16012,85%1,27
43,99% 0,09
51,07% -0,24
7182,72% -1,02
11873,13% -0,94
Ege ve Doğu Akdeniz’de zaman zaman yükselen siyasi tansiyon yeniden gündemde. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın Kıbrıs ve Ege’deki askeri dengelere ilişkin yaptığı açıklamalar Ankara’da sert tepkiyle karşılandı. Türk askerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden çekilmesi gerektiğini ima eden sözler, iki ülke arasındaki hassas dengeleri yeniden tartışmaya açtı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise bu açıklamalara hızlı ve net bir yanıt verdi. Bakanlık Sözcüsü Öncü Keçeli, söz konusu ifadeleri “gayriciddi, talihsiz ve zamansız” olarak nitelendirdi.
Uzmanlara göre bu açıklamalar, son dönemde nispeten sakin ilerleyen Türkiye–Yunanistan ilişkilerinde yeni bir gerilim başlığı oluşturabilir.
Yunanistan’da yayın yapan Alpha TV kanalında canlı yayına katılan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Kıbrıs’taki askeri dengeye ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Dendias program sırasında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık 40 bin asker bulundurduğunu ileri sürdü. Bu durumun bölgedeki güvenlik dengeleri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunan Yunan bakan, Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’a askeri varlık konuşlandırmasının Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki askeri varlığını gözden geçirmesi için bir fırsat oluşturabileceğini iddia etti.
Bu sözler özellikle Türkiye’de kısa sürede diplomatik tepkiye neden oldu. Ankara, bu tür açıklamaların bölgedeki kırılgan dengeleri zedelediğini ve provokatif bir dil taşıdığını savunuyor.
Kıbrıs meselesi, yarım asrı aşkın süredir Türkiye ile Yunanistan arasında en hassas konuların başında geliyor. Bu nedenle bölgeye ilişkin her açıklama iki ülke kamuoyunda da yakından takip ediliyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamayla Yunan bakana sert tepki gösterdi.
Keçeli açıklamasında özellikle Ege adalarının statüsü konusuna dikkat çekti ve şu ifadeleri kullandı:
“Son günlerde Ege adalarının silahsızlandırılmış statüsüne aykırı şekilde yapılan açıklamaları gayriciddi, talihsiz ve zamansız buluyoruz.”
Ankara’ya göre Ege’deki bazı adaların statüsü uluslararası anlaşmalarla açık şekilde belirlenmiş durumda. Türkiye bu konuda özellikle iki tarihi anlaşmayı hatırlatıyor:
Lozan Barış Antlaşması
Paris Barış Antlaşması
Bu anlaşmalara göre Doğu Ege’deki bazı adaların gayriaskeri statüde olması gerekiyor. Türkiye, Yunanistan’ın bu statüye aykırı şekilde askeri faaliyetlerde bulunduğunu zaman zaman gündeme getiriyor.
Dışişleri Sözcüsü Keçeli de açıklamasında bu noktaya vurgu yaparak söz konusu adaların hukuki statüsünün uluslararası anlaşmalarla açık şekilde belirlendiğini ifade etti.
Türkiye ile Yunanistan arasında son yıllarda zaman zaman gerilen ilişkiler, özellikle üç başlık etrafında yoğunlaşıyor:
Ege adalarının askeri statüsü
Doğu Akdeniz’de enerji kaynakları
Kıbrıs meselesi
Her iki ülke de NATO üyesi olmasına rağmen bu konular diplomatik krizlere yol açabiliyor.
Ankara, bölgede tek taraflı askeri adımların ve provokatif söylemlerin gerilimi artırdığı görüşünde. Türkiye’ye göre uluslararası anlaşmaların belirlediği statü korunmalı ve taraflar diplomatik diyalog kanallarını açık tutmalı.
Uzmanlar ise özellikle seçim dönemleri veya iç politika baskıları sırasında Yunanistan’da Türkiye karşıtı söylemlerin daha sık gündeme geldiğine dikkat çekiyor. Benzer şekilde Türkiye’de de Ege ve Kıbrıs konuları kamuoyunda güçlü bir hassasiyet oluşturuyor.
Son yaşanan açıklama da bu hassas dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koymuş durumda.
Diplomasi kulislerinde ise Ankara’nın bu tür çıkışlara sert ama kontrollü tepki vermeye devam edeceği değerlendiriliyor. Çünkü iki ülke arasındaki gerilim yalnızca Ege’yi değil, Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik dengelerini de doğrudan etkiliyor.
Özetle; Ege’de rüzgâr yine sert esiyor. Ancak diplomasi masasında kalıcı çözüm bulunmadıkça bu tartışmaların zaman zaman yeniden gündeme gelmesi kaçınılmaz görünüyor.