Yıkalım diyen kimmiş; kalksın ayağa bir bakalım!

Yıkalım diyen kimmiş; kalksın ayağa bir bakalım!

Lütfen konuyu başka alanlara kaydırmayalım ve tarihimize hep beraber sahip çıkalım. Ve gelecek nesillerimize samimi bir çalışmayla, ter akıtılmış bir eser bırakalım.

Yıkalım diyen kimmiş; kalksın ayağa bir bakalım!

Bir haftadır dinliyorum, okuyorum, gözlemliyorum…

Deli midir/divane midir bilinmez; gerçi kim olduğu da belli değil ama birisi Kongre Binasını güya yıkalım demiş. Sebep olarak ta yüzyıllardır üzerinde yaşadığımız deprem gerçeğini işaret ederek, bahse konu binanın depreme dayanıksız olduğu düşüncesini ortay atmış.

 

 

Tıpkı Mareşal Devlet Hastanesinde ifade edildiği gibi…

Tıpkı Şehir Stadyumunda ifade edildiği gibi…

Tıpkısının aynısı çok ama lafı fazla uzatmanın da, ortamı başka hal ve yerlere taşımanın da bu aşamada kimseye faydasıyla birlikte, anlamı da yok.

Kuzum bu şehirde iki tane dünyaya adını duyuran üniversitemiz yok mu?

Bu üniversitelerde geleceğe bilim insanı yetiştiren birbirinden kıymetli değer taşıyan insanlarımız yok mu? Yılların birikimi deprem uzmanlarımız, yılların birikimi mimarlarımız, inşaat mühendislerimiz, yer bilimcilerimiz, gök bilimcilerimiz, zemin etütçülerimiz, inşaat ustalarımız, inşaat kalfalarımız, müteahhitlerimiz, yüklenicilerimiz, taşeronlarımız, al-satçılarımız, yap-satçılarımız yok mu?  

Kurun bir heyet, kararı onlar versinler.

Neyin tartışmasını yapıyorsunuz ki?

Elbette o bina normal bir bina değil!

Elbette o bina anısıyla, hatırasıyla ve dahi dünüyle farklılık arz etmektedir.

Ama bugün itibarıyla gerçekten ama gerçekten tehlike içeriyor ve içerisinde bulunabilecek en küçük bir cana dahi zarar özelliği taşıyor ise tarihi veya anısı ne olur ise olsun kimsenin umurunda olmaması gerekmektedir.  

Binanın özelliği ve gerçek tarihi hakkında, bu şehrin yaşayan hafızalarından birisi olan Abdurahman Zeynal Hocam harika bir yazı yazmış. Lütfedenler okusun ve bazı şeyleri de abartmadan ama özelliğini ve değerini de es geçmeden hareket etsinler...

Bu ve buna benzer birçok yapımız var bizim.

Ama şunu sakın unutmayalım.

Daha dün o okulda, bugün müze olarak kullanılan odalar depo olarak kullanılırken (!), sesi çıkmayanların, haberi dahi olmayanların ve hatta halen daha o binadan içeri girmemiş olanların; bugün sırf yıkılacağı şüphesi taşıyor diye birisinin attığı taşı birilerinin kafasını yarmak için bekleyenlere de müsaade etmeyiz.

Şöyle bir etraflarına dönüp baksınlar isterim. 

Bugün şişerek misafirlerimize aktardığımız ve tarihini överek, sohbetlerimize katık yaptığımız tarihi binalarımızın hiç birisi orijinal değil. 

Daha düne kadar çatısı bile olmayan Atabey Caminin önünden geçerken içerisinden gelen kokunun tarifini yapacak bir kişi bulamazsınız. 

Örnek mi istiyorsunuz?

Alın size koskocaman Erzurum…

 

 

Maksat üzüm yemek ise buyurun bağ bizim.

Yok birilerinin amacı bağcıyı dövmek ise kimse kusura bakmasın ama o bağcı da bizim…

Lütfen konuyu başka alanlara kaydırmayalım ve tarihimize hep beraber sahip çıkalım. Ve gelecek nesillerimize samimi bir çalışmayla, ter akıtılmış bir eser bırakalım. 

Gerçek tarihi anlatmak ve korumak isteyenler, çalışmaya 50 bilemedin 75 yıl önce aslı büyük oranda yanmış olan ve yine büyük oranda yeniden yapılmış bir bina mantığından başlayacaklarına, yarınlara daha iyi bir durumda ve daha kalıcı olan bir bina ortaya çıkarma mantığıyla yaklaşmaları daha iyi değil mi?

Amaç bu duyguyu ve ruhu yarınlara taşımak ise o zaman bu yaygara neden?

Tarihi yıkmak, yok etmek isteyen kim? 

O çıksın ortaya…  

Değil mi ki öncesini anlatmadan ve hatta korumadan, sahip çıkmadan sonrasının hiçbir hükmü yoktur…

Bu kadim şehrin tarihi ve geçmişi, kongre binasından mı başladı ki bu kadar ses çıkarılıyor.

Kaldı ki o bina okul olarak kullanıldığı vakit, depo olarak kullanıldığı vakit, kimseler yüzüne bile bakmazken, tarihi özelliğini bilmiyor muydunuz da, şimdi mi sahip çıkmaya başladınız. 

 

 

Tartışmanın ve hatta boşa tartışmanın hiçbir mantığı yok. Gerçek tarihçiler ile birlikte konunun gerçek uzmanları da çıksın kamuoyu önüne ve durumun genel bir değerlendirmesini yapsın bakalım. 

Sonuç ne çıkacak?  

Yoksa altından biz başka bir şeyler mi arayalım? 

Ama ilk önce Allah aşkına kim bu bina yıkılacak diye bu kuyuya, ortaya taş atmış ve gerçek sebebi neymiş onu bir öğrenelim. 

Sonrası kolay… 



Haber Editörü

Vedat Kan

vedudi25@gmail.com
Yorumlar (0)

GÜNDEM

Haberi Sesli Oku