16056,46%-3,19
43,95% 0,06
51,58% -0,69
7625,00% 2,55
12213,23% -2,50
Ramazan ayı, paylaşma ve cömertlik bilincini artıran bir dönem olmasına rağmen, iftar sofralarındaki aşırılıklar ve gösterişli harcamalar gündeme gelmeye devam ediyor. Alimler, ölçülü davranmanın ve ihtiyaç fazlası harcamalardan kaçınmanın önemini vurguluyor.
Vaiz Murat Nergis, Ramazan ayının cömertliğin öne çıktığı bir ay olduğunu ancak bu kavramın israfla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. İftar sofralarındaki aşırılığa dikkat çeken Nergis, ölçünün kaçırılmasının hem dini hem de vicdani sorumluluk doğurduğunu ifade etti.
“Ramazan cömertlik ayıdır, israf ayı değildir”
Ramazan ayının cömertliğin övüldüğü bir ay olduğunu belirten Nergis, “Ancak israfla cömertliği karıştırmamak gerekir. İsraf haddi aşmaktır. Envai çeşit sofrayı donatmak ve o sofrayı elit tabakalara kurmak İslam’ın şiarı değildir. Fakirin olmadığı bir sofrada hassasiyet ne kadar doğrudur?” dedi.
“Gazze, Suriye, Arakan ve Doğu Türkistan unutulmamalı”
Dünyanın farklı coğrafyalarındaki mazlumlara dikkat çeken Nergis, “Gazze’deki kardeşlerimiz, Suriye’deki kardeşlerimiz, Myanmar’daki Arakanlı din kardeşlerimiz, Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizin fakirliğini göz önünde bulundurduğumuz zaman temkinli davranmalıyız. Envai çeşit hazırlanıp da artacak, dökülecekse bu bir sorumluluktur; buna cömertlik denmez. Bu israftır.” ifadelerini kullandı.
“Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz”
İsraf konusundaki ilahi ölçüye işaret eden Nergis, “Cenab-ı Allah, ‘Yiyiniz, içiniz ama israfta bulunmayınız.’ buyuruyor.” dedi.
Sahabeden Sabit bin Kays'ın (Radıyallahu anh) yaşadığı bir olayı hatırlatan Nergis, “Hurmaları aldığı zaman ‘Bugün kim gelse boş döndürmeyeceğim.’ diyor. Herkese veriyor, kendisine hiçbir şey bırakmıyor. Bunun üzerine ayet iniyor: ‘Gelen ekinlerinizin zekâtını veriniz ama israf etmeyin.’ Sana bir şey bırakmayacak şekilde vermek bile israf olarak engellenmiştir. Kendi ailesine ve kendisine hiçbir şey bırakmayacak şekilde davranmak cömertlik değildir; bu israftır.” şeklinde konuştu.
“Fakirin parasıyla ona sofra kurmak caiz değildir”
İftar sofralarının zekâtla ilişkilendirilmesine de değinen Nergis, şunları söyledi:
“Burada orta bir yol takip etmek gerekir; ifrat ve tefrite kaçmamak lazım. İftar sofraları eğer zekâttan veriliyorsa, bu kişinin boynundan düşmez. Zekâtta fakire temlik vardır; ona parasını verirsin, ne yaparsa yapsın. Fakirin parasıyla ona sofra kurmak caiz değildir.”
“500 kişilik yemek 2000 kişilik yapılmamalı”
İsrafın somut örneklerine değinen Nergis, “Diyelim ki 500 kişiye yemek verilecek; ama o kadar çeşit yapılıyor ki 2000 kişilik yemek çıkıyor. O zaman artan 1500 kişilik yemek başka yerlere gönderilmelidir ki 500 kişinin doyacağı veya döküleceği yemekler israf olmasın. Bu aşırılıktır ve Cenab-ı Allah’ın razı olduğu bir şey değildir.” dedi.
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir”
Ölçülü olmanın önemine dikkat çeken Nergis, “Her şeyde; giyimde, yemede, içmede ölçülü olmak gerekir. Karnını nefes alamayacak şekilde doldurmak da israftır. Vücudu rahatsız edecek şekilde kişinin kendini doyurması da israftır.” ifadelerini kullandı.
Peygamber Efendimiz’in, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” hadis-i şerifini hatırlatan Nergis, sofralardaki artan yemeklerin çöpe atılmasının büyük bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
“Cömertlik ihtiyaç kadar vermektir”
Nergis, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Cömertlik ve israfı karıştırmamak lazım. Cömertlik, lazım olan bir şeyi o zamanda ve o mekânda yapabilmektir. İsraf ise ihtiyaçtan fazlasını harcamaktır. Bu konuda hassas olmamız gerekir.” (İLKHA)