Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu olan ve uzun süredir sürgünde yaşayan Rıza Pehlevi, İran’da devam eden protestolara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda İran’daki mevcut yönetimi sert ifadelerle eleştiren Pehlevi, ülkede her şey yolundaymış gibi bir görüntü verilmeye çalışıldığını, ancak bunun gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.
Pehlevi, İran halkının yaşadığı ekonomik sıkıntıların, siyasi baskıların ve toplumsal huzursuzluğun görmezden gelindiğini belirterek, “Bu rejim normalleşme algısı yaratmaya çalışıyor. Ancak baskı, yoksulluk ve korku varken hiçbir şey normal değildir” mesajını verdi.
Açıklamasında İran’ın dini lideri Ali Hamaney’i de doğrudan hedef alan Rıza Pehlevi, mevcut yönetimin meşruiyetini kaybettiğini savundu. Sert ifadeler kullanan Pehlevi, “Ali Hamaney ve suç işleyen bu rejim tarihin çöplüğüne gönderilene, sorumlular yargı önünde hesap verene kadar İran’da hiçbir şey normal olmayacak” dedi.
Bu sözler, özellikle muhalif çevrelerde geniş yankı uyandırırken, rejim karşıtı söylemin dozunun giderek arttığına işaret etti.
İran’da 28 Aralık’ta hayat pahalılığı, işsizlik ve ekonomik kriz nedeniyle başlayan gösteriler, kısa sürede hükümet karşıtı eylemlere dönüşmüştü. Ülkenin farklı kentlerine yayılan protestolarda, sadece ekonomik talepler değil, siyasi özgürlük ve yönetim değişikliği çağrıları da öne çıkmaya başladı.
Güvenlik güçlerinin sert müdahalelerine rağmen protestoların tamamen sona ermemesi, rejim üzerindeki baskının sürdüğünü gösteriyor. Yaşananlar, hem İran kamuoyunda hem de uluslararası arenada yakından takip ediliyor.
Rıza Pehlevi, açıklamasında İran halkına doğrudan seslenerek protestoların sürdürülmesi çağrısında bulundu. Özellikle hafta sonuna dikkat çeken Pehlevi, ülke genelinde sokaklara çıkılması gerektiğini vurguladı.
“İran’ın dört bir yanındaki cesur yurttaşlarımdan, ulusal sloganlarla öfkelerini dile getirmelerini ve seslerini daha güçlü yükseltmelerini istiyorum” diyen Pehlevi, protestoların yalnızca sokak gösterileriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, grevlerin de önemli bir baskı unsuru olduğunu ifade etti.
Pehlevi’ye göre protestoların sürekliliği, uluslararası kamuoyunun İran’daki muhalefete bakışını da doğrudan etkileyecek. Eylemlerin kararlılıkla devam etmesi halinde dünya kamuoyunun daha açık ve güçlü bir destek vereceğini savunan Pehlevi, yaşanan süreci “İran için bir ulusal dönüşüm dönemi” olarak nitelendirdi.
Bu açıklamalar, İran’daki rejim karşıtı hareketin yalnızca iç dinamiklerle değil, aynı zamanda küresel dengelerle de bağlantılı bir sürece evrildiğini gösteriyor.