınarı olmasaydı, bugün üzerine titrediğimiz Cumhuriyet filizi yeşerecek toprak bulabilir miydi? Tarihine sırtını dönen veya ondan utanan bir yaklaşım, Çanakkale’de sergilenen o muazzam rûhu derinden incitmektedir.

​250 kiloluk mermiyi tek başına sırtlayan Seyit Onbaşı’nın torunları olarak; vatanın kutsiyetinden bihaber yaşamak ve sadece şahsî konforunu düşünmek, yapılabilecek en büyük vefâsızlıktır.

​Ne Yapmalı? Tarih Bilinci ve Millî Seferberlik

​Bu gidişata "dur" demek için kutlamalardan ve hamâsî nutuklardan daha fazlasına ihtiyacımız var. Topyekûn bir tarih şuûru seferberliği başlatmak zorundayız:

* ​Eğitimde Ruh: Müfredatımız, tarihi sadece kuru rakamlardan ve savaş tarihlerinden ibaret görmemeli; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köprünün kopmaz bir bütün olduğunu gençlerimize aşılamalıdır.

* ​Medyada Sorumluluk: Yayın kuruluşları sadece reyting kaygısıyla hareket etmemeli; toplumsal ahlâkı koruyacak ve millî şuûru besleyecek içeriklere yönelmelidir. Devletin denetleyici kurumları, toplumu ifsat eden yayınlara karşı daha kararlı ve tavizsiz bir duruş sergilemelidir.

* ​Ailede Şuur: Anne ve babalar, çocuklarına "bastığı yerleri toprak diyerek geçmemeyi" bizzat öğretmelidir. Ataya saygı ve vatan sevgisi evlerde, aile sofralarında yoğrulmalıdır.

Emanet Ağır, Mesuliyet Büyük

​Çanakkale 111 yıl önce fiziken geçilmedi; ancak bugün kültürel ve mânevî saldırılarla "içten" geçilmeye çalışılıyor. Eğer biz maneviyatımızı kaybedersek, tarihimize sırt dönersek ve ahlâkî çöküşe seyirci kalırsak; o aziz şehitlerimizin huzuruna hangi yüzle çıkacağız?
​Vatan, bayrak ve ezan uğruna can verenlere karşı sessiz mi kalacağız? İffeti için can veren şehitlerimizin kemikleri, ekranlardaki hayasızlıkları gördükçe sızlamıyor mu?

Devlet ve millet el ele vererek; gençlerimizi kökleriyle barıştırmalı, medyayı ahlâkî bir zemine oturtmalı ve gerçek manada "vatansever" nesiller yetiştirmeliyiz.

​Bu vesîleyle, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve derin bir mahcubiyetle yâd ediyoruz. Rabbim bizi şehitlerimizin emanetine hakkıyla sahip çıkanlardan eylesin. Âmîn.

Not: Beğeni toplamak için değil, bir idrak oluşturmak ve hakikati haykırmak için yazıyoruz. Hidâyet ise Allah’tandır. Bu hakikate omuz vermek ve bir kişinin daha bilinçlenmesine vesîle olmak için paylaşabilirsiniz.

Mithat Güdü 
Emekli İmam Hatip ve Gazeteci-Yazar


"Çanakkale” bir milletin diriliş mührüdür…

Şehit Emanetlerine Erzurum’da Anlamlı Dokunuş

ÇANAKKALE RUHU BU MİLLETİN KALBİNDE HÂLÂ ATIYOR...

Kadir Gecesi’nde Oltu’da Gönüller Bir Oldu

“Vekillere” ayrıcalık…

Başkan Uçar geleneği bozmadı…

Atatürk Üniversitesi’nde ki gönül köprüsünün "Işıklı Yol" Mucizesi…

Erzurum Saadet Partisi’nde Vefa İçeren İftar Programı “Adalet Sofraları”…

Azamet Üst’ten Kadir Gecesi Mesajı: "Güçlü Devlet, Sarsılmaz Birlik"

Başkan Altın’dan Kadir Gecesi mesajı…

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 26 14 5 7 17 49
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 26 6 13 7 -8 25
14.KASIMPAŞA A.Ş. 26 5 12 9 -14 24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
16.İKAS EYÜPSPOR 26 5 14 7 -18 22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 26 3 12 11 -28 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17

YAZARLAR