google.com, pub-4124236753883354, DIRECT, f08c47fec0942fa0
15475,71%-0,76
43,29% 0,06
50,79% 0,09
6743,34% 1,90
10993,04% 2,81
ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu’daki son gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın zamanda son derece kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğini duyurdu. Trump’ın açıklamaları, Suriye’deki dengeler, SDG/YPG yapılanması, Kürt meselesi ve İran’daki insan hakları tartışmaları açısından dikkat çekici mesajlar içerdi.
Trump, Erdoğan’a yönelik ifadelerinde açık bir destek tonu kullanarak, iki lider arasındaki iletişimin bölgesel istikrar açısından belirleyici olduğunu vurguladı. ABD Başkanı, yapılacak görüşmede özellikle Suriye’deki güvenlik durumu, terörle mücadele ve bölgedeki aktörlerin pozisyonlarının ele alınacağını belirtti.
Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkilerine dair şu ifadeleri kullandı:
“Erdoğan’ı çok seviyorum. Kendisiyle çok kritik bir görüşme yapacağım.”
Bu sözler, Washington–Ankara hattında son dönemde artan diplomatik temasların yeni bir aşamaya geçebileceği şeklinde yorumlandı. Trump, iki ülke arasındaki doğrudan lider diplomasisinin önemine dikkat çekerek, iletişimin güçlü tutulmasının hem ABD hem de bölge ülkeleri için fayda sağlayacağını savundu.
Görüşmenin ana gündem maddeleri arasında şunların yer alacağı ifade edildi:
Suriye’deki son askeri ve siyasi gelişmeler
SDG/YPG yapılanmasının geleceği
Bölgesel terör tehdidi
ABD–Türkiye iş birliğinin seyri
Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara hakkında da dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Şara’yı öven Trump, onun sahadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.
“Şara çok çalışıyor, çetin bir adam” diyen Trump, özellikle DEAŞ’lı mahkumlar konusuna vurgu yaptı. ABD Başkanı, hapishanelerde tutulan ve “dünyanın en tehlikeli teröristleri” olarak nitelendirdiği mahkumların kontrol altında tutulduğunu söyledi.
Trump’a göre, bu süreçte Suriye yönetimi ile ABD güçleri koordineli şekilde çalışıyor ve güvenlik riskleri yakından izleniyor. Bu açıklamalar, Washington’un Suriye sahasında tamamen geri çekilmediği mesajı olarak değerlendirildi.
Trump, Suriye’deki Kürtler konusunda da net mesajlar verdi. ABD’nin Kürtlerle ilişkilerini sürdürdüğünü ifade eden Trump, verilen desteklerin büyük ölçüde ekonomik ve lojistik olduğunu belirtti.
“Kürtleri severim. Onlara petrol ve mali kaynaklar verdik. Onlarla iyi ilişkiler kurmaya çalışıyoruz ve onları koruyoruz” diyen Trump, ABD’nin Kürtlerle iş birliğinin devam edeceğini söyledi.
Ancak bu açıklamalar, SDG/YPG yapılanmasının geleceği konusunda belirsizliklerin sürdüğünü de ortaya koydu. Trump’ın sözleri, Türkiye’nin hassasiyetleri ile ABD’nin bölgedeki stratejik çıkarları arasındaki dengenin yeniden şekillenebileceği yorumlarına yol açtı.
Trump, İran’daki insan hakları ihlallerine ilişkin de çarpıcı bir iddiada bulundu. İran’da 837 kişinin idam edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Trump, ABD’nin diplomatik girişimleriyle bu kararın ertelendiğini öne sürdü.
“Eğer bunu yapsalardı çok kötü olurdu. Biz uyardık, kararlarını değiştirdiler” ifadelerini kullanan Trump, gelecekte ne olacağı konusunda ise temkinli konuştu.
Bu açıklama, ABD’nin İran üzerindeki diplomatik baskı mekanizmalarını hâlâ aktif olarak kullandığını göstermesi açısından önem taşıyor.
Trump, daha önce de gündeme getirdiği Grönland meselesine kısa bir parantez açtı. Henüz doğrudan temas kurulmadığını belirten Trump, olası görüşmeler konusunda iyimser konuştu:
“Görüştüğümüzde eminim ki heyecan duyacaklar.”
Bu açıklama, ABD’nin Grönland üzerindeki stratejik ilgisinin devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.
Trump’ın açıklamaları, ABD’nin Ortadoğu politikasında lider diplomasisine ağırlık verdiğini, Türkiye ile doğrudan temasın yeniden ön plana çıktığını gösteriyor. Erdoğan–Trump görüşmesi, Suriye başta olmak üzere bölgedeki pek çok dosya açısından yeni gelişmelerin habercisi olabilir.